…özgürlüğün bedeli yalnızlık olmamalı. Hiç kimseden, hiçbir şey beklememek, başını kimsenin omzuna dayayıp ağlayamamak, kaskatı olmak, duygusuz görünmek... Bu mu, özgürlük bu mu olmalı?
"Kral birçok hizmetçiyle gönül eğlendirdi," dedi. Sonra da omuz silkti. "En azından ben ondan birkaç mücevher kopardım." "Ciddi olamazsın." "Elbette değilim." Küpelerinden biriyle oynadı. "En kötü yanı da ne biliyor musun? Herkesin yaşananları bilmesi." Kolumu omzuna attım. "Sen onları boş ver. Hepsi bir araya gelse bir Genya etmezler."
Sayfa 230 - Genya - Alina·Kitabı okuyor
Reklam
Evet bir şeyler eksik ve ben o eksiklikle yaşayamıyorum, özgürlüğün bedeli yalnızlık olmamalı. Hiç kimseden,hiçbir şey beklememek, başını kimsenin omzuna dayayıp ağlayamamak, kaskatı olmak,duygusuz görünmek... Bu mu,özgürlük bu mu olmalı ?
Sayfa 187 - Doğan Kitap
"Kafayı mı yedin sen?" diye bağırdı Peter, birdenbire içini korku sarmıştı "Zehirliydi Peter," dedi peri yumuşak bir sesle, "ve şimdi öleceğim. " "Ah Tink, beni kurtarmak için mi içtin onu?" "Evet." "Ama neden Tink?" Kanatları artık zar zor taşıyordu onu, yanıt olarak Peter'ın omzuna kondu ve burnunu tatlılıkla ısırdı . Kulağına "Seni şapşal kafa," diye fısıldadı, sonra yalpalayarak kendi odasına uçup yarağına uzandı. Peter, keder içinde perinin yanına diz çöktüğünde, kafası neredeyse küçük odanın dördüncü duvarını kaplıyordu. Perinin ışığı gitgide sönüyordu ve Peter biliyordu ki ışık tamamen söndüğünde o artık var olmayacaktı . Tink onun gözyaşlarını o kadar çok seviyordu ki güzel parmağını Peter'ın yanağına uzattı, yaşlar oradan aksın diye. Perinin sesi öyle cılız çıkıyordu ki Peter başta ne dediğini anlamadı . Sonra çözdü. Çocuklar yine perilere inanırsa iyileşeceğini söylüyordu.
Alıntı
Vefa,şefkat, güven
Bir telefon kadar yakınken, birbirimizi aramamak, arayamamak yani. Yanlış ilişkilerin ayak izlerini arkada bıraka bıraka düşmedim ki ben,acımadı ki canım, aslında çok güçlüyüm diye diye dolanmak. Sakın inanma asla güvenme,hiç açık verme, kendini kolla diyerek bedelleri yalnızlık olan zaferlere yürümek. Birinin saçını okşamak nedir unutarak, bir arkadaşa güvenerek başını omzuna yaslayabilmek, her nerede ve nasıl olursa olsun bir sese koşmak ve koşulacağını bilmek inancını hiç tanımadan yaşamak ne kadar acıklı..
Sayfa 126
hshsjsjsj haklı
Şimdi tutup da "Beni çok üzüyorsun" falan filan demeyeceğim.Üzülmek mesele değil çünkü,üzüntülerle nasıl başa edeceğimi biliyorum.Ama bu kadar çok öfkeyi ne yapacağımı bir türlü bulamıyorum.Kavga etsek belki biraz rahatlarım.Ancak kavga belli bir samimiyet gerektirir. Seninle o kadar samimi olduğumuzu düşünmüyorum. Halbuki ben gerektiginde başımı omzuna koyabileceğim birini değil, sinirlendiğimde direktoman kafayı koyabileceğim birini arıyorum. Sana kafa göz dalamadığım için bir türlü sakinleşemiyorum, ben ayrılmak istiyorum Osman.
Alıntı
Reklam
Reklam