Puan vermedi·454 syf.··
2026 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir." sözü, Michio Kaku'nun *Geleceğin Fiziği* kitabının satır aralarına sinmiş temel düşünceyi özetliyor. Kaku bu eserinde yalnızca geleceği hayal etmiyor; fizik, biyoloji, bilgisayar bilimleri, yapay zekâ ve uzay araştırmalarındaki güncel gelişmeleri temel alarak önümüzdeki yüz yılın olası manzarasını çizmeye çalışıyor. Bilim kurgu gibi görünen pek çok fikrin, aslında laboratuvarlarda çoktan filizlenmeye başladığını gösteriyor. Kitap; bilgisayarlardan yapay zekâya, tıptan nanoteknolojiye, enerji üretiminden uzay yolculuklarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Ancak anlatılanların merkezinde teknoloji değil, insan bulunuyor. Çünkü her teknolojik sıçrama beraberinde etik, ekonomik ve toplumsal soruları da getiriyor. Kaku'nun en dikkat çekici yönlerinden biri, teknolojik iyimserliğini korurken kör bir hayranlığa kapılmaması. Bilimin insanlığı yoksulluktan, hastalıktan ve cehaletten kurtarma gücüne sahip olduğunu vurgularken; aynı bilginin yanlış ellerde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini de hatırlatıyor. Bu nedenle kitap, yalnızca bilimin geleceğini değil, bilgelik ile bilgi arasındaki gerilimi de tartışıyor. Özellikle yapay zekâ, genetik mühendisliği ve beyin araştırmaları üzerine yapılan değerlendirmeler bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bazı öngörüleri gerçekleşmiş, bazıları ise hâlâ geleceğin sisleri içinde bekliyor. Fakat kitabın asıl değeri, tahminlerinin doğruluğundan çok, okuru düşünmeye zorlamasında yatıyor. İnsan ömrü uzadığında toplum nasıl değişecek? Makineler daha akıllı hale geldiğinde insanı insan yapan şey ne olacak? Bir gün başka gezegenlere ulaşsak bile gerçekten değişecek miyiz? Kaku, insanlığın geleceğini yalnızca teknolojik ilerleme üzerinden okumuyor. Ona göre geleceğin belirleyici gücü bilimsel
Geleceğin FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016818 okunma
Mustafa Kemal'den aziz corinne'e on sekiz mektup..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 254. kitabı
Melda Özverim in Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü adlı kitabını ilk okumamın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra 17 nisan 2023te bu kitabı tekrar okudum.. kitabı tekrar okumam sonrası bu kitap özelinde buraya inceleme yazacaktım, farklı sebeplerden yazamadım.. kitap özelinde inceleme yazma düşüncem sadece düşünce olarak kaldı.. daha sonra ise Con Sinov un yazdığı yarının adamı kitap serisinin ilk kitabını okudum.. bu kitabı farklı nedenlerden sebep bitirmem uzun sürdü.. (kitabı okuma başlangıç tarihim: 24.01.2024, kitabı okumayı bitirme tarihim: 09.06.2024 - i.hizliresim.com/cy8ed1a.png -) con sinovun bu kitabını okumamın ana nedenlerinden biri, kitabı okuduktan sonra bu kitaba inceleme yazmak ve bu incelemeyle Mustafa Kemal hakkında böyle bir seri yazmaya başlayan con sinova düşüncesi ve emeği için teşekkür etmek, burada yer alan uygulama kullanıcılarının ilgi ve dikkatlerini yazdığım inceleme ile kendisinin bu kitabına ve diğer kitaplarına yönlendirmekti.. bu kitabı -görece- uzun bir süre içerisinde okumamdan sebep derli toplu inceleme yazamayacağımı düşünüp kitap özelinde inceleme yazmayı erteledim.. benim kitabı okuduğum süreç içerisinde con sinov, yarının adamı serisinin üçüncü kitabını yazmayı sonlandırıp kitabı yayımlamıştı bile.. bu kitabı okumamdan yaklaşık iki ay sonra kitaba yazmayı düşündüğüm inceleme daha bir derli toplu olsun diye kitabı tekrar okumaya başladım.. sonra araya giren farklı nedenlerden sebep bu incelemeyi yazmam yine ilk seferinde olduğu gibi düşüncede kaldı.. sonrasında ilerleyen süreçte con sinov serisinin dördüncü ve beşinci kitaplarını çıkarıp yarının adamı serisini sonlandırdı ve Atatürk adlı yeni bir kitap serisi yazmaya başladı.. derken -bu yazıyı yazdığım tarih itibariyle- yakın bir zaman önce –sanırım 9 nisan 2026- con sinovun Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup
Mustafa Kemal Atatürk
Corinne & Mustafa Kemal - Son MektupCon Sinov · Masa Kitap · 052 okunma
Reklam
7/10
·152 syf.··
2026 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:34
Hüseyin Rahmi Gürpınar' ın Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç isimli eseriyle o dönem yaşanan Halley kuyruklu yıldızı hadiselerini, bu olası çarpışma olayının gerek bilimadamları, gerekse halk nezdindeki yansımalarına tanık olduk. Tabi bu eserde çok özlü sözler ve hayata dair güzel tespitler vardı. Eserde garip bir tanışma, mektuplaşma ve evlilikle biten bir hadiseye de tanık oluyoruz. Okuması güzel ve eğlenceli bir hikaye diyebilirim.
