Museviler Xlll. yüzyılın sonlarında
Ingiltere'den sürüldükleri için, Shakespeare büyük bir olasılıkla bu soydan hiç kimseyle karşılaşrnarnıştı. Herhalde Museviler, Ortaçağ efsanelerinin be beleri öldürüp kanlarını içen canavarımsı masal yaratıklanydı onun gözünde. Işte bu yüzden
The Merchant of Yenice'deki amacı, bu önyargılara uygun, ahlaksız ve gülünç bir güldürü tipi yaratmaktı. Gelgelelim Shakespeare insan denilen karmaşık yara nk karşısında hiçbir zaman basit
bir yüzeyselliğe kapılmadığı için; bizi gülrnekten çok düşündüren, acıma duygularınızı uyandıran, kötü ve iyi yanları olan, gerçek bir insan çizdi bu oyunda .
"Sizden değilim" demiyor, "Ama sizden değilim" diyor. Buradaki
"ama"nın anlamı nedir?
NK: "Sizden değilim" de keskin bir ayrılığı veya sırf aykırı olmak için aykırı olmayı vurgulayan bir anlam hakim. "Un-conformism" ile "non-conformism" arasındaki fark saklı "ama"
içinde. "Ama"da mahcubiyet, çaba, öz-bilinç, entegre olmayı hem istememe hem de becerememe duygusu var.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Güvenli Abi, Ara Kafe gerçekten güvenli. Kimse kadınları rahatsız etmiyor, asılmıyor, bir bık yiyemiyor.
Kiraya verirken "İçki yok!" diye özel şart koşmuştum.
Çünkü bu memlekette genelde doğru dürüst içmesini de bilmiyorlar. Onun için "İçki olmayacak!" dedim.
O başka bir kültür. İçki içen p . ze . nk içmesini bilmez, içince de bir yere gitmez. Başlar sağa sola dalaşmaya. Kalır orada, bir de kavga çıkartır.
Siddhartha Dhyana'nın dört aşamalı merdiveninden yukarıya doğru tırmanmaya başlamıştı. Bu merdivenlerin ilk
aşamalarının tırmanışını daha çocukluk yaşlarında deneyimlemişti. Ama daha sonradan hem daha ileri konsantrasyon sevi-
yelerine ulaşmış, hem de zihninin üstünde kontrol elde etmiş ti.
Onu eğiten iki öğretmeninin verdiği derslerin de ötesine taşıp, tüm tezatlıklardan kurtulmuş, bunların üstünde olan merdivenin dördüncü etabına kadar ulaşmıştı. Merdivenin bu so-
nuncu etabı, acı ve doyum, bilgi ve cehalet gibi tüm zıt kutuplardan tamamen muaftı. Bu düzlemde hüküm süren yegane
şey de şuydu: "Kişilikten kaynaklanan düşüncelerden kurtulmuş olan saf farkındalık hali, ruhsal düzlemde kesintisiz bir
huzur ve aracısız ve direkt iç görü".
Buda'nın aydınlanmasıyla ilgili anlatımlar meseleyi yeteri kadar açıklayıcı olmasa da bazı ayrıntılar bulunmaktadır.
Anlatımı zor olan konulardan biri de şudur: "Siddhartha'rıın daha önceki var oluşlanna ait tüm geçmiş hatıralarını ilk bakışında
bir anda tam olarak hatırlaması.. ." İkinci bakışındaysa "ilahi Göz'ü" elele etmiş ve bunun sayesinde de tüm evreni
sa.nk.i bir aynanın içindeymişçesine görmüştür: Sonra o aynada, sonsuz doğum ve ölüm çevriminin ta kalbi olarak tammla-
yobileceğimiz yere kadar girmiştir. "Karma" hakkında bazı direkt bilgiler edinmiştir.
Mevcut anlatılara göre üçüncü bakışında Asavas'ların bilgisine ulaşmştır. Asavas'lar, genel kapsamında fi ziksel tutku
Y<'~ da var oluşa ve cehalete karşı duyulan tutku dolu istekler
olarak tanımlanabilir. Dört Kutsal Gerçeği de idrak etmiştir:
"Bu acı çekrnedir, bu acı çekmenin kökeninde yatan sebeptir vebt..ı bizi acımn sona ermesine götürecek olan yolun bire bir ola-
ra k ta kendisidir."
Siddhartha, artık tam anlamıyla rüyadan uyanmış, çevre-
siındeki dünyaya tamamen farklı
Etnik bir grup olarak Soğdlar, Soğdca konuşan" Doğu Iranlı bir halktır. Yazılı kaynaklarında kendilerini "kuğu" anlamına gelen
"sAyk-nk" kavramı ile tanımlıyorlardı. Soğdca, Orta İran dil grubunun doğu şubesine aitti," Ancak Soğd ortografisi, Ahamenis döneminde Pers Imparatorluğu'nun ana yazı sistemi olan Aramca (Aramice) adlı Semitik dilden türetilmiştir.
Sayfa 50 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu