8/10
·152 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 13:18
Aşktan Önce ile hormonların bizi nasıl tatlı tatlı reaksiyona soktuğunu görmüştük. Aşktan Sonra ise o pembe bulutlardan yere çakılma anımızın bilimsel açıklaması olmuş. Serkan Karaismailoğlu bu kez aşkın bitişini ve o meşhur ayrılık sancısını sinirbilimin en sade haliyle anlatmış. Yani ayrılık sonrası yaşanan o can yanması tamamen somut bir gerçeklik. Çünkü beyin, duygusal acıyla fiziksel acıyı aynı merkezlerde işliyor. Bu yaşananlar sonrası beynin kendini tamir etme gücünü öyle umut verici anlatmış ki, biyolojik olarak bu acının da bir son kullanma tarihinin olduğunu hatırlatıyor. İlk kitaptan sonra bunu okumak taşları tam yerine oturttu. Aşk acısını arabesk dramalardan uzak, beynin içindeki kimyasal bir onarım süreci olarak görmek isteyen her kalbe ve beyne hitaben. Beyin için kırık bir kalbin anatomisi, kırık bir kemiğinkinden farklı değildir. İkisi de aynı merkezde aynı dille feryat eder.
Aşktan SonraSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 2026165 okunma
Erha ! Kalbi Ezen ama Sonra Saran Seri - 10+1 tüm seri incelemesi
Puan vermedi·524 syf.··
2026 105. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 11:26
Bu seri, bir “ikinci şans” hikayesi. Hem de en zalim, en kırık, en pişman ikinci şans. “”enemies to lovers’ın kralı burada!”” Erha, hatalı bir öğrencinin ustasıyla yeniden başlayan yolculuğunu anlatan, komediyle trajediyi ustaca harmanlayan epik bir cultivation hikayesi. Nefret mi, aşk mı, pişmanlık mı, özlem mi? Hepsi aynı anda iç içe. Mizah ve trajedi dengesi baya iyi . En karanlık anlarda bile o meşhur “husky” enerjisi devreye giriyor. Bazı bölümlerde hem kahkahalarla güldüm hem gözlerim doldu, resmen duygusal rollercoaster. 5. Ve 6. ciltte sexual tension epey yüksek, bazı sahneler sayfayı yakıyor resmen fjfjfjf 11. Cilt bonusu: Tam bir mutluluk hapı! Bol kahkaha, neşe, Xie Meng ve ikizler beni yerlere yatırdı mesela. O büyük savaşlardan sonra ki o huzur.:) Tüm karakterlerin artık her şeyi yoluna koymasını okumak çok keyifli. Değdi mi diyor her gözyaşına :) değdi değdi Yuwu uyarısı: Fandom genelde “Erha’dan sonra Yuwu’yu okuyun” diyor ama ben tam tersi öneriyorum. Önce Yuwu, sonra Erha. Çünkü Yuwu, Erha’dan yüzlerce yıl öncesini anlatıyor. Kronolojik sırayla okumak evreni, sect’leri, bazı karakterleri ve soyları çok daha derin ve zengin kılıyor. Bilerek okumak ayrı bir tat veriyor ve iki seri arasında kesinlikle spoiler yok. Dikkat: İçerdiği ağır temalar ( istismar, intihar, soykırım, şiddet, kan vs.) yüzünden hassas okurları kesinlikle uyarmam lazım. Bu, hafif bir danmei değil. Kalp kaldırması zor yerleri bol. Yine de serinin en büyük gücü tövbe, fedakarlık, yanlış anlamalar, yıkım ve onarım üzerine kurulu olması. Bitirdiğimde hem yorgundum hem de tuhaf bir huzur hissettim. “Bu kadar acıdan, bu kadar hatadan sonra bile aşk mümkünmüş” dedirtti bana. Sonuç: Erha sadece bir danmei değil; pişmanlık, sevgi ve ikinci şans üzerine yazılmış epik bir destan. 10+1
Duygu ve Düşünce
The Husky and His White Cat Shizun, Vol. 1Rou Bao Bu Chi Rou · Seven Seas · 202269 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Siyah rengin aydın atılımı gür sesi cesur duruşu
