Âşık kendi hakikatini kurar. Gerekirse yalanlarıyla kurar. Kurduğu, kurabileceği her cümlenin öznesi sevdiği kadındır, kafasında gezen her kelimenin doğruluğu, sevdiği kadını kendisine yakınlaştırma gücü kadardır. Hayatında öyle ya da böyle yer tutan herhangi bir şeyin hakikatini belirleyen tek ölçü, o şeyin, sevdiği kadının kalbine dokunabilmesini mümkün kılmasıdır. Bu dünyada erişebileceği tek menzil o kadının kalbidir. Yol, sevdiğin kadının kalbine gidiyorsa yoldur. Onun dışında sadece çıkmaz sokaklardan ibarettir.
Sayfa 115 - Profil Kitap (Komser Esat'ın Gayet Derin Aşk Meselesi)·Kitabı okuyor
Alıntı
Kronos var olduğunda,toprak gençti, gökyüzü sabırsız. Zaman ise henüz bir ölçü değil yalnıza akıştı. Modern dünyada kornometreye adını verecek olan zamanın tanrısı Kronos bu akışın içinden var olmuştu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın kendi başına ölçü koymak için yaptığı her hamle, ölçüsüzlük ve anlamsızlık girdabında kaybolur.
Sayfa 198·Kitabı okuyor
Felsefe ve Düşünce
Araf 85, Şuara 181-182-183
Ölçüyü ve tartıyı dosdoğru yapın ve insanların sahip olduğu hak ve malları eksiltmeyin! -Ölçeği tam ölçün de hak yiyenden olmayın! -Ve doğru terazi ile tartın! -Halkın mallarını değerinden düşürmeyin! Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!
Çelik yayınevi
Din
Hükmetmeyin ki, hükmolunmıyasınız. Çünkü ne hükümle hükmederseniz,onunla hükmolunacaksınız; ölçtüğünüz ölçü ile de size ölçülecektir.Ve niçin kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği seçmezsin? Yahut nasıl kardeşine :Bırak ,gözündeki çöpü çıkarayım dersin? İşte ,mertek senin gözünde !Ey ikiyüzlü ,önce kendi gözünden merteği çıkar ,o vakit çöpü kardeşinin gözünden çıkarmak için iyi görürsün. Matta
Din
Kapitalizmin, sömürgeciliğin ve liberalizmin anavatanı olan İngiltere’nin kendi gelenekleri konusundaki tutuculuğuna bir başka örnek de kullandığı ölçüm birimleridir. Bütün dünyada uzunluk ve ağırlık ölçümleri metre cinsinden iken İngiltere hâlâ kendi ölçü birimlerini kullanıyor. Sömürgeleri de öyle... Aynı şekilde bütün dünya soldan araba kullanırken, onlar sağ­dan kullanmaya devam ediyorlar. Hiçbiri de kalkıp, “Efendim modern dünyaya uymamız lazım” diye bir şey söylemiyor. Kısacası, insanlar için nereden nasıl geldikleri ne kadar önemliyse, medeniyetler ve devletler için de öyledir. Gelenek, birikim demektir. Ne kadar çok tecrübe ve an'ane varsa, hayatımız o kadar zengin demektir. Gelenek bugünü yaşamaya engel değil, aksine bugünü yaşamak için elzem bir şeydir.
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Alıntı