Gelişim ve potansiyel değerleri hem geçmişi hem de geleceği aynı derecede içeren kavramlar gelişimin bir geçmişi olması gerekir örneğin başından geçen olaylardan ders almayan bu olaylar üzerinde düşünmeyen insan pek gelişemez bir kişinin tam gelişebilmesi için deneyimlerinden yararlanması gerekir; yararlanabilmesi ise onun gelecekte ne yapmak istediğini bilmesini geleceğe önem vermesini lüzumlu kılar. sırf geçmişe ya da sırf geleceğe önem veren birinin gelişimi kısıtlı olacaktır.
Bizi oluşturan hücrelerden ibaret olduğumuz yolundaki aşırı indirgemeci görü, insan davranışlarını anlamaya çalışan biri için yanıltıcı bir başlangıç noktası olacaktır. Bir sistemin çeşitli parçalardan oluşması ve bu parçaların da sistemin işleyişi için kritik önem taşıması doğru bir betimleme için uygun bir çıkış noktası oluşturdukları anlamına gelmez.
Bir şeye bir kez isim verildiğinde o isim, o şeyin bütününü ya da neden önem taşıdığını görmene engel oluyor. Kelimeye odaklanıyorsun ki o aslında en önemsiz bölümü, buz dağının tepesi.
Yetişkin hayatta kendisi için önem taşıyan kişilerle ilişkilerinde “kişilerin” yerine “kişilerle ilişki” iç dünyaya mal edildiğinde, kişi diğer insanı ‘ben onsuz var olamam’ şeklinde yaşar hatta bir yansıtma sürecinden geçirilerek “o bensiz yapamaza’ dönüştürülür. Bizler bulunduğumuz ilişkiler ağı içinde kendimizi geliştirip zenginleştirbiliriz.
Oysa bir şey öğrenen kedi bir farklılık hissetmez, “ben önemli bir kediyim çünkü öğrendim” demez. Ama bizim dünyamızda öğrenmiş olma insana bir tür önem katar, bu da insanlarla aramızda engel oluşturur.