5/10
·242 syf.·
2026 40. kitabı
Yaşanmış gerçek bir anlatı... Cesur sesler... Dik duruşlu ruhlar... Kararlı bakışlar... Benim tanımlamalarım bunlar, ya sizin?? Bu zamana kadar buna benzer birkaç tane daha direniş ve umut bağlayan kitaplar okumuştum. Şimdi bir şeye değinmek istiyorum ama bu sadece bir gözlemim herhangi bir eleştiri değil. Okuduğum bu kitap da birçok sayfasında gözlerimi yaşarttı çünkü ortada bir emek ve cesaret vardı. Bu cesaretlenmek dediğimiz asla küçük bir şey değil. Ruhun en tanımlanamayan tarafı belki de. Hayatın o korkularla dolu arşivinden kayıt altına alınan yaralı nefeslerin onarım servisi gibi ya da.. Gelelim çöl çiçeğimize. Kitap gerçekten adıyla birebir iki elin birbiri arasına sokulmasıyla kavuşması gibi. İncelememe başladığım günden beri her yazmaya başladığımda o acı dolu sahneler ruhumu da sıktıkça sıkıyor. Evet bizim ülkemizde geleneklerimizde olmadığı için anlamamız hiç kolay bir şey değil hem de hiç. Bırakın anlamaya çalışmayı empati bile yapmaktan korkuyorum. (Ağlamak) Yıllar boyunca kadınların da sadece bir insan oluşunu unutup canavarca davrananları ve düşünenleri bahsetmiyorum bile. Ama bir gelenek bari bu kadar acımasız olamaz(-dı.). Amacım erkekleri kötülemek ya da üstünden herhangi bir kasmak değil de. Gerçekten soruyorum içim şu an cız ederek. Harbiden biz kadınlar erkeklerden daha zalim olabilir miyiz? Belki aramızda bunun cevabı yoktur gibi fikirler de çıkabilir doğru, belki de. Ama benim var. Ben bu kadar zalimce olarak görmüyorum. Evet gaddarını da gördüm merhametsizini de canisini de . Bundan iki hafta önce de İnsan Hakları ve Demokrasi dersimizde de kadınların sünnet edilmesi olayını duyduğumda gözyaşlarım sınıfın ortasında akıp gitmişti şok olmaktan da silememiştim. Hazmedememiştim ki davranayım Neymiş efenim cinsel hazlar kadınlarda daha tehlike
İnceleme & Yorum
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Dirilt Kalbini/ Nouman Ali Khan
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 16:32
“DİRİLT KALBİNİ ”... Sen dirilt ki etrafındakilere de örnek olsun. Dirilt Kalbini, “HİÇBİR hâl yok ki KUR’AN’DA karşılığı olmasın” düşüncesiyle; insanın ve toplumun her hâlini anlamlandırmaya ve düzeltmeye çalışan çok kıymetli bir eser. Kalbe dokunan, insanı durup düşünmeye sevk eden ve en çok da hayata bakış açımı değiştiren adeta bir “PSİKOLOJİK ONARIM ” gibiydi.Altını çize çize okuyacağım o kadar çok yeri vardı ki… Nouman Ali Khan bu eserinde; Kur’an ayetlerinden yola çıkarak niyet, samimiyet ve Allah rızasını kazanma üzerine derin ama anlaşılır mesajlar veriyor. Özellikle ilk sayfadaki dua bölümü ve peygamber kıssalarından verilen örnekler bende büyük bir farkındalık oluşturdu. Günümüz hayatından verdiği örneklerle, fark etmeden yaptığımız davranışlara ayna tutuyor ve nasıl düzeltmemiz gerektiğini gösteriyor. Benim için en çarpıcı yanı ise; bazı alışkanlıklarımı sorgulamama vesile olmasıydı. Hatta alışveriş (fazla) konusundaki bakış açımı bile değiştirdi diyebilirim. Daha önce yazarın Bakara Suresi sohbetlerinden oluşan kitaplarını okumuştum. Ama bu kitap, yazarı hiç tanımayanlar için bile çok güzel bir başlangıç olacak eminim.
