9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:32
Çok farklıydı! Farklı hissettirdi,farklı bakış açısı sağladı.. Hem gerçek hem hayaldi. Hoşuma gitti. İlk başladığımda Japon isimlerinden dolayı ohooo ben kişileri karıştırıp hiçbir cacık anlamam diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. İçinde dört hikaye var ama tüm hikayeler tek bir kafeye bağlı. Hikayeler ayrı ama mekan aynı. İnsanı pişmanlığı,seçimleri, telafi etme çabalarının bahsediyor. Birkutukitap bunu okumama vesile oldu ve gerçekten güzel seçmişler. Yazar ne kadar pürüzsüz düşünüp kaleme almış, çok akıcıydı ve çok beğendim. 10 kere düşün 1 kere davranma fikri yeniden peydah oldu içimde. Kitabı tavsiye ederim. Toshikazu Kawaguchi
1000Kitap
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025639 okunma
Kızıl yükseliş’e hazırlık kitabı
7/10
·448 syf.·
2026 76. kitabı
Aslında kitap bilim kurgu gibi değil en azından bana göre değil, kitabın geçtiği düzlem, dünya ve gezegenler, üst seviye cihaz, alet edavat, teknoloji ile donatılmış, bilim, tıp kendini aşmış, almış başını yürümüş ohooo tarzı bir yer, hatta ilk 200 sayfayı epeyde merak ve keyifle okudum. Sonrasında ise Labirent, Açlık oyunları gibi bir ben bu filmi görmüştümler ile devam ettim ve budur! diyemeden bitirdim. Üstelik baş kahramanımız Darrow’a da ısınamadım. Çok mu ergen kalmış? Başka bir kitapta rol mü bulmuş? Oynamamış yani…Ayıp benim yaptığım! Beklenen kan bulunmuştur diyordum bi’ de! 10 sene kadar önce bu kitap çıktığında serisi tamamlanana kadar almayacağım çünkü tadı kaçıyor demiştim, serinin 5. Kitabı da çıkınca artık alıp okuyayım dedim bu seferde benim tadım kaçtı. Gerçi serinin devam kitaplarını da okuyacağım, belki macera o kısımlarda tadından yenmez kimliğe kavuşur, olur mu olur… Bilemedim, neyse…( özlemle beklediği okumalara kavuşamayan bir kitap okurunun mızmızlanmalarıdır, affola!)
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,536 okunma
Reklam
Puan vermedi
sabah bitirmistim, sonu cok cok COK HOSUMA GITTI resmen bi sanat eseri gibiydi bu kitap.. yazarin iyi ve kotuyu somutlastirmasi ve tertemiz bir seyin nasi kirlendigi, insanlar tarafindan kirletildigini bu kadar guzel islemesi cok hosuma gitti. Henry'e bazen o kadar sinir oldum ki kitabı bırakmak istedim direkt ama dorian'ın sonunu cok merak ettigimden bırakmak istemedim.. mukemmel bi sonla bitmis bi kitap bana "insan her zaman kendidir." sözünü hatırlattı, üzerine cok yorum yapılır da daha ohooo..
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
Ruhumun Hatırası
Puan vermedi·605 syf.··
2026 23. kitabı
·
162 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:29
Bugün içimde öyle bir hafiflik var ki, sanki dünya üzerimden çekilmiş, geriye sadece o tertemiz huzur kalmış gibi. Son harfi okuyup o büyük emaneti tamamladığımda, nefesimin bile değiştiğini hissettim. Bu sadece bir kitabın bitişi değil sanki aylardır ilmek ilmek işlediğim bir sabrın, bir sevginin meyvesi. Vallahi billahi hiç bitmesin istedim. Hiç hiç hiç usanmadım. Canlı kanlı ayrılık gibi. Hani insan en değerli hediyeyi en sevdiğine verir ya... Ben de bugün bu hatmin nurunu, en başta 'En Sevgili’ye', o eşsiz ruhun şefaatine sığınarak gönderdim. Yaşadıklarını biliyorum. Çabasını biliyorum. Hep diyorum her peygamber ümmetinin yaşayacağı imtihandan daha ağırıyla sınanmışsa bizim peygamberimiz kıyamete kadar olacağın yükünü yüklenmiş. Yazamam ben onu. O kadar değilim. İnşallah birgün yüzünü görmeyi bütün ruhu canımla istiyorum. Ve hemen yanına, kalbimin en mahzun köşesinde özlemi hiç bitmeyen canım dedemi ekledim. Ona okurken, aramızdaki o görünmez bağın daha da güçlendiğini, dualarımın ona bir serinlik olarak ulaştığını hissettim. Hayatımda çok şey okudum, çok sınava girdim, çok emek verdim ama bu... Bu bambaşka. Bu hatim, hayatımda okuduğum en güzel, en ilahi dokunuşlu hatimdi. Kelimeler yetmiyor, kalem kağıt bu ağırlığı, bu güzelliği taşımıyor. Sadece şükür var. Huzurluyum diyorum ama o bile az kalıyor, sanki kalbim bir kuş olup havalanmış da, en doğru yere konmuş gibi bir sükunet bu. Sabahlara kadar yazabilirim. Ben abartıyorum biliyorum. Her şeyi. Ama öyle hissediyorum. Sevdiklerime gösteremeyebilirim ama hep istiyorum ki bir yerlerde desinler beni kimse sevmese seren sevdi. Bencil değilim ne kadar hiç olduğumu bilecek kadar da kendimdeyim. Kendimi bir şey zannetmek de değil. Öyle olsa bu dünyayı kendime zindan etmezdim. Yalnızlığı tercih etmezdim. Sadece doğru
Edebiyat
Kur'ân-ı KerîmKolektif · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20222,984 okunma
Kalp/ Lav mı Love mu?
