‘Çocukken büyücülerin her şeyi yapabileceğini sanıyordum. Ben de öyle sanırdım bir zamanlar. Hepimiz öyle sanırdık. Fakat gerçek şu ki ,insanın gerçek gücü, büyüyüp bilgisi arttıkça izleyebileceği yol, iyice daralıyor. Ta ki en sonunda sadece ve sadece mutlaka gerekenden başka yapacak şeyi kalmayıncaya kadar...’
Ruhsal yaşamda karşılıklılık ilkesi:İnsan bir başkasına, ne kadar gizli hareket ederse etsin, karşılığını kendisinin de yaşamayacağı hiçbir şey yapamaz.Karşılığın daha eylemlerimizin biçimi içersinde var olması da bir olasılıktır.
‘An be an ölüyor ve hemen ardından yeniden ve hiçbir anıya sahip olmadan doğuyorum. Yaşıyorum , üstelik de bitünlüğümden bir şey kaybetmeden; fakat kendi içimde değil , dışarıdaki her şeyin içindeyim artık.’
İnsanlar bugün ruhsal varlıklarını zenginleştirmeyi düşünecek yerde ,öte dünyayı düşünecek yerde,bu dünyada zengin olmak için birbirlerini paralıyorlar! Açlıklar, kıtlıklar oluyor; yalnız halkların başına gelmiyor bu, tek tek insanlarında ruhsal açlık içine düştükleri oluyor. Can almadan ten olurmu? Onun için siz bırakın ölü canları da bu dünyadaki canlardan biri olarak kendisine hayırlısıyla bambaşka bir yol tutturun.