1/10
·104 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 04:49
Eğer İbn Rüşt'ün Faslu'l Makâl isimli eserinin tercümesini okumak istiyorsanız bu kitap o kitap değil. Kitabın yarısına kadar yazarın İslam dünyası, İslam düşünürleri ve din hakkındaki yanlı ve yüzeysel yaklaşımlarla yaptığı analizleri yer alıyor. Yazarın ilahiyat ya da felsefe alanlarında tahsilinin olmadığını birkaç sayfa içinde anlıyorsunuz. Çeviriyi muhtemelen orijinal metinden değil Fransızca tercümesinden yaptığı ve onu da başarısız bir şekilde yaptığı için ikinci kısımda da okunmaya değer bir şey yok, çoğunlukla anlamsız kelime öbekleri.. İbn Rüşt çevirisi arıyorsanız İş Bankası Yayınları'na bakmanızı tavsiye ederim.
Alıntı
Din - Felsefe Tartışmasıİbn Rüşd · Cem Yayınevi · 2002199 okunma
Heyyttt,var mı bana yan bakan :))))
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
SAYILI FIRTINALAR "Eski İstanbul Kabadayıları" REFİ CEVAD ULUNAY Sayılı Fırtınalar Refi Cevad Ulunay'ın Türk edebiyatında ve yakın tarih kitaplığında çok özel bir yere sahip olan, adeta bir "İstanbul folkloru" belgeseli niteliğindeki eseridir. Kitap, tarih kitabı ile roman arasında durur. Olayların önemli bir kısmı hakiki kişiler ve vakalardan beslenir; ancak Ulunay bunları roman tekniğiyle anlatır. Bu yüzden eser, tarihçiler tarafından tek başına belge olarak değil, dönemin sosyal hayatını anlamaya yardımcı bir tanıklık metni olarak değerlendirilir. Bir nostalji sever olarak, eserdeki İstanbul'un mekan hafızası beni en çok etkileyen yönlerden biri oldu.Kahvehaneler, meyhaneler, Direklerarası, arka sokaklar, tulumbacılar, zaptiyeler... Bugün büyük ölçüde kaybolmuş bir şehir kültürü adeta canlı bir dekor gibi anlatılırken ben de adeta içinde yaşadım. ***** Ulunay, bu kitapta Osmanlı'nın son dönemindeki İstanbul kabadayılık müessesesini anlatır.Yazarın bizzat şahit olduğu, dinlediği ya da içinde bulunduğu eski İstanbul sokaklarının yazılı olmayan kanunlarını kayda geçirir. Zincirleme bir hikaye anlatımıyla Abdülhamid döneminin son yılları ile Meşrutiyet İstanbul'unun yeraltı dünyasını ve sosyal hayatını resmeder. Sayılı Fırtınalar, bugün tamamen yok olmuş bir İstanbul alt kültürünü, o kültürün kendine has kodlarını ve insan tiplerini birer belge gibi günümüze taşıyan emsalsiz bir kaynaktır. Üsküdar'da sahafın vitrinde görüp hemen alıp keyifle okuduğum bir eserdir. Yeni basımı var mı bilmiyorum. Merak edersiniz sahaflardan temin edebilirsiniz. Gelelim esere... Kitap, önce kabadayılık, racon gibi kavramları açıklayarak başlıyor. Ardından anlatı, dönemin ünlü kabadayılarından Arap Abdullah'ın karıştığı 'Direklerarası Cinayeti' ile devam ediyor. (Güzel
Tarih
Sayılı FırtınalarRefi Cevad Ulunay · Bolayır Yayınevi · 197361 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Babamız Atatürk!