Puan vermedi·79 syf.··
2025 141. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 18:49
Bir röportajda rahmetli Ferdi TAYFUR'a röportaj muhabiri soruyor: Şarkılarınızda yazdığınız aşkları yaşadınız mı? Gülüyor. Onların hepsini yaşasam ben ohooo, biri bile ağır gibi bir şeyler diyor. Allah rahmet eylesin. Bu anekdotu anlattım çünkü aynısını sayın Ömer Faruk bey'e sorma fırsatım olsaydı sorardım. Birini bile yaşasaydım, ohoo cevabını alacağımı düşünüyorum. Ama önemli olan da bu değil mi? Yaşadığını, hissettiğini herkes yazar. Bir şekilde yazar. Ama kainatın başkalarının hislerini de barındıran his kartelasının içinden çekip çıkarmak zordur. Mesela sürekli kadınları anladıklarını yazar durur yazarlar ama kimse, hiçbir erkek ve hiçbir kadın kendisi dışındaki hisleri tam olarak bilemez, anlatamaz. Şiir bunu yapmaya en yakın şeydir. O yüzden ben şiir okurken tüm şiiri alıntılamam, tüm şiir benim için 'nefis' değildir, gerek de yoktur. Bir mısra yeter. Hatta bazen bir kelime. Çünkü ben şairin tüm hislerini anlayamıyorumdur. Mümkün değil. "Seni deli gibi sevsem ruhun bile duymaz." Beğendiğim bir cümle. Okudum ve 'haa napabilirsin ki gerçekten de' dedim. Hiç. Aynı hissi Cemal Süreya'nın "Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu, iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük." dizelerinde hissederim. Kendi kendine cümleler bunlar. Ama benim için şiir böyle bir şey. Sonra kitabın şöyle bir özelliği var; şiirin bir de müziği, şarkısı var. Şunu biliyorum, bazen sadece okumak duyguyu geçirmiyor. Ya da tam tersi sadece müziğin güzel olması. Bunu en çok yine Ferdi Tayfur dinlerken yaşarım. Hem müzik hem sözleri on numara beş yıldız. Burada da ham şiiri istersen müzikle haslıyorsun. Tercih meselesi. Karekod okutarak şiire özel müziği dinleyebiliyorsun. Bence çok özel. Mesela benim beğendiğim bir şiirin karekodu yoktu ve dinleyemedim haliyle. Benden bir şey esirgenmiş
Şiir
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025114 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2025 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 14:20
Gök Mavisi Günahlar (Cerulean Sins) Anita Blake 11 Bu kitap resmen Anita Blake evreninin “kriz tellalı” bölümü. Herkes bir yerden patlıyor, entrika desen diz boyu, seks mi? Ohooo… Kız bildiğin kaos çekici. Bu kitapta bir yandan seri katil peşinde FBI’la çalışıyor, bir yandan Jean_Claude’un Avrupa vampirlerinden gelecek ayak oyunlarını savuşturmaya çalışıyor, üstüne bir de ardeur belasıyla boğuşuyor. Ardeur dediğim şey öyle “ay biraz heyecanlandım” türünden değil, resmen bedensel enerji açlığı, şarj aleti bulamazsa patlayacak gibi.Bu kadının hayatında ya kan akıyor ya da iç çamaşırı çıkıyor, ortası yok . Jean-Claude yine seksi, yine dolambaçlı konuşan bir aşk politikacısı. Anita’nın gönlünde tahta oturmuş gibi ama kendi tahtı da tehlikede. Çünkü Avrupa vampirleri, bu çocuk fazla güçlendi, diyerek Musette’i postalıyor. Jean-Claude ise bu tehdidi çözerken hem zarif, hem sinsi, hem yatakta başrol. Gerçekten yerim seni şeytan tüyü dedirten cinsten. Asher – Yani... çok yakışıklı, kabul. Ama kırılganlığını 40 sayfa taşıyor, sonra pat diye yine üzülüyor.Jean-Claude’la aralarında geçmişteki aşk üçgeni hâlâ tütüyor, Anita’yla da çekim var ama adam her şeye ağlak tepki veriyor.Sev beni, ama özgür olayım, ama sevilmezsem kırılırım, ama ben özelim...Asher resmen duygusal olarak emo vampir. Ama bir yandan çılgın vampir seksi denince ilk sırada, orası ayrı. Micah – “Evlen, çocuk yap, huzura er.” Valla Anita’nın hayatındaki en stabil şey bu adam.Sakin, destekleyici, kıskanmıyor, ardeur krizlerinde yanında.Anita ona sarılıyor, adam geçer bunlar diyor, olgunlukta seviye atlamış.Ama bir yandan da o kadar sakin ki insan bir bağır, bir kıskan, bir ne bileyim öne çık diyor.Yani huzur arıyorsan kral. Nathaniel – Bu çocuk tam anlamıyla Anita’ya bedensel bağlılık yemini etmiş gibi.Ev
Gökmavisi GünahlarLaurell K. Hamilton · Artemis Yayınları · 2010142 okunma
Reklam
Reklam