Her gün koşmaya devam ettiğimi söylediğimde bunu hayranlıkla
karşılayanlar oluyor. “Ne kadar da azimlisiniz” diyorlar; bazen birilerinin beni övmesi, elbette sevindirici. Aşağılanmaktan çok çok daha iyi. Fakat düşünüyorum da insan çok azimli diye, her şeyi yapabilir gibi bir durum olmasa gerek. Yaşadığımız dünya, o kadar basit bir yer değil. Dürüst olmak gerekirse, her gün koşmaya devam etmekle kişinin azimli olması ya da olmaması arasında da pek bir ilişki olmadığı kanısındayım. Benim bu şekilde 20 yıldan uzun bir süredir koşmayı sürdürebilmiş olmam, nihayetinde koşmanın karakterime uygun olmasından kaynaklanıyor olsa gerek. En azından o kadar da sıkıntılı bir mesele değil, o yüzden olsa gerek. İnsanoğlu dediğimiz varlık, sevdiği şeyleri doğallıkla sürdürebilirken, sevmediği şeyleri süreklilik içinde yapamayacak bir doğaya sahiptir. Azim ya da onun gibi bir şeyin, minimum düzeyde de olsa bu durumla ilişkisi yoktur. Fakat insan, ne kadar azimli ya da ne kadar yenilgiden nefret eden biri olsa da, kendi düşüncelerine uygun düşmeyen bir şeyi uzun süre sürdüremez. Diyelim ki sürdürebildi. Bu, vücudunun kötü etkilenmesine yol açabilir.
İşte bu yüzden çevremdeki kimseye hiçbir zaman koşmayı önermedim.
Koşmak, muhteşem bir şeydir. Haydi hep birlikte koşalım, gibi şeyleri mümkün olduğunca dile getirmemeye özen gösteririm. Eğer uzun mesafe koşmaya merakı varsa, hiç kimse ilişmeyecek olsa bile, insanlar bir gün gelir kendiliğinden koşmaya başlarlar. İlgileri yoksa ne kadar coşkuyla önerirseniz önerin, işe yaramaz.