Nurgül

Nurgül
@nurgulb1
~ Eksiklik hayatta değil zihinlerimizin içinde.
Mütercim Tercüman
Translation / Interpreting
13 Nisan
79 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Kurumların ötesinde eğitim ve öğrenme
6/10
·141 syf.··
2025 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 00:13
Hepimiz "okul" denince hemen eğitimi, öğrenmeyi ve başarıyı düşünürüz. Fakat Ivan Illich kitabında farklı bir soruyu tartışır: "Okullaştırma eğitimle aynı anlama mı gelmektedir?" Illich'e göre okullaşma ve eğitim aynı şey değildir. Eğitim insanın doğal öğrenme sürecidir, yani doğduğumuz andan itibaren öğreniriz. Okullaşma ise bu öğrenmenin; kurumlar, müfredatlar ve diploması olan uzmanlar aracılığı ile kontrol altına alınmasıdır. Toplum da öğrenmeyi sadece "okulda" olursa geçerli sayar. ~ Okullaşma neden eğitim değildir? ~ Illich'e göre okullaşma öğrenmenin kendisi değil, kurumsallaşmış halidir. Okul bize öğrenmek için bir uzmana, bir programa, bir onaya ihtiyaç duyduğumuzu öğretir. Hatta Illich şöyle demektedir; "Okul modernize edilmiş bir proletaryanın dünya dini haline geldi ve teknolojik çağın yoksullarına beyhude bir kurtuluş vadediyor. Ulus devlet bunu benimsedi ve eski zamanların ruhban sınıfına ait başlangıç ritüelleri gibi tüm vatandaşlarına derecelendirilmiş bir müfredat içinde, sırayla diplomalar almaya koşullandırdı." Buradan da anlaşılacağı üzere öğrenme doğal bir merak değil "ödev" haline gelmiştir. Okullaşma anlayışında öğrenme değil sertifika, diploma önem kazanır. Ayrıca okul, sosyal eşitsizlikleri meşrulaştırır; diploması olan "başarılı" olmayan "başarısız" sayılır bu da eğitimdeki fırsat eşitsizliğini göstermektedir. Illich özellikle fakir çocukların zenginler ile aynı zamanda okula başlasalar bile birçok eğitim faaliyetinden mahrum kalacağını vurgulamaktadır. Ivan Illich, gerçek öğrenmenin kişinin merakı ve yaşantısıyla doğması gerektiğini vurgular, öğrenme müfredat tarafından dayatılmamalıdır. Okul, insanlara "öğrenmek için kurumsal onay gerekir" fikrini aşılar bu yüzden diplomalara, kurumlara bağımlı kalırız. Yine okullar öğrenmeyi belli
Okulsuz ToplumIvan Illich · Şule Yayınları · 20184,931 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Palto metaforu
7/10
·224 syf.··
2025 17. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 00:40
Gogol'un Paltosunu yaşam amaçlarımıza uyarlayarak okumak gerekir. Akaki Akakiyeviç, öykü boyunca neredeyse bir “gölge insan”dır. Her gün aynı işleri yapan, kimse tarafından fark edilmeyen, alay edilen ama ses çıkarmayan biridir. Aslında palto, onun için yalnızca bir giysi değil, bütün bir yaşam anlamı hâline gelmiştir. Bunun için maaşından feragat etmiş, aç kalmış, para biriktirmiştir. Kendine yeni bir palto diktirirken aslında kendi kimliğini yeniden inşa etme sürecine girmiştir. Öyle ki yeni paltosu sayesinde fark edilmeye başlar, onore edilir, kendi varoluşunu fark eder. Bu kısa an, onun için yaşamın anlam kazandığı tek dönemdir. Palto çalındığında tüm bu yeniden varoluş kaybolur. Hatta yetkililer onu ciddiye almaz, aşağılar ve yardım etmezler. Akaki Akakiyeviç'in yaşadığı ruhsal dönüşüm, tekrardan kendisine 'önemsiz' biri gibi davranılmasıyla çöküşe uğrar. Bu ruhsal çöküş kısa zaman içerisinde bedensel çöküşüne de sebep olur çünkü umutları tükenmiştir. Bu hikâye, modern insanın yalnızlığını, değersizlik hissini ve toplumsal kabullenmenin zorluğunu anlatmasından ötürü hâlâ güncelliğini korumaktadır.
