Puan vermedi·248 syf.··
2026 20. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:32
Ödülün ceza da olabildiğine dair bilgilendirici ve faydalı bir kitap olmuş. Bilimsel deneylere dayanması çok daha etkili kesinlikle. Genel olarak iç motivasyonun dış motivasyondan önemli olduğuna vurgu yapılıyor ve yoğun deney içeriyor 1. kısım. Hem öğretmenlere hem ebeveynlere uygulama örneklerini ise 2. kısım barındırıyor. Ancak’lı kısım buradan itibaren başlıyor. Motivasyonun, güdülenmenin temellerinde çok daha derin bilgiler yattığını göz ardı etmemek gerekiyor bence. Örneğin bir çocuğun iç motivasyonunu sağlamak hiç kolay bir şey değil ve kısa süreli kullanılan dış motivasyon unsurlarının iç motivasyonu sağlayacağını düşünüyorum ben. Ayrıca ödül sistemini ortadan kaldırmak ne yazık ki bizim eğitim sistemimizde hiç mümkün değil. Baştan tüm eğitim sisteminin, notlandırma uygulamalarının değiştirilmesi gerekiyor bunları uygulayabilmek için. Onun dışında bahsedilen demokratik ebeveynlik stilini çok benimsiyorum. Deneylerin fikirleri destekleyicinin yanı sıra çok fazla tekrar ettiğini, okumayı zorlaştırdığını söyleyebilirim. Bunun yerine kuramlara daha çok atıf yapılabilirdi.
Beni Ödülle CezalandırmaÖzgür Bolat · Doğan Kitap · 20248,1bin okunma
Sabahattin Ali'nin Gözünden Anadolu ve Anadolu İnsanı
8/10
·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin öykülerinde Anadolu’yu ve oranın insanını okumak, benim için sadece edebi bir yolculuk değil; adeta o toprakların kokusunu, tozunu ve sızısını iliklerine kadar hissetme deneyimi oldu. Yazarın her bir metinde insan psikolojisinin en kuytu köşelerine sızması, bunu yaparken de toplumsal adaletsizlikleri tokat gibi yüzümüze çarpması inanılmaz etkileyici. Karakterlerin o çaresizlikleri, verdikleri o sessiz hayatta kalma mücadeleleri ve sistemin katı çarkları arasında nasıl unufak oldukları satır aralarında öyle bir canlılıkla anlatılmış ki, insan her öykünün sonunda derin bir sessizliğe gömülmekten kendini alamıyor. ASFALT YOL Sabahattin Ali’nin bu öyküsünü bitirdiğimde boğazımda gerçekten çok ağır bir düğüm kaldı. Hani hayatta bir şeyi çok istersiniz, bütün kalbinizi, tüm iyi niyetinizi ortaya koyarsınız da sonunda o canla başla yaptığınız şey dönüp en çok sizi vurur ya; işte tam öyle bir hikaye bu. Okurken sadece sıradan bir yol yapım hikayesi değil, idealist bir insanın o temiz hayallerinin sistemin çarkları arasında nasıl paramparça olduğunu izledim resmen. Öğretmen köye ilk geldiğinde içi umutla, enerjiyle dopdolu. Kendisinin de köylü kökenli olmasıyla gurur duyuyor, hatta dürüstçe "içimde yabancı bir yere gidiyorum hissi yoktu" diyor. Buradaki psikoloji aslında hepimize çok tanıdık: "Ben onlardan biriyim, beni anlarlar, bağ kurabiliriz." Bu inanç, öğretmenin hayattaki en büyük dayanağı aslında. Kamyonun o bozuk yollardaki sarsıntısından sersemlemiş olsa bile, kafasında köylüyle kuracağı o sıcak köprü var. Ama daha ilk günden muhtarın o umursamaz bir tavırla "beş on gün dinlen hele" demesiyle, o aşılmaz soğuk duvarı ilk kez hissetmeye başlıyoruz. Köylü için okul ya da eğitim hayati bir ihtiyaç değil, sadece hayatın (harmanın, tarlanın) arasında
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:31
​Kitabı bitirdiğimde, yazarın asıl odaklanmak istediği konunun ne olduğu üzerine bir süre düşünmek zorunda kaldım. Eserde o kadar yoğun bir mesaj kaygısı var ki bir süre sonra okuyucu anlatıdan kopuyor. Ödüllü bir yapıt olması sebebiyle kitaba büyük bir beklentiyle başlamıştım. Hakkını teslim etmek gerekir; dili oldukça akıcı, sürükleyici ve yormayan bir anlatıma sahip. Ne var ki kurguda çok büyük boşluklar mevcut. ​Sedat’ın akıbeti, Leman ve Memo’nun ölümleri tam olarak nasıl oldu, Arda ile Deniz'in nasıl bir ilişkisi vardı, neden ayrıldılar ve Adrian’a tam olarak ne olduğu gibi önemli noktalar o kadar üstün körü geçilmiş ki olay örgüsünü anlamlandırmak zorlaşıyor. Kitapta siyaset, küresel ısınma ve çevrecilik gibi küresel temalara dokunulsa da bunlar derinleştirilmeden aktarılmış. Sonuç olarak; üslubu başarılı ancak kurgusal olarak eksik bir kltaptı
