Yas aslında bencildir, terk edilmiş bir dünyada kendimiz için tuttuğumuz bir yastır. Ben onsuz nasıl yaşarım?
... Ama bu, hikayenin sadece bir parçası, vedalaşmanın bir yüzü oysa o sırada o da bizimle vedalaşıyormuş.
"... artık onsuz bir
dünyada yalnız olduğumu bir kez daha idrak ediyor, ona anlatamazken her şeyin ne kadar anlamsız olduğu hissiyle
baş başa kalıyordum . Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana. "
Onsuz nasıl yaşar ki? Yaşayamaz. Kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, ayı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur.
Beden, özle ortak. Özsüz beden, nasıl bir işe yaramazsa bedensiz öz de bir işe yaramaz. Hani tohumu, kabuksuz olarak yere ekersen baş vermez, tutmaz; fakat kabuğuyla ekersen tutar, büyük bir ağaç olur. Şu halde bu bakımdan bedenin de büyük bir kadri var; böyle de olması gerek zâti. Onsuz bir iş görülemez; hiçbir maksada ulaşılamaz.
Sayfa 28 - Sufi kitap 5 Temmuz 2019 (Kitap)·Kitabı okuyor
Kuzeyliler buğdayı güneyliler ise her zaman olmamakla birlikte pirinci tercih eder; bazı Çinliler acı bibere asla el sürmezken bazılarıysa onsuz yemek pişirmezler. Pekinliler Şangaylıların tüccar ve menfaatçi olduklarından yakınır, buna karşılık Şangaylılar da Pekinlilerin eli açık ama kaba olduklarını söyler. Çin'in çeşitliliği karşısında bütün klişeler çözülür. ÇHC vatandaşları arasında çiftçilikle geçinenler ve jet sosyete milyarderleri, Budist rahipler ve gece kulübü sahipleri, ateşli feministler ve sert aile reisleri, avangart sanatçılar ve uzay mühendisleri, yak öküzü çobanları ve film animatörleri, demokrasi yanlısı eylemciler ve sadık Komünistler yer alır.