“Kimin umurundaydı, annesinin, babasının, sevgilisinin, kardeşinin, gömüldükten sonra başına neler geldiği? Kimin umurundaydı, yaşarken âşık olunmuş hatta tapılmış bütün o bedenlerin, toprağın altında nelere dönüştüğü? Ben ve dünyanın bütün sıradan insanları, biz sadece, gömmeye kadar olan bölümü biliyorduk. Belki biraz da, “Sonra da böcekler gelip yiyor” diyorduk. Herkes yakılmalıydı aslında! Olması gereken buydu! En azından, o zaman bilirdik, öldükten sonra ne olduğunu. “Kül olup savruluyor insan” derdik ve kimse aksini iddia etmezdi. Ama toprağın altı, en az üstü kadar karmaşıktı. En az üstü kadar dev bir sırdı. Nefret ediyordum doğadan! Her şeyin her şeyi yemesinden!