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 08:27
Kitabı okurken kendimi tutamadım, yer yer sesli ağladım. İnsanın babası hiç ölür mü? Ölmüyor işte, her satırda yaşıyor.Bugün burada rahat bir nefes alabiliyorsak, kimseye el açmadan kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durabiliyorsak; bu, bir zamanlar bizim uğrumuzda hayatlarını, hayallerini ve en güzel yaşlarını feda edenlerin; Atatürk’ün ve onun o cefakar silah arkadaşlarının mirasıdır. Ben, bir kadın olarak bugün bu hayatın içindeysem, bu sadece onların verdiği o büyük mücadelenin eseridir. Falih Rıfkı, Babanız Atatürk’te o büyük lideri bir devrimcilik kitabının sayfalarından çekip alıyor da sanki başucumuza, dert ortağımız olarak oturtuyor. Sofrasındaki o derin sohbetlere, bir şiir dizesi karşısında gözleri dolan o ince ruhlu adama, bazen de bir kararı alırken çektiği o uykusuz gecelerin sessiz ağırlığına şahit oluyoruz. Falih Rıfkı’nın samimiyeti sayesinde Atatürk, sadece tarihimizin bir parçası değil; sanki dün akşamki sohbetimizde bize yol gösteren, omuzlarımızdaki yükü paylaşan, bakışıyla içimizi ısıtan bir "baba" gibi yakınlaşıyor bize. Onun o keskin zekasına ve imkansızlıklar içinde bile milletine duyduğu o sarsılmaz aşka tanık oldukça, insan hem dizlerinin bağının çözüldüğünü hissediyor hem de o dehşetli hayranlıkla dolup taşıyor. Her hücremle hissediyorum ki; o, bizim bu topraklar üzerindeki en büyük şansımız, içimizdeki o hiç sönmeyecek olan ateş. Onu bu kadar yakından tanıdıkça, ona ve onun bu eşsiz emanetine saygı duymayan, değerini idrak edemeyen insanların adına sadece üzülüyorum; çünkü kendi tarihlerine ve kendi varlık sebeplerine bu kadar yabancı kalmak, aslında ne büyük bir kayıp. İyi ki bu topraklardan geçti, iyi ki bize bu onurlu duruşu miras bıraktı. O'na olan borcum, ömrüm boyunca taşıyacağım en kutsal yüküm. Bu kitap bir son değil; o büyük
1000Kitap
Babanız AtatürkFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2023978 okunma
Puan vermedi·215 syf.·
2026 28. kitabı
Frank Furedi'nin 2004'te kaleme aldığı, Türkçeye 2010'da Erkan Koca çevirisiyle kazandırılan bu kitap, ilk bakışta bir nostalji metnine benziyor: "nerede o eski entelektüeller?" sorusunu sorduğunda, çoğu okur kapağı kapatmadan önce gözünü deviriyor olabilir. Çünkü bu soruyu soran her kalem, biraz da geçmişin kült figürlerine sığınan, yenilenle başa çıkamamış birinin sızlanması gibi gelir kulağa. Furedi bu tuzağa kısmen düşer; ama düştüğü yerden çıkardığı tespitler, bu coğrafyada sızlanmayı hak edecek kadar haklıdır. Kitabın belkemiği tek bir kavram: philistinizm. Furedi'nin Schopenhauer'den ödünç aldığı bu terim, "zihinsel ihtiyacı olmayan insan"ı tarif eder. Yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi, mevki ve şöhret kovalamayı bilen ama düşünceyi kendi başına bir zevk olarak tanımayan, hatta düşünmenin kendisini "zaman kaybı" sayan tipoloji. Bir zamanlar bu sözcük üniversite çevrelerinde sıradan halkı tanımlamak için kullanılırdı; Furedi'nin tezi şu: artık üniversitenin kendisi philistinleşmiştir. Çürümenin alttan değil üstten geldiği bir çağdayız. Kitap altı bölümde altı yara açar. Aklın değer kaybı: Aydınlanma'nın iddiası — "akıl evrenseldir, hakikat bulunabilirdir, bilgi özgürleştirir" — postmodern relativizm tarafından aşındırılmıştır. Hakikat artık çoğul, görelidir; herkesin gerçeği kendinedir; bu cümle bir özgürleşme gibi başlamış, bir teslimiyetle bitmiştir.Önemsiz görülen arayışlar: Bilgi salt bilgi olarak değer taşımaz olmuştur; her cümlenin altına bir "ne işe yarayacak?" sorusu konmuştur. Einstein'ın "gerçeğin arayışında olmak, ona sahip olmaktan daha değerlidir" cümlesi artık duvar süsüdür; uygulanmaz.İçeriğin yokolması: Üniversite işletmeye, akademisyen profesyonele, ders pakete dönüşmüştür. Edward Said'in kitapta alıntılanan tespiti sertir: profesyonel, "kayığı
Nereye Gitti Bu Entelektüeller?Frank Furedi · Birleşik Kitabevi · 201062 okunma
"O'nu bilmek olmazsa...Varlık, yokluğa dönüşür."