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·637 syf.··
2026 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 20:23
İyilik, ilk bakışta insanın en saf eylemlerinden biri gibi görünür. Yardım etmek, kurtarmak, el uzatmak… Bunlar, ahlaki olarak neredeyse tartışmasız biçimde olumlanan davranışlardır. Ancak bu yüzeyin altına inildiğinde, iyiliğin sandığımız kadar “masum” olmayabileceği ihtimali belirir. Çünkü her iyilik eylemi, aynı anda görünmeyen bir ilişkiyi de kurar: veren ile alan arasındaki ince ama derin bir eşitsizlik. Birine iyilik yapmak, yalnızca onun hayatında bir değişim yaratmaz; aynı zamanda iki kişi arasında bir konum farkı üretir. Yardım eden, eylemin öznesi olarak aktif ve güçlü bir pozisyona yerleşirken, yardım alan kişi pasifleşir. Bu pasiflik çoğu zaman minnet, borçluluk ya da örtük bir eksiklik duygusuyla birlikte gelir. Tam da bu nedenle, iyilik yapılan kişi ile iyilik yapan kişi arasında tam anlamıyla bir eşitliğin korunması zorlaşır. İyilik, görünürde bir bağ kurarken, derinde bir mesafe de yaratır. Bu durumun farkına varan düşünürlerden biri Friedrich Nietzsche’dir. Nietzsche’ye göre iyilik, çoğu zaman bir üstünlük kurma biçimidir; güçlü olanın zayıf olana uzattığı el, yalnızca bir merhamet göstergesi değil, aynı zamanda bir hiyerarşi ilanıdır. Bu perspektiften bakıldığında, yardım etmek yalnızca başkasını değil, aynı zamanda kendini de konumlandırmaktır. Yardım eden, farkında olsun ya da olmasın, “yardım edebilen” olmanın getirdiği üstünlüğü deneyimler. Buna karşılık Immanuel Kant, ahlakın niyetle ilgili olduğunu savunur. Ona göre bir eylemi ahlaki kılan, onun sonuçları değil, hangi ilkeyle yapıldığıdır. Eğer bir kişi başkasına yalnızca “doğru olduğu için” yardım ediyorsa, bu eylem ahlakidir. Ancak burada da çözülmesi zor bir düğüm vardır: İnsan gerçekten tamamen çıkar dışı davranabilir mi? Yardım ederken hissettiğimiz içsel tatmin, vicdani rahatlama ya da
İnsan ve Duygular
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
O KADAR KİMSEZİDİM Kİ YOKLUKLARINDAN MEDET UMUYORDUM.
Puan vermedi
Şermin Yaşar, Yazarlık kariyerine adım atmadan önce sosyal medyada “Oyuncu Anne” adıyla tanınmış olan Şermin Yaşar, anne-çocuk ilişkilerine dair tecrübeleri ve hassas tutumuyla alanında fark yaratan işlere imza atmış. 2017 yılından önce kitaplarını Çarkacı soyadıyla yayımlayan yazar, çocuk gelişimi alanındaki kitaplarının yanı sıra öykü dalındaki eserleriyle de hayran kitlesini giderek genişletmiştir. Bir Kadın, Bir Anne ve Bir Yazar Göçmen bir ailede dünyaya gelen Şermin Yaşar, Almanya’nın Başkenti Berlin’de 1982 yılında doğdu. Ailesinin Türkiye’ye dönme kararı üzerine çocukluk yıllarını Bilecik’in Kınık köyünde geçiren Yaşar, lisans öğrenimini tamamlamak üzere Isparta’ya taşındı. Burada Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra, yüksek lisans öğrenimi için Ankara’ya yerleşti. Ardından kariyerine reklam sektöründe metin yazarı olarak başlangıç yaptı. Yazarlığa olan tutkusunu mesleği sayesinde daha çok keşfetme ve geliştirme fırsatı bulan Yaşar, bu sayede kariyerinde yöneticilik pozisyonlarına kadar yükseldi. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi. Selime Teyze: Romanın merkezindeki karakter olan Selime Teyze, yıllarını annelik, fedakarlık ve sessiz emek üzerine kurmuş bir kadındır. Hayatı boyunca “önce başkaları” diyerek yaşamış, kendi ihtiyaçlarını ertelemiş, görünmez olmayı kabullenmiştir. Ancak yaş ilerledikçe ve kocasını kaybettikten sonra, bu görünmezlik artık gönüllü bir fedakarlık olmaktan çıkar, yok sayılmaya dönüşür, çocukları kendi hayatlarına odaklanır. Selime’nin en belirgin kişisel özelliği, sessiz bir
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma