Haddimi aştıysam kusura bakabilirsiniz..
Puan vermedi·724 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:49
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikaye anlatmazlar; kapıyı yüzünüze çarpar, sizi odada tek başınıza bırakır ve kendinizle hesaplaşmaya zorlarlar. Benim için tam olarak böyle bir deneyim. Kitabın o kalın gövdesine ilk dokunduğumda beni nelerin beklediğini bilmiyordum: Ağır bir dil, upuzun noktalamasız cümleler, ironi ve derin bir yalnızlık... Ama sayfalar ilerledikçe, bunun sadece bir roman olmadığını anladım. Bu, modern insanın, toplumun kalıplarına sığamayanların, yani bizlerin otopsisidir. Görünürde Turgut Özben’in, intihar eden yakın arkadaşı Selim Işık’ın izini sürüşünü okuyoruz. Turgut, Selim’in ardında bıraktığı mektupların, günlüklerin ve insanların peşine düştükçe aslında kendi steril, burjuva hayatının da temellerini sarsıyor. Ancak kitabı okurken asıl büyüleyici olan şey olay örgüsü değil, Selim Işık’ın ta kendisi. ​Selim, bu hayatta "numara yapmayı" beceremeyenlerin bayraktarı. Toplumun bizden beklediği o roller; başarılı bir iş, "normal" bir evlilik, yapay nezaket kuralları ve sahte gülücükler Selim’in üzerine oturmuyor. O, dünyanın hoyratlığına karşı fazla hassas, fazla dürüst ve trajik bir şekilde fazla zeki. ​"Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu." diyor Selim. İşte tam bu noktada, bir okur olarak boğazınızda bir düğüm oluşuyor. Çünkü Selim’de, hepimizin kimselere söyleyemediği, geceleri yalnız kaldığımızda ortaya çıkan o kırılgan, hayata ayak uyduramayan yanımızı görüyorsunuz. Kendinizi Selim’e o kadar yakın hissediyorsunuz ki, onun acısı sizin acınız, onun topluma yabancılaşması sizin kendi yalnızlığınız haline geliyor. Tutunamayanlar, bitirip kapağını kapattıktan sonra bile günlerce zihninizde taşımaya devam edeceğim bir yük. Turgut’un tren kompartımanındaki o belirsiz sonuna doğru ilerlerken, kendinize şu soruyu sormadan edemiyorsunuz:
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
10/10
·223 syf.·
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Büyük Dörtler , Agatha Christie 'nin klasik "katil kim?" romanlarından farklı olarak uluslararası casusluk ve macera öğelerini öne çıkardığı bir Hercule Poirot romanıdır. Roman, Poirot'nun Güney Amerika'dan İngiltere'ye dönmesiyle başlar. Evine vardığında beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Korku içinde olan, bitkin ve aç bir yabancı, Poirot'nun evine sığınır. Adamın söylediği tek anlamlı şey, "Büyük Dörtler"dir. Ardından dört kişilik gizli bir örgütten söz etmeye çalışır. Örgütün üyelerini yalnızca numaralarıyla tanımlar. Birinci Numara, Çinli ve son derece zeki bir liderdir. İkinci Numara, olağanüstü zengin bir Amerikalı finansçıdır. Üçüncü Numara, Fransız bir bilim insanıdır ve örgütün teknolojik gücünü sağlar. Dördüncü Numara ise İngiliz kökenli, kılık değiştirme konusunda benzersiz yeteneklere sahip bir ajandır. Adam kısa süre sonra gizemli biçimde ölür. Poirot bunun doğal bir ölüm olmadığını anlar ve sözünü ettiği örgütün gerçekliğini araştırmaya karar verir. Poirot ile yakın dostu Hastings, kısa süre içinde kendilerini birbirinden bağımsız gibi görünen olayların içinde bulurlar. Önce önemli bir bilim insanı ortadan kaybolur. Ardından gizli devlet belgeleri çalınır. Bazı diplomatlar ve araştırmacılar esrarengiz şekillerde öldürülür. Başlangıçta bu olayların arasında bağlantı kurmak güç görünse de Poirot, hepsinin aynı örgüt tarafından planlandığını fark eder. Büyük Dörtler, dünya siyasetini perde arkasından yönlendirmeyi hedeflemektedir. Amaçları yalnızca para kazanmak değildir; savaşları, ekonomik krizleri ve uluslararası dengeleri kendi çıkarlarına göre şekillendirerek dünyayı kontrol altına almaktır. Soruşturma ilerledikçe Poirot, örgütün üyelerinin ne kadar güçlü olduğunu görür. Gittiği her yerde tanıklar ortadan kaldırılır, deliller yok edilir ve onu yanıltmak için
Edebiyat
Büyük DörtlerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20192,314 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·464 syf.··
2026 108. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:06
