Kötü kararlar için kurallardan ve düzenlemelerden bahsetmeyin. Eğer kurallar adil ve doğru değilse, onları değiştirin ya da değiştirilmesini önerin. Her halükarda, adaletsizliği yok etmek için bir şeyler yapın.
Sayfa 271·Kitabı okudu
Alıntı
Her gün koşmaya devam ettiğimi söylediğimde bunu hayranlıkla karşılayanlar oluyor. “Ne kadar da azimlisiniz” diyorlar; bazen birilerinin beni övmesi, elbette sevindirici. Aşağılanmaktan çok çok daha iyi. Fakat düşünüyorum da insan çok azimli diye, her şeyi yapabilir gibi bir durum olmasa gerek. Yaşadığımız dünya, o kadar basit bir yer değil. Dürüst olmak gerekirse, her gün koşmaya devam etmekle kişinin azimli olması ya da olmaması arasında da pek bir ilişki olmadığı kanısındayım. Benim bu şekilde 20 yıldan uzun bir süredir koşmayı sürdürebilmiş olmam, nihayetinde koşmanın karakterime uygun olmasından kaynaklanıyor olsa gerek. En azından o kadar da sıkıntılı bir mesele değil, o yüzden olsa gerek. İnsanoğlu dediğimiz varlık, sevdiği şeyleri doğallıkla sürdürebilirken, sevmediği şeyleri süreklilik içinde yapamayacak bir doğaya sahiptir. Azim ya da onun gibi bir şeyin, minimum düzeyde de olsa bu durumla ilişkisi yoktur. Fakat insan, ne kadar azimli ya da ne kadar yenilgiden nefret eden biri olsa da, kendi düşüncelerine uygun düşmeyen bir şeyi uzun süre sürdüremez. Diyelim ki sürdürebildi. Bu, vücudunun kötü etkilenmesine yol açabilir. İşte bu yüzden çevremdeki kimseye hiçbir zaman koşmayı önermedim. Koşmak, muhteşem bir şeydir. Haydi hep birlikte koşalım, gibi şeyleri mümkün olduğunca dile getirmemeye özen gösteririm. Eğer uzun mesafe koşmaya merakı varsa, hiç kimse ilişmeyecek olsa bile, insanlar bir gün gelir kendiliğinden koşmaya başlarlar. İlgileri yoksa ne kadar coşkuyla önerirseniz önerin, işe yaramaz.
Reklam
•Çocuğunuzun duygularını küçümsemeyin, abartılı görünse de ergenlik dönemindeki bir genç için yaşadığı duygu gerçektir. Önce dinleyin, sonra çözüm önerin. •Kriz anlarında tartışmayı büyütmeyin. Unutmayın: Kriz ânı çözüm ânı değildir. Önce sakinleşin, sonra konuşun.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Ona günü hakkında, ne yaptığı ile ilgilendiğinizi gösteren belirli sorular sorun. 20 dakika sürekli, yoğun ilgi gösterin (bu süre zarfında gazete okumayın ya da başka bir şeyle ilgilenmeyin.) Cuma gecesini bekleyip ona ne yapmak istediğini sormak yerine, birkaç gün öncesinden özel bir gece planlayın. Yolculuklarda iki ayağını bir pabuca sokmamak için fazladan zaman ayırın. Geç kalacağınız zaman arayıp haber verin. Sizinle konuşurken elinizdeki dergiyi bırakın ve televizyonu kapatıp tüm ilginizi ona verin. Kalabalıkta sevginizi gösterin. Yemeğe çıkmak için değişik lokantalar önerin; nereye gideceğinizin sorumluluğunu ona yüklemeyin. Eşinize ilişkinizin başında davrandığınız gibi davranın. Yemek pişirdiğinde iltifat edin. Gün içinde neler yaptığıyla, okuduğu kitaplarla ve görüştüğü insanlarla ilgilenin. Sizin için bir şeyler yaptığında teşekkür edin. Kısa da olsa birlikte bisiklet gezisine çıkın.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Var mı başka çözüm önerisi olan? ... :)
Altı ayrı psikologla on bir seans geçirdim. Bu seansların tamamından tek bir sonuç çıktı: "Korkularınızın üstüne gidin Suat Bey!" Lan dingiller! Ben kendim korkularımın üzerine gitmeyi bilmiyo muyum? Bunun için mi ödedim o kadar seans ücretini? Belli ki gidemiyorum işte. Başka çözüm önerin.
Partnerinizin sizinle ilgilenirken size buyutecle bakar gibi degil de bir teleskobun ters ucuyla veya bir satranc ustasinin satranc tahtasini izlemesi gibi buyuk olcekli desenler ve dinamikler arayarak ilgilenmesini onerin.
Reklam
Reklam