Hayatta kalanlar için savaş, benzersiz ilkeler ve süreçlerle belirginleşmiş, içine kapalı bir yaşam fasılasını tasvir eder. İnsan savaşı neredeyse gerçekdışı bir çerçevede hatırlar. Savaşta yaşananlar başka hiçbir yerde yaşanmaz. Savaş dışında nerede çocuklar beş santigrat derecede ders görürler ve tek parmaklı yün eldivenler takmalarına rağmen not tutmaya çalışmak zorunda kalırlar?
15 gün boyunca zihnini meşgul eden olayları not al. Sabahleyin uyandığından başlamak üzere, gece yatıncaya kadar, Aklından geçenler neler? “Zihnini ne meşgul ediyorsa sen O'sun.”
İnsanın hayatının ne zaman değişeceği bilinmez. Bazen karşına birisi çıkar, bazen bir memleket görürsün, bazen başka şeyler olur, bazen de bir kitap okursun. “Bir kitap okursun ve hayatın değişir”
Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın.
Tavşan kanı, kınalı - berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...
Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?
"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.
İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...
Doğar doğmaz ölüme maruz bırakıldığımız sır değilmiş işte
Her Allahın sabahı daha güneş doğmadan
Başlı başına doğurmamız gerekiyormuş kendimizi erkek ve dişi
Gökte güneş görünmeden göze görünmek gerekiyormuş
Burnunu arza sürtmek yazdırmak alnını kudrete
Nefret ve acıyla dolu bir dünyada yaşıyoruz, karanlık zamanlardan geçiyoruz ama ararsan hâlâ bulabileceğin sevgi ve ışık da var. Tanıdığın herkes hem iyi hem de kötü olma potansiyeline sahip. Birisinin doğrusu, başka birisinin yanlışı da olabilir. Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen bir topluluk yarattık. Dünya klon gibi davranan insanlarla dolu; hepsi belli bir şekilde görülmek ve duyulmak istiyor. Küçük ekranlarda kendilerini başkalarıyla durmaksızın kıyaslamakla öyle meşguller ki daha büyük resmi göremiyorlar. Ben dünyayı değiştiremeyeceğimi kabullendim ama eşsizliğin korkulacak ya da hor görülecek değil, kutlanacak bir şey olduğuna inanıyorum. Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel-Çirkin, ilişkiler Güzel-Çirkin, insanlar Güzel-Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor.