Han Kang – Işık ve İp
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:35
Işık ve İp , Han Kang 'ın Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasını, şiirlerini, notlarını ve çeşitli metinlerini bir araya getiren; yazarın edebiyat anlayışını ve iç dünyasını daha yakından tanımamızı sağlayan özel bir kitap. Romanlarından alışık olduğumuz o sakin ama sarsıcı ses, burada doğrudan Han Kang'ın kendi düşünceleriyle karşımıza çıkıyor. Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri Nobel konuşması. Han Kang burada yalnızca yazarlık serüveninden değil, edebiyatın insanları birbirine bağlama gücünden, acı karşısında nasıl bir tanıklık alanı açtığından ve insan olmanın kırılganlığından söz ediyor. Özellikle romanlarında sıkça karşılaştığımız hafıza, şiddet, yas, yalnızlık ve insan onuru gibi temaların onun hayatındaki karşılığını görmek oldukça etkileyiciydi. Şiirler ve kısa metinler ise Han Kang'ın dilinin ne kadar incelikli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Onun eserlerinde sıkça hissettiğimiz sessizlik, kırılganlık ve merhamet duygusu bu metinlerde de kendini hissettiriyor. Ancak kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, yazmanın onun için taşıdığı anlam oldu. Notlarında ve konuşmalarında yazının yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda umutla kurulan bir bağ olduğunu anlatıyor. Dünyanın acılarına ve karanlığına rağmen yazmaya devam etmenin, insanlarla görünmez bir ip aracılığıyla bağ kurmanın mümkün olduğuna inanıyor. Han Kang'ın eserlerini severek okuyan biri olarak, bu kitap sayesinde romanlarının arkasındaki düşünsel ve duygusal dünyayı görmek benim için çok kıymetliydi. Özellikle Vejetaryen , Çocuk Geliyor ve Beyaz Kitap gibi eserlerinde karşılaştığımız temaların hangi duygusal ve düşünsel kaynaklardan beslendiğini görmek, metinlerini yeniden değerlendirmeme neden oldu. Ayrıca Han Kang'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Asyalı kadın yazar olması da bu
Işık ve İpHan Kang · April Yayınları · 20262 okunma
görülmek
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:06
Birkaç ay önce almıştım bu kitabı. İlk birkaç sayfayı okumak istedim ancak devam edemedim; sanırım hazır değildim. Okuyunca ağlarım, çok üzülürüm diye endişe etmiştim. Bu sefer okumaya başlayınca çok hızlı aktı, bırakamadım. İlk olarak yazım yanlışları o kadar doğal ki canım Charlie'nin sesini duyuyor gibiydim. "Charlie’nin IQ’su 68’dir; bu sayı onun ‘eksik’ değil, sadece toplumun ölçüm sistemine göre tanımlandığını gösterir.” Tavşan ayağı, uğurlu para, at nalı... Bunların şans getirdiğine inanıp yanında taşıması, ona sarılmak istememe neden oldu. Akıllı birisi olmak isteyen, aslında çevresini gözlemleyen, çok çalışan ve çabalayan bir karakter. Sadece istediği şey: "Beni görün, ben varım." İlk görülmeyi istediğimiz yer ailemizdir. Eğer bu orada gerçekleşmiyorsa, arayışımız hayat boyu devam ediyor. Çok bilmek, tüm bilgiye ulaşmak bizi mutlu eder mi? Bunun bir sonu var mı? Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul edebilmeyi başarsak, hayat herkes için daha güzel ve yaşanılır bir hâl almaz mı? Neden bunu başaramıyoruz? Kitapta yapılan deney sadece bir bilimsel süreç gibi görünmüyor; insanın “ne olduğu” sorusunu da ortaya atıyor. Charlie'nin yaşadıklarını düşününce; İnsan bazen sadece farklı olursa kabul göreceğini sanıyor. Ama aslında en temel ihtiyaç, olduğu hâliyle görülmek ve anlaşılmak. Hayvanlar bile bu sürecin dışında kalmıyor; deneyin kendisi, yaşamın ne kadar kolay araçsallaştırılabildiğini gösteriyor. Sonuçta kitap bende tek bir yere bağlanıyor: İnsan olmak, sadece “akıllı olmak” ya da “başarılı olmak” değil; görülmek ve varlığının kabul edilmesidir.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçten bir not
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:28
Bu yazıyı hem yaşamımın ileri dönemlerinde okuyup duygularımı hatırlamak hem de eserle ilgili düşüncelerimin yalnızca kendi içimde kalmasını engellemek için yazıyorum. Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu, Şermin Yaşar'ın okuduğum ikinci eseri. İlk kitabını okurkenki o duygusal tonu sürdürüp sürdüremeyeceğiyle ilgili şüphelerim vardı. Okudukça aynı hisleri, yoğun duygusal atmosferi ve ince düşünülüp nazikçe yerleştirilmiş nükteleri keyifle deneyimledim. Acı çekmiş insanları, sadakatle, sabırla geçen ömürleri düşünmek; kayıp giden hayatları düşünüp bir sonraki öyküde bir arabanın anlattığı öyküye atlamak çok hoşuma gitti. Ciddi söylüyorum ben öykü kitabı falan sevmezdim. Yazara hayran kaldığım konulardan biri de bana öykü türünü sevdirmesi oldu. Üstelik yaşadığım kültürle coğrafyayla çok örtüşen bir çevreye sahipti öyküler. Bu kadar milli hissettiğim bir kitap olmamıştı şimdiye kadar. Duygusal realizm ve duygusal minimalizm kullanılarak yani duygular gerçekçi ve sade bir üslupla anlatılarak eser oldukça etkili hale getirilmiş. En beğendiğim öyküleri buraya yazmayacağım, eğer biri okur ve beklentisi artar ya da azalır diye. Herkese iyi okumalar ve huzur diliyorum.
