Çocuğu olmayan bir kadının kocasını yitirmekten başka ne derdi olabilir?
Bulunduğu mekânda namaz kılma yeri talep eden biri, içinde bir yerlerde “En yakın camiye gidiverelim.”, “Cem ediversek mi?” ya da “Olmazsa kaza ederiz.” diye düşünüyorsa, talebi ne kadar güçlü olabilir? Böyle birinin sesi de “meler gibi” mi çıkar? Namaz kılacak yeri ısrarla isteyemeyen veya hiç istemeyip kaza etmek üzere vazgeçen, bunu her zaman Müslümanlığının zayıflığından değil çoğu kez toplumsal varoluşundaki ürkekliğinden yapmaktadır. Çünkü öncülerini kaybetmiş bir toplum olarak uzun yıllar bu ülkede din –istisnalar hariç– kafasına vurulmuş ve elinden ekmeği alınmış bir çoğunluk tarafından temsil edilmiştir.
Sayfa 24 - Ketebe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İtaatkâr davranışlar olumsuz çağrışımlara (örneğin insanların tepenize çıkması) sebep olabilir ama itaatkâr davranışların yelpazesi bundan daha geniştir.Modern toplumda itaatkâr davranışlar sıklıkla yüksek sosyal statünün belirtisidir.Nezaket kurallarına olan katı bağlılığı, toplumsal geleneklere olan odağı ve konuşurken başkalarına hürmet etmeyi düşünün.Bunların hepsi "elit" davranışların birer parçasıdır." Aksine, baskın davranışlar, kibarlığın zıttı olan davranışlar, kişisel özgüvensizlikten veya tamamlanmamış eğitimden kaynaklanabilir.
1000Kitap
Elinizde sadece din olduğunda da başka herhangi bir şeyin ne önemi olabilir? Dünyada hizmet edebileceğiniz bir amaç, hizmet ederken de anlayabileceğiniz bir amaç varsa herhangi bir şey sizi nasıl korkutabilir? Tüm hayatı­nız o amaca hizmet etme hissiyle aydınlanmıştır. Usan­mazsınız, içinizde ne bir şüphe kırıntısı ne beyhudelik hissi ne de tedbirsizlik anlarını kollayan Baudelaire'vari can sıkıntısı vardır. Her hareketiniz önemlidir, her anınız kutsaldır ve inanç tarafından dokunarak bir tür desene, sonsuz mutluluk kumaşına dönüştürülmüştür sanki.
Gerçeğe saygısı olmayan nasıl yönetici olur? Olabilir mi?
• Gerçeğe saygısı olmayan insan dürüst olabilir mi? • Gerçeğe saygısı olmayan biri adil olabilir mi?
"Yoğun kaygıları olan tüm insanlar gibi o da sürekli yüzeye doğru yüzüyordu, dünyayı yerinde tutmaya çalışmak, tehlikeleri öngörmekle meşguldü. Kaygısı, onu varoluşun yüzeyinde tutuyordu ve bu anlamda, çaresizce ve kendi iradesi dışında sıradan biri olduğunu söylemek doğru olabilir. Derinlere inmek, kontrolün kaybedilmesini de beraberinde getirir; zamanın ve mekânın daimi denetiminden vazgeçerek, kişinin kendinin veya bir başkasının içine yahut hayatın pek çok çatlak ve yarıklarından birine bodoslama dalmayı gerektirir."
Sayfa 100 - İthaki Yayınları / 5. Baskı·Kitabı okudu