Matbah-ı Amire sıradan bir günde yaklaşık dört bin Saray sakinine iki öğün yemek çıkarırdı. Ulufe merasimi, ziyafet, Hünkar Şöleni gibi olağanüstü durumlarda hizmet verdiği insan sayısı yirmi bini bulurdu. Bunun karşılığında ise yılda kırk bin koyun, seksen bin tavuk, bir milyon okka pirinç ve yaklaşık iki milyon okka da şeker tüketirdi.
Sayfa 35 - Matbah-ı Azam - En Büyük Mutfak·Kitabı okuyor
Fakirleri sık sık araştırıp onlara elinizi uzatınız. Çünkü onlar imtiyazlıdırlar. Sahabiler ; " Onların imtiyazı nedir? " diye sorarlar.Peygamberimiz (s.a.v) onlara şöyle cevap verir, " Kıyamet günü onlara; bakın bakalım , kim size bir öğün yemek yedirdi, kim size bir bardak su verdi, kim size bir elbise giydirdi.Bunları bularak ellerinden tutun ve doğrudan doğruya cennete götürün , buyrulur.
Küçük değişiklikleri o anda çok önemli görünmedikleri için es geçeriz.Şimdi biraz para biriktirirseniz milyoner olmazsınız. Üç gün üst üste spor salonuna giderseniz bir anda forma girmezsiniz.Bu akşam bir saat Mandetince çalışsanız bu dili öğrenmiş olmazsınız.Birkaç değişiklik yaparız Ama sonuçları hiçbir zaman çok çabuk gelmez ve böylece hızla önceki rutinlerimize geri döneriz.
Ne yazık ki dönüşümün yavaş temposu ayrıca kötü bir alışkanlığın geri gelmesini de kolaylaştırır.Bugün sağlıksız bir öğün yerseniz tartının ibresi çok fazla oynamaz.Bu gece geç saate kadar çalışır ve ailenizi ihmal ederseniz sizi affederler.İşleri sonraya bırakır ve projenizi yarın ertelerseniz genellikle daha sonra tamamlayacak zamanınız olacaktır.Basit bir kararı kafadan uzaklaştırmak çok kolaydır.
Ancak %1'lik hataları kötü kararları kopyalayarak, küçük hataları çoğaltarak ve minik bahaneleri makul kılarak günden güne tekrarladığımız zaman küçük tercihlerimiz zehirli sonuçlara dönüşür. Sonunda soruna dönüşen, birçok hatalı adamım şunda bunda %1'lik düşüşlerin birikimidir.