Duygular
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma
Puan vermedi·354 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:40
Drina Köprüsü benim için ilginç bir okuma oldu. Kitap boyunca köprünün etrafında gelişen olayları ve bölgenin değişimini okuyoruz. Bazı bölümler oldukça akıcıydı, bazı yerlerde ise hikâye biraz yavaş ilerledi. Kitapta en çok dikkatimi çeken şey, yıllar geçse de köprünün hep orada kalması ve insanların hayatlarına tanıklık etmesiydi. Bunun yanında beni rahatsız eden bazı bölümler de oldu. Özellikle bir karakterin kazığa oturtularak cezalandırıldığı sahne oldukça sertti ve okurken rahatsız ediciydi. Ayrıca bazı bölümlerde Türklerin anlatılış biçimini de pek sevmedim. Genel olarak kötü bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Tarihî olayları ve farklı insanların hikâyelerini görmek açısından güzeldi. Kitap okuma grubumla okuduğumuz son kitap olması nedeniyle de benim için ayrı bir yeri olacak. Burada da küçük bir anı olarak kalsın.
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
"Neyi seversen sev, ondan ayrılacaksın..."
Puan vermedi·125 syf.··
2026 7. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:42
İmam Gazali’nin bu derin eseri, sadece dış dünyadaki ahlaki kuralları değil, insanın kendi iç dünyasında verdiği o en büyük savaşı, nefs mücadelesini, merkeze alıyor. Kitabı okurken fark ettim ki, Gazali bize sadece "şunu yap, bunu yapma" demiyor; bir ruh hekimi gibi kalbimizin hastalıklarını (kibir, haset, öfke) tek tek teşhis ediyor. Bize faniliği hatırlatırken, kalbimizi neyle doldurmamız gerektiğinin de ipuçlarını veriyor. Kitapta en çok etkilendiğim yön, ahlakı güzelleştirmenin bir gecede olacak bir şey olmadığını, tıpkı bir fidanı büyütür gibi sabır ve sürekli bir disiplin gerektirdiğini anlatması oldu. İnsan bu terbiyeyi hakkıyla verdiğinde ise ruhu asıl huzuruna kavuşuyor. Tıpkı eserde zikredilen o muazzam ufuk gibi: "Namaz gözümün nuru kılındı." Günümüzün modern dünyasında sürekli dışarıya bakmaktan kendi içine bakmayı unutan, fani olanla baki olanı ayırt etmekte zorlanan her okurun kitaplığında bulunması gereken bir başucu eseri. Kalbini arındırmak, durulmak ve samimi bir muhasebe yapmak isteyen herkese gönülden tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirmeİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20214,620 okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
3 bölümden oluşan bu kitabın her bölümünde çok güzel çözümlenen sorunlar vardı. İlk bölümün çözüm aşaması açık gibi hissettirse de son bölümde bu açık aslında çok güzel bir şekilde tamamlandığı anlaşılıyor. İkinci bölümde ise yazar sadece biz insanların olmayabileceğini farklı duygu durumları ve sınıflandırmalar kullanarak belirtiyor. Kitaptaki en beğendiğim nota da iletişimlerin gerçekçiliği oldu. Bir başarısızlığa, sevgiye, hüsrana, heyecana, kızgınlığa olan tepkiler absürt hissettirmedi. Kişinin kendi içinde yaşadığı duyguları da sorgulamasına yardımcı oldu. Kitabı okuduğum için mutluyum. Kitap tam tadında bir uzunluktaydı
Duygu ve Düşünce
İşte TanrılarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021962 okunma