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026160 okunma
5/10
·272 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:07
Güzel bir konusu vardı ama bu konu hiç iyi işlenmemişti, Açıkçası neden ödül aldığını anlamadım çünkü kitabın distopik bir evreni olsada bu evrenin detaylarını hiç görmüyoruz,Kitabın büyük çoğunluğu boyunca kareterlerin yatılı okulunda yaşadıklarını okuyoruz,Bir merak unsuru olsada zaten kitabın konusu bu olduğu için çocukların klon olduğunu öğrenince hiç saşırmadım ,Ayrıca yazım dili çok duygusuz ve ruhsuzdu sadece olaylar çat çat diye anlamıştı ,üzücü olan yerlerde bile insan üzülemiyor Ayrıca bizim karekterlerin diğer insanlar gibi bir ruhu olduğu söyleniyor ama bu şekilde davranmıyorlar ,Kitabın sonunda niye kaçmadılar hiç anlamadım onları durduran biride yoktu,Yada kaçsalardı başlarına ne gelirdi bundan hiç bahsedilmiyor,Yazar resmen bu ihtimali yok saymış ,O kadar klondan tek biri bilemi kaçmak istemedi? Maalesef kitabı sevemedim Beni Asla Bırakma
1000Kitap
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
10/10
·392 syf.··
2026 33. kitabı
Mükemmel Çift, büyük ödül için ıssız bir adaya giden beş çiftin hayatta kalma mücadelesine dönüşen tatilini konu alan, gizem ve gerilim dolu sürükleyici bir kitap. Eserde sadece adanın tehlikeleri değil; karakterlerin geçmişleri, sırlar ve ilişkilerdeki çatlaklar üzerinden güven, ihanet ve hayatta kalma içgüdüsü de başarıyla işleniyor. Temponun hiç düşmediği, her bölümünde yeni bir şüphenin doğduğu ve atmosferiyle okuyucuyu içine çeken bu akıcı yapıt, gizem ve ters köşe hikâyeleri sevenler için harika bir tercih.Kesinlikle tavsiyemdir.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 20265 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 11:50
Taşların anlattığı bir hikayede duygulara yer olur mu? Peki engelli bir çocuğa sahip olan aile ve özellikle çocukların hikayesi, ajite etmeden ve duygu bulamacı yapmadan bu kadar etkileyici anlatılabilir mi? Kitap bitince bu sorulara bir tik atıyorsunuz. Fransa’da üç ödül alan kitap kısa ama oldukça etkileyici. Başlangıçta sizi alt üst eden ve yüzünüze gerçekleri çarpan anlatım, 30 lu sayfalardan sonra insanın duruma geliştirdiği adaptasyon ve hayatta kalma refleksi üzerinden devam ediyor. İlk başta ağabeyin, sonra kız kardeşin, en sonda da engelli çocuk vefat ettikten yıllar sonra dünyaya gelen sonuncu kardeşin gözünden okuyoruz hikayeyi. Yazar sade ve akıcı bir dil kullanmış, duygu yükü çok fazla olan süreçleri o kadar objektif ve vurucu aktarmış ki hayran kalmamak elde değil. Psikolojik referansları çok sağlam, ailenin hayata tutunma ve sabır noktasındaki motivasyonları da geçmişte bölgede yaşanan Katolik Protestan çatışmalarına kadar dayanıyormuş ve sabır, kader teması yer yer vurgulanıyor. Ağabeyin kendini çocuğa adeta vakfetmesi, insanın anlam arayışında Viktor Frankl’ın bahsettiği bir insanı yaşama acıyı insanda anlamlandırma gibi temalar üzerinden okunduğu takdirde gerçekten anlam kazanıyor, hayatının devamında kimseyle bağ kuramıyor ağabey. Kız kardeş çok çocuk olması sebebiyle öfke ve kıskançlık hatta nefret duyuyor. Minderinin tekmeleyecek kadar, bir seferinde onu tutmaya çalışıp boynunu kaydırdığı için hayatı boyunca insanların ensesine temas ediyor mesela. Bu durum ailede bireylerin nasıl etkilendiği ve yaşamları boyunca bu izleri taşıdığını gözler önüne seriyor. Sonuncu çocuğun hikayesini okurken de bunu görüyoruz. Görmediği kardeşin yükünü çekiyor sonuncu, anne babanın temkinli yaklaşımları, ağabeyin mesafesi, kız kardeşin kuşatıcılığı bu kardeşte bir
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,535 okunma
Reklam
Reklam