Nur Dolmaz ✿

Nur Dolmaz ✿
@nur__72
Kendisini davanın sahibi olarak görenler terakki ederler.
DÜ - Arap Dili ve Edebiyatı
Silvan, 2002
19 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Ortada yapılması gereken bir iş varken, işin etrafında dolaşıp yakınmak, feryat etmek değil kazma ve kürekle kararlı bir şekilde işe sarılmak asıldır. Böyle yapıldığı takdirde "imkansızlık" psikozunun da altüst olacağı ortadadır. •••
Bununla beraber bireylerin, sömürgecilerin ilgi alanları dışındaki sahalarda dahi hareketsiz ve uyuşuk olduğunu görmekteyiz. O halde 'sömürgecilik' bizahati hareket ve fiillere engel olduğu zaman bir gerçek, fakat aslen var olan "sömürülmeye uygun olmak kabiliyetini" gizlemeye yarayan bir örtü olarak kullanıldığında bir bahaneden ibarettir. •••
İkinci problem: İslam dünyasının düşünce ve eylem planındaki başarısızlığıdır. Gerçekten de düşünce ile onun maddi neticesi arasında mantıksal (diyaletik) bir bağ bulunmamaktadır. Düşünce ve onun gerektirdiği eylem ayrılmaz bir bütün oluşturamamaktadır. Gerçek şu ki uyanışın sosyal yaşamı ile ilgili herhangi bir eylemi analiz etmeye girişince onun şuradan veya buradan kısır bir eylem olduğunu görmekteyiz; o ya gerçekleşmesi mümkün olmayan bir düşüncenin ürünü ya da düşünsel bir çabayla bağlantısı olmayan bir harekettir. •••
Müslümanlar kendi iç problemlerini akl-ı selimle çözmedikçe ve -Kendi bireysel, kavmi, mezhebi ve ekonomik kaygılarını; İslâmî ve insanî değerlerin önüne geçirmekten vazgeçmedikçe- kurtuluşa ve yeni bir medeniyetin inşasına başlamaları mümkün olmayacaktır."
Sayfa 308·Kitabı okudu
İman
Ama onun bu inancı eylemsizdir, zira toplumsal aydınlatmasını yitirerek, içe dönük ve bireysel bir akide halini almıştır, imanı, sosyal çevresindeki ilişkilerinden kopmuş bir birey imanına dönüşmüştür Dolayısıyla problem, Müslümana, akideyi öğretmek değildir. Çünkü o, ona zaten sahiptir. Burada önemli olan; bu akideye dinamizmini ve olumlu gücünü yeniden kazandırarak sosyal etkileme fonksiyonunu icra etmesini sağlamaktır. Kısaca söyleme gerekirse meselemiz; Müslümana Allah'ın varlığıyla ilgili delil göstermek değil, bizatihi ona, kendi varlığını hissettirmek ve onu bu hisle doldurarak güçlü bir enerji kaynağına dönüştürmektir.
Sayfa 57