Artık Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden helal ve temiz olarak yiyin. Allah'ın nimetlerine şükredin, eğer gerçekten O'na ibadet edecekseniz.
Nahl/114
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir akrep adamı sokuyor ve maddi olarak içerdiği zehri insa nın vücuduna zerk ediyor. O zehir kana karıştıktan ve geri dö nülmez noktaya geldikten sonra sadece ihlasla okunan bir Fâtiha suresi o zehrin etkisini yok ediyor.
Niye şaşırdınız ki? Fatiha Suresi kimin yarattığı bir silah? Al-lah (azze ve celle)'nin değil mi? Peki, ya akrebin rabbi kim? Ak repteki zehri yaratan kim? O da Allah (azze ve celle) değil mi? Ya zehrin yayıldığı karmaşık insan vücudunun sahibi? O da aynı değil mi? O zaman...
Fâtiha Suresi'nde şifaya vesile olan can alıcı ayet: "Biz ancak sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz." Dünyaya ve dine ait her türlü sıkıntıda nasıl yalnız sana ibadet ediyorsak bunda da yalnız senden yardım dileriz. Hastalıklar da yalnız Allah'tan yardım dilemeyi gerektiren afetlerdendir. Kudreti yüce olan Allah (azze ve celle), ihlasla kendisinden yardım istendiğinde kulu-na yetişerek hiçbir aracı maddeye ihtiyaç duymadan ol diyor ve zehrin de hastalığın da vücudun da Rabbi olarak hastalığa izin vermiyor. Birileri istediği kadar "plasebo" desin.
"Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, 'Elbette biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz' derler. İşte Rablerinin lütufları
ve rahmeti böyleleri içindir, işte doğru yolu bulmuş olanlar da bunlardır. "
(Bakara, 156-157).
Güzel sözler O'na yükselir." (Kur'an, Fatır, 35/10). O söz, kelimenin şeklinin aynısıdır, çünkü onlar Allah Teâlâ için tesbih edilmiş şekillerdir; şayet o sözler küfür kelimeleri olsa, o zaman o sözler sahibine döner; onların vebali o sözleri konuşanın üzerinedir, o kelimelerin üzerine değildir. İşte bu nedenle Şâri', Hz. Peygamber şöyle buyur-muştur: "İnsan bazen, kendisinin hiçbir sakınca görmediği, fakat Allah'ın gazabını gerektiren öyle bir kelime söyler ki, öyle sözler konuşur ki, o sözlerle birlikte yetmiş yıl kadar uzak olan cehennem'in çukuruna iner."