Serinin ikinci kitabı ve mest olmuş halde devam ediyorum yazarın dil akış betimleme ana çiftlerin tutkusu hepsi on numara . Tüm seriyi okuyup bitiricem en son böyle bir durumu Victoria Quinn'in Boss serisinde dokuz kitap arka arkaya okuyarak yapmıştım . Giovanni Conti abisi 11 sene hapisteyken Don'luk yapıp tüm aileyi teşkilatı son derece güçlü şekilde ayakta tutmuş muhteşem bir adam .Luca hapisten çıkınca Don oluyor ilk kitapta haliyle ve Giovanni Under Boss konumuna dönüyor . Bianca Marcelli Floransa'da yaşıyor kız müthiş yetenekli dereceli bir Şef büyükannesi Sabina ölünce veda etmek için ailesinin yanına dönüyor . Büyükannesi Sabina Conti'lerin bölgesinde çok sevilen bir restoran işletiyor ve onu torununa bırakmış bonus olarak Conti ailesinden alınan bir borç var . Kitapların daha çiftlerin ilk karşılaşma veya birbirlerini hissetme anlarına bile bayıldım . Duygular hisler çok derin anlatım incelikli bu kitapta yazarın yemek anlatımları falan beni bitirdi resmen . Giovanni Bianca'yı ilk gördüğü gibi onun yurt dışına geri dönmemesini sağlamanın bir yolunu bulması gerektiğini anlıyor adamın borçla falan ilgisi yok temelde . Ona üç ay boyunca özel aile şefi olması için teklifte bulunuyor böylece restoranın borcu derhal bitecek . Bianca bunu kabul ediyor hatta ilk deneme sunumu Luca'nın ona ihanete den kızı ve ailenin tekrar buluşma yemeği oluyor . tabi hatun muhteşem başarılı oluyor sonrasında İtalya 'ya dönüp işlerini yaşadığı yeri kapatması lazım . Gio onla beraber gidiyor ve orada ilişki aktif olarak başlıyor zaten aralarında olan çekim müthiş . Sonunda Conti ailesinin babalarından itibaren düşmanlık yaşadıkları diğer ailenin yarattığı sorunlar yüzünden aksiyon oluyor çözülüyor . Bu kitabında kırılan bir puanının sebebi aşırı abartılı yemek betimlemeleri
GiovanniClaire Kirby · ‎ Independently published · 01 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:27
Zengin ve her istediği yapılan bir çocuk ne ister? Elbette ki imkansıza yakın olanı. Toprak da böyle bir ailede büyümüştür. Onun sıradaki isteği dünyanın öbür ucunda bulunan Paspartu'daki Paspartu Sanat Akademisi'ne girebilmektir. Bu akademiye her yıl sadece 100 kişi alınmaktadır. Yani Toprak'ın imkansıza yakını zorlaması gerekir. Bu kitap çocuklara her şeyin parayla satın alınamayacağını, bazı şeyler için emek ve alın teri de dökmek gerektiğini öğretecek. Çocuklar için hem öğretici hem de ders verici bir kitap. Bakalım Toprak resim yeteneğini kanıtlamayı ve bu okula girmeyi başarabilecek mi? Yazar edebiyatı sanatla buluşturmuş. İçerisinde yer alan tablolar da kitabı görsel olarak zenginleştirmiş. Kitap için özel çizilen bir tablo bile var. 12-13 yaştan itibaren her yaşa uygun bir kitap. Kitapla ilgili tek eleştirim Toprak'ın hiç başarısızlık yaşamaması. Bana göre her şeye sahip bir çocuk olarak başarısızlığı da tatmalıydı. Kitaptaki şu alıntılarsa kitabın sadece bir çocuk kitabı olmadığını fısıldıyor adeta. Eğer ışığa sahip olmak istiyorsan önce karanlığa sahip olmalısın. Her şey zıddıyla bir anlam kazanır. Gölgede duranın gölgesi olmaz. Koca bir lig boyunca onlarca maç kazanırdın ama tarih sadece şampiyonların adını yazardı. Bir numara değilsen kaçıncı olduğunun hiçbir önemi yoktu bazı insanlar için. Büyük hikayeler ancak kendin olarak, zorluklarla baş ederek yazılır. Birilerinin sayesinde olmaz. Birilerinin sayesinde kendi hikayeni yazamazsın.
Çıkmaz Sokağın RessamıYaşar Bayraktar · Timaş Yayınları · 2024166 okunma
Her Şeyin Başladığı Yere Privet Drive 4 Numara
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Tüm seriyi bitirip o devasa evrenin sonuna tanıklık ettikten sonra, her şeyin başladığı bu ilk kitaba geri dönmek... Kelimenin tam anlamıyla büyüleyici. ​Felsefe Taşı, ilk bakışta merdiven altındaki öksüz bir çocuğun masalsı kurtuluş hikayesi gibi görünse de aslında edebiyat tarihinin en güçlü dostluk köprülerinin kurulduğu, fedakarlığın ve sevginin ilk ilmeklerinin atıldığı yer. Rowling, o çocuksu masumiyetin arkasına öyle büyük bir kurgu dehası gizlemiş ki; Harry’nin Kelid Aynası’nda sadece ailesini gördüğü o an, güce değil sevgiye aç olan kalbiyle bizi daha ilk kitaptan kendine bağlıyor. ​Büyük Salon’un o büyüleyici kokusu, Hogwarts koridorlarının gizemi ve dostluğun o ilk saf hali... Serinin nereye varacağını bilerek bu sayfaları yeniden hissetmek, eski bir dosta sarılmak gibiydi. Hogwarts bizim her zaman evimiz olacak.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202065bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Zaten listeyi seviyordum ikinci kitabı daha bir güzeldi sadece letta çok aptaldı kitapda onun dışında 10 numara 5 yıldız özgünlük konusunda çok üst düzey bir kitap
Son KelimePatricia Forde · Timaş Genç Yayınları · 20241,392 okunma