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
Gerçek Özgürlük Arayışı
7/10
·272 syf.··
2025 12. kitabı
( Aldous Huxley Cesur Yeni Dünya Spoiler İçerir) Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünya romanı dışarıdan bakıldığında "mükemmel" gözüken fakat özünde özgürlükten yoksun bir dünyada geçer. Bu kendi distopyasını yaratan ütopyada insanlar artık doğal yollarla doğmamaktadır, "Bokanovski" adı verilen yöntemlerle resmen üretilirler. Herkes bu üretim sürecinde genetik olarak belirlenmiş bir sınıfa (Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon) ait olacak şekilde tasarlanır. Her sınıf, zekâ ve bedensel yeteneklerine göre işlere şartlandırılır. Bu şartlandırma sayesinde bireyler yaptıkları işlerden, sınıf ayrımından memnundur çünkü toplumsal bir amaca hizmet ettikleri kodlanmıştır. Bu şartlandırma ile bireysellik adım adım yok edilir, toplumsal istikrar vurgulanır. Bireyler sistemin istediği gibi düşünür, hisseder ve davranır. Farklı düşünmek, sorgulamak, karşı çıkmak imkansız hale getirilir. Bireylerin sisteme devamlı istikrarı için ve sorgulama unsurunu ortadan kaldırmak için "mutluluk kontrolü" oluşturulur. Toplumca huzuru bozan savaş, açlık, yoksulluk, bireyin kendi içinde acı çekmesi gibi şeyler yok edilir. Mutluluk gerçek özgürlükten değil, "soma" adı verilen bir hap ile sağlanır. "Hipnopedya" adı verilen 'uykuda telkin' yöntemiyle toplumsal kurallar bebeklere öğretilir. Aile kavramı tamamen ortadan kaldırılmıştır. "anne" "baba" "doğurmak" gibi kavramlar müstehcen kabul edilir. "Herkes herkes içindir" anlayışı hakimdir. Tek eşlilik veya birine sadık kalma anormal kabul edilir. Cinsellikte amaç duygusal yakınlık değil arzu ve tatmindir. Bunun sebebi ise duygusal yakınlığın ve bağlılığın bireyselliği güçlendirdiği bunun da toplumsal istikrarı tehdit etmesidir. Bu yüzden bu tehdite engel olmak için çocuklar bile oyun yoluyla cinselliğe teşvik edilir. Düşünce özgürlüğünün eksikliği, seçme özgürlüğünün
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
8/10
·80 syf.··
2021 12. kitabı
Zweig, yine tahlilleri, tespitleri ve betimlemeleriyle ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Duyguların hepsini okurda da hissettirebilecek yoğun, etkileyici bir anlatımı var kitabın. Korku hissinin bir hayatı her yönden nasıl altüst edebileceğini, utanç ve ihanetin bedelini baş karakterin her saniye süren içsel hesaplaşmasıyla gözlemleyebiliyoruz. Sonu her ne kadar güzel olsa da baş karakterin bu sadâkat ve anlayışı hak ettiğini düşünmüyorum. Okunması gereken bir yapıt, tavsiye ederim.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Küçük Prens
7/10
·104 syf.··
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2020 02:34
Küçük Prens bir çocuk kitabından öte bir yetişkin kitabı. Gerek cümlelerin ağırlığı gerekse düşündürücülüğü bakımından fazlaca ders çıkarılacak bir kitap. İnsana kendisini sorgulamayı öğretecek şekilde, birkaç saniye kalacağınız cümleler mevcut. Kibri, bencilliği, umursamazlığı, tembelliği, takıntıyı, sevgiyi, korumayı, adaleti, yalnızlığı hepsini bir arada kavrayacak şekilde bir kurgu oluşturulmuş. Bazı bölümlerde ütopik ifadelere yer verilse de hayal gücünde derin anlamlar yüklenmiş. Kısa sürede bitirebileceğiniz ama anlamlarıyla üstüne kafa yoracağınız, dolu dolu bir kitap. Yazar Antoine de Saint-Exupery'e böylesine güzel, anlamlı bir kitabı bizimle buluşturduğu için teşekkürler. Hepinize tavsiye ederim.
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Nilüfer Yayınları · 2025279,8bin okunma