Zaferden sonra…
8/10
·384 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 03:14
“Hain Mezarıma Tükürecekler!” romanını okurken Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca cephelerde verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını, toplumun her kesimini derinden etkileyen büyük bir varoluş savaşı olduğunu bir kez daha hissettim. Kişisel tüm isteklerini “zaferden sonra”ya bırakan bir nesille tanıştım. Yazarın kurduğu atmosfer beni dönemin içine çekerken, karakterlerin yaşadıkları olaylar ve verdikleri mücadeleler eserin sürükleyiciliğini arttırmış. Roman, tarihî gerçeklik ile güçlü kurguyu başarılı bir şekilde buluşturmuş. Kitaba konu olan kişiyi daha önce duymuş ve “gerçekte” ne olduğunu bilsem de kitapta ne olacağını daima merak ettim. Bu da yazarın başarısı bence.
HainSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2025519 okunma
6/10
·248 syf.·
2026 107. kitabı
Serinin ikinci kitabında olaylar her anlamda daha da kızıştı. Kurgunun hızlı ilerlemesi açıkcası hoşuma gidiyor. Hayden birazdan fazla saf ve yer yer aptal olsa da durumu iyi idare ediyor bence. Yani 5 ejderha eş ve daha önce bilmediği bir evrene aniden girişi derken yine de iyi ilerliyor. Nefret ettiğim kadın karakterlere dönmedi. Bu kitapta bazı şeylerin arka planı daha da ortaya çıktı ve 3 eşiyle bağ kurdu. Easton ve Maddox henüz kırılmadılar ama onlar da eşikte. Hayden günün sonunda ejderhalar için aşırı önemli bir noktada olacak ama bakalım üçüncü kitapta tüm her şeyi çözeceğiz.
1000Kitap
Küllerin GeceyarısıTessa Hale · Nox Yayınları · 202666 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
5/10
·72 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Jane Austen bu sefer beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Daha önce Gurur ve Önyargı, Akıl ve Tutku romanlarını bayılarak okumuştum. Hikayenin fikrini balo üzerine kurulu olmasına rağmen sevdim. Fakat o kadar fazla karakter var ki kısacık kitaba karakter şeması çıkardım resmen. Her yerden kardeş, her yerden soylu insan çıkıyor kafam karıştı bazı yerlerde. Sondaki açıklama bölümü beni memnun etti. Keşke kitap tamamlansaydı, en heyecanlı yerinde bitti. Ne biri evlendi, ne başka bir şey. Emma’nın dik duruşunu, Mr. Howard’la olan diyaloglarını, cahil ablalarının saçma sapan fikirlerini ve Lord’un gurur zedelenmesini daha fazla görmeyi çok isterdim. Benim açımdan ortalama bir kitaptı. Okunabilir ama beklentinizi yüksek tutmayın derim.
Edebiyat
Watson AilesiJane Austen · Can Yayınları · 2024578 okunma
Kaybettiğimiz şey insanlığımız mı, farkındalığımız mı?