1000Kitap
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
Aklın Karanlıkta Yürüdüğü Yol
10/10
·232 syf.··
2026 2. kitabı
Üç Tabut, kilitli oda gizemi türünün belki de en saf, en kendine güvenen örneği. Carr burada bir cinayeti çözmekle yetinmiyor, türün kendisini de masaya yatırıyor: romanın ortasında Dr. Gideon Fell durup okuyucuya doğrudan döner ve kilitli oda bulmacalarının olası tüm çözüm kategorilerini tek tek sıralar. Bu "kilitli oda dersi", polisiye tarihinde eşi benzeri az bulunan bir an — kurgu, kendi kurallarının bilincinde olduğunu itiraf ediyor ve bunu bir kusur olarak değil, bir oyun olarak sunuyor. Christie'nin kapalı devre kurgusu sosyal ve ahlaki gerilime yaslanırken, Carr'ın derdi tamamen farklı: o, fiziksel imkânsızlığın mekanik zarafetiyle ilgileniyor. Kar üzerinde iz bırakmayan bir katil, gözler önünde gerçekleşen bir cinayet, mantığın çözemeyeceğini düşündüğünüz bir bulmaca — ve sonunda gelen çözüm, okuyucuyu "bu kadar basitmiş" dedirtecek kadar şık. Carr'ın bu romanı, polisiyenin "adil oyun" (fair play) ilkesine olan bağlılığının da bir kanıtı: tüm ipuçları okuyucuya açıkça sunuluyor, hile yok, sadece görmemiz gereken bir şeyi gözden kaçırmamız var. Bu yüzden Üç Tabut, sadece bir cinayet bulmacası değil, türün kendi estetiğine yazılmış bir methiye gibi okunabilir.
Polisiye
Üç TabutCarter Dickson · Altın Kitaplar Yayınları · 196415 okunma
9/10
·608 syf.··
2026 15. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:58
Roma tarihiyle ilgilenenler için kesinlikle tavsiye edebileceğim muazzam bir kaynak. Çevirideki bazı ufak yazım hatalarını göz ardı edersek, kitabın son derece akıcı ve keyifli bir okuma sunduğunu söyleyebilirim. Kitabın kalınlığından dolayı ilk başta çekinmeniz mümkün ama emin olun sarf ettiğiniz zamanın karşılığında çok değerli bilgiler edineceksiniz. Çeşitli araştırmalara ve farklı kaynaklara dayanan bu eser, akademik bir üsluba sahip olmasına rağmen okuyucuyu asla sıkmıyor. Roma denince akla ilk gelen isim olan Sezar’dan sonraki dönemi ve Roma’nın ilk imparatoru olan Augustus’u yakından tanımak isteyenler bu eseri tereddüt etmeden okuyabilirler. Yazar, Augustus dönemini belirli bölümlere ayırarak olayların kronolojik gidişatını bozmadan aktarıyor. Kitap boyunca yalnızca Augustus'a odaklanmıyor; olay örgüsünde ismi geçen Agrippa, Antonius, Tiberius gibi diğer önemli şahıslara da değinerek onların karakterleri ve hayatları hakkında yeterli bilgiyi sağlıyor. Goldsworthy'nin en sevdiğim yönü ise olayları anlatırken kendi öznel düşüncelerini okuyucuya dayatmaya çalışmaması; bunun yerine tüm olası ihtimalleri ve kaynakları önümüze sererek kararı tamamen bize bırakması.
Edebiyat
AugustusAdrian Goldsworthy · Kronik Kitap · 2020139 okunma
Kapalı Ortam, Kilitli Oda ve Adaletin Sınırları
Puan vermedi·256 syf.··
2026 1. kitabı
Doğu Ekspresinde Cinayet, klasik kapalı devre kurgusunun en saf örneklerinden biri — kar fırtınasıyla mahsur kalmış bir tren, sınırlı sayıda şüpheli, dışarıdan kimsenin girip çıkamadığı bir alan. Ama Christie burada işin içine bir kilitli oda gizemi katmanı da ekliyor: kompartımanın kapısı kilitli, pencere açık ama kar üzerinde iz yok, yani katil nereden girip nereden çıktı sorusu, "kim öldürdü" sorusundan bile daha çok kafa karıştırıyor. Asıl ustalık ise finalde. Poirot'nun önüne koyduğu iki olası çözüm, sadece bir bilmece çözümü değil, gerçek bir ahlaki ikilem yaratıyor: resmi adalet sisteminin asla erişemeyeceği bir suça karşı, bireylerin kendi ellerine aldığı bir intikam mı, yoksa hukukun harfiyen uygulanması mı? Christie burada klasik polisiyenin "düzenin yeniden kurulması" formülünü kasıtlı olarak bozuyor — ve bu yüzden roman, sadece zekice kurulmuş bir bilmece olmanın ötesine geçiyor. Altın Çağ polisiyesinin yapısal disiplinini, ahlaki karmaşıklıkla bu kadar zarif bir şekilde harmanlayan az sayıda eserden biri.
Polisiye
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
Reklam
Reklam