Meğer köye dönüşü ölümünden sonra olacakmış. Nihayet bahçesine ve köpeğine kavuşmuş, her zaman olmak istediği yerdeydi. Sanki bahçe ölümü kovacak, ölümün orada yeşermesine izin vermeyecekti; ya güller dikenlerini üzerine batıracak, ya köpek dişlerini kavalkemiğine geçirecekti.
Laf anarşisine karşı sözcükler kısırlaştırıldı.
Spiral takıldı ağızlara.
Mantıkda olağanüstü hal ilan edildi.
Biri orada kendini hırpalıyordu; elindeki tabancayı sinirli sinirli sallıyor, kusarak bağırıyordu:
— “Sevgiler anayasaya aykırı olamaz!”
Kabirde herkes bir olur. Orada zengini de fakiri de; kapitalisti de komünisti de; mü'mini de kâfıri de Müslüman olur. Hepsi artık Allah'a teslim olmuştur.
(Mademki ölüm her ideolojiyi, her cüzdanı ve her inancı aynı çizgide eşitleyecek. O halde dünyadaki bunca kavga olmayan bir üstünlüğün savaşı değil midir?)