Puan vermedi·184 syf.··
2026 541. kitabı
Sinan Canan ile ilk kez bir akşam tartışma programında beyin ve evrim üzerine yaptığı konuşmalar sayesinde tanıştım. Bir biyolog olarak evrim teorisi ile İslamiyet’in birbirini zorunlu olarak dışlamadığını, aksine farklı sorulara cevap arayan iki ayrı alan olarak değerlendirilebileceğini gerekçeleriyle anlatması dikkatimi çekmişti. O güne kadar bu konuda genellikle keskin kutuplar içinde yapılan tartışmalar dinlemişken, onun daha sakin, bilimsel ve açıklayıcı yaklaşımını farklı buldum. Daha sonra kurucuları arasında yer aldığı nBeyin çalışmalarını, televizyon programlarını ve YouTube’da yayımlanan içeriklerini takip etmeye başladım. Sinan Canan’ın en beğendiğim yönlerinden biri, bilimi yalnızca akademik çevrelerin anlayabileceği bir dilde anlatmaması. Beyin, davranış, evrim, öğrenme ve insan doğası gibi karmaşık konuları günlük hayatla ilişkilendirerek sunabilmesi, anlattıklarını daha anlaşılır ve düşündürücü hâle getiriyor. İFA: İnsanın Fabrika Ayarları kitabı da tam olarak bu yaklaşımın bir yansıması. Kitap boyunca insanın aslında modern dünyanın ürettiği birçok sorunla, biyolojik geçmişi arasındaki uyumsuzluk nedeniyle mücadele ettiğini görüyoruz. Sinan Canan’a göre insanı anlamanın yolu yalnızca bugüne bakmaktan değil, onu milyonlarca yıllık geçmişiyle birlikte değerlendirmekten geçiyor. Bu nedenle kitap kişisel gelişim kitabı gibi görünse de aslında insanın biyolojisini, psikolojisini ve davranışlarını anlamaya yönelik bilimsel bir yolculuk sunuyor. Kitapta en çok hoşuma giden nokta, insanı kusurlarıyla birlikte ele alması oldu. Dikkat dağınıklığımızı, korkularımızı, erteleme alışkanlığımızı ya da mutluluk arayışımızı yalnızca irade eksikliğiyle açıklamıyor. Bunların önemli bir kısmının, atalarımızdan miras kalan sistemlerin günümüz dünyasına uyum sağlamakta
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları - 1. KitapSinan Canan · Tuti Kitap · 20195,4bin okunma
Yeni bir Dünya kurulsa, insan da yenilenir mi?
7/10
·128 syf.··
2026 45. kitabı
Sabahattin Ali’nin Yeni Dünya adlı öykü kitabını okurken, farklı hayatlar ve karakterlerle karşılaşsam da hepsinin ortak bir noktada buluştuğunu düşündüm: İnsan olmak. Kitaptaki kişiler farklı şartlarda yaşasalar da aynı özlemleri, korkuları, hayal kırıklıklarını ve umutları taşıyorlar. Yazar, günlük hayatta çoğu zaman fark edilmeyen insanların hikâyelerini anlatıyor. Kimi zaman yoksullukla, kimi zaman yalnızlıkla, kimi zaman da adaletsizlikle mücadele eden bu insanlar sayesinde toplumun görünmeyen taraflarını görme fırsatı buluyoruz. Sabahattin Ali’nin en etkileyici yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Büyük olayları değil, sıradan insanların sessiz mücadelelerini anlatırken okuyucunun kalbine dokunmayı başarıyor. Kitaptaki öyküler bana, dünyanın değişmesinden önce insanın değişmesi gerektiğini düşündürdü. Çünkü şartlar farklı olsa da hırs, merhamet, bencillik, sevgi ve vicdan gibi duygular her dönemde insanın hayatını şekillendiriyor. Bu nedenle kitabın adı Yeni Dünya olsa da anlatılan meselelerin bugün de geçerliliğini koruduğunu düşünüyorum. Eserde dikkatimi çeken bir diğer nokta ise yazarın karakterlerini yargılamadan anlatması oldu. Onları kusurlarıyla birlikte kabul ediyor ve okuyucuya da aynı fırsatı veriyor. Bu sayede hikâyeler sadece okunup geçilmiyor, insanı kendi hayatı üzerine düşünmeye de yönlendiriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: Dünya gerçekten değişse bile insanın içindeki duygular ve zaaflar değişir mi? Sabahattin Ali kesin cevaplar vermiyor; ancak anlattığı hayatlar üzerinden bu soruyu uzun süre düşündürmeyi başarıyor. Kısacası Yeni Dünya, farklı insanların hikâyeleri aracılığıyla insan doğasını, toplumsal eşitsizlikleri ve vicdanı sorgulayan etkileyici bir eser. Okuyucuya yeni bir dünya vaat etmekten çok, yaşadığı dünyaya
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024821 okunma