10/10
·283 syf.·
2026 26. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim Bir senedir kavuşmayı beklediğim ve coşkuyla elime aldığım bu eseri, her an ve her yerde yanımda bulundurup, arada sırada herhangi bir sayfasını okumak isterim. "İnsan, ebed için yaratılmıştır. Onun hakikî lezzetleri, ancak marifetullah, muhabbetullah, ilim gibi umur-u ebediyededir."(İşarat-ul İ'caz, Sure-i Bakara, 25.Âyetin tefsiri) Önsöz ve girişin ardından Allah'ı tanıma, Esma'ül Hüsna'nın güzellikleri, Rabbimizin isimlerini sevme ve bu isimlerin Kur’an-ı Kerim'de ele alınış biçimi gibi konular işlenmiş. 'İsm-i Azam' bölümünden sonra ise Rabbimizin isimleri, Üstad'ın eserleri ışığında, kısa ve net bir üslupla tek tek ele alınarak Esma'ül Hüsna gibi mühim bir konu gayet itidalli bir şekilde işlenmiş. Allahu Teâlâ'yı tanımaya çalışmak, kulluğumuzun bir gereği. Dünya hayatıyla O'nun rızasına uygun baş edebilmenin en temel yolu Rabbimizi bilmek. Bu sebeple Esma'ül Hüsna okumaları/çalışmaları yapmalıyız. Dualarla Rabbimizle iletişime geçerken O'na Esma'ül Hüsna ile hitap etmeliyiz. "Evet, O'nu bilmekle acılar, lezzetlere dönüşür. Evet, O'nu bilmek olmazsa, ilimler korku ve kuruntulara dönüşür. Varlık, yokluğa dönüşür. Hayat, ölüme ve nurlar, karanlıklara ve lezzetler, günahlara dönüşür." (Zeyl-ül-Hubab) "Allah’a hakikî abd (kul) olan, başkalara abd olamaz." (Hutbe-i Şâmiye) Şu fâni yolculukta, O'nun yolunda sabit kalmak ve O'na tüm acizliklerimiz ve kusurlarımızla kulluk olma gayretinde bulunurken, Esma'ül Hüsna'ya aşina olmadan olmaz... Ve bu hususta bu eserden kesinlikle istifade edinilebilir... cânıgönülden tavsiye ediyorum. Not: Bu kıymetli eserin en sevdiğim yönlerinden biri, Risale-i Nur'dan yapılan alıntıların kaynaklarını cümle ya da paragrafın hemen ardına yerleştirilmesi oldu. Ve içimden bu kitabı tüm sevdiklerime
Risale-i Nur Işığında - Esma-i HüsnaGülşen Gazel · Gündönümü Yayınları · 20062 okunma
10/10
·664 syf.··
2025 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 00:00
Serinin çocuksu masumsallıktan çıkıp, karanlık ve epik bir fantastik dünyaya evrildiği o muazzam dönüm noktası: Ateş Kadehi. Bu kitapta Hogwarts, yüzyıllar sonra yeniden düzenlenen tehlikeli ve görkemli Üçbüyücü Turnuvası'na ev sahipliği yapıyor. Harry’nin istemeden de olsa bu turnuvanın içine çekilmesiyle başlayan süreç, sadece fiziksel bir mücadeleyi değil, aynı zamanda büyüme sancılarını, arkadaşlık testlerini ve ilk aşkları da beraberinde getiriyor. J.K. Rowling’in kurgu dehasına bir kez daha hayran kalmamak elde değil. Quidditch Dünya Kupası’yla açılan evren, farklı büyücülük okullarının (Beauxbatons ve Durmstrang) dahil olmasıyla iyice genişliyor. Kitabın son bölümleri ise serinin o güne kadarki en karanlık, en trajik ve soluk kesici anlarına sahne oluyor. Geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi, Voldemort'un gölgesinin artık tamamen üzerimizde olduğunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Defalarca okusa da ilk günkü heyecanı veren, büyücülük dünyasının en şanlı ve en hüzünlü kitaplarından biri. #HarryPotterveAteşKadehi #JKRowling #AteşKadehi #HarryPotter #ÜçbüyücüTurnuvası #Hogwarts #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NeOkudum
Harry Potter ve Ateş KadehiJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202336,4bin okunma