Orhan Demir

Orhan Demir
@oran11
Puan vermedi·312 syf.·
2026 29. kitabı
Roberta De Monticelli’nin “Filistin’de Çiğnenen İnsanlık” adıyla bir araya getirilen metinleri rahat okunan bir “güncel siyaset” kitabı değil. Ben bu kitabı bir “Filistin kitabı” olarak değil, insanlık fikrinin otopsisi olarak okudum. Eğer insan hakları evrenselse, neden bazı coğrafyalarda askıya alınabiliyor? Eğer akıl evrenselse, neden bu kadar seçici işliyor? Bu soruların cevabı kolay değil ama De Monticelli şunu söylüyor: Zor sorulara susarak değil, konuşarak yaklaşılır. De Monticelli’nin temel derdi politikadan önce ahlak. Hatta daha kökensel bir şey: İnsanlık fikrinin kendisi. Ona göre Filistin’de yaşananlar yalnızca bir coğrafi trajedi değil; insanlığın normatif zemininin çöküşü. “İnsan hakları” dediğimiz kavramın içinin boşaltılışını, uluslararası hukukun selektif işletilişini ve Batı entelektüel dünyasının ikiyüzlü suskunluğunu masaya yatırıyor. Ama bunu sloganla değil, fenomenolojik bir titizlikle yapıyor. De Monticelli kimseyi rahat bırakmıyor. Ne İsrail devletinin askeri politikalarını, ne Hamas’ın şiddetini, ne de Avrupa’nın ahlaki kayıtsızlığını. Onun hedefinde “taraflar” değil; aklın cehenneme dönüşmesi var. Akıl, eğer evrensel insanlık ilkesine bağlanmazsa, teknik bir hesap makinesine indirgeniyor ve sonunda soğuk bir yıkım üretme aracına dönüşüyor. İnsanlık ihlâli, bir halkın sistematik olarak görünmez kılınmasıdır, diyor yazar. Ölü sayıları istatistiğe dönüştüğünde, çocukların ölümü diplomatik dile tercüme edildiğinde, kelimeler çürüyor. Ve kelimeler çürüdüğünde, felsefenin işi başlıyor. Metin yer yer bildirge tonuna yaklaşsa da (ki bu bilinçli bir tercih), argüman zayıflamıyor. Aksine, felsefenin steril akademik dili yerine etik bir öfke koyuyor. Bu öfke kontrolsüz değil; temellendirilmiş. Kantçı evrensellik fikrinden besleniyor ama soyut
1000Kitap
Filistin'de Çiğnenen İnsanlıkRoberta De Monticelli · Lejand Yayınları · 20255 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İlkel ve yamyam kavimler bile, kapitalist sınıf kadar kaba ve zalim değildir."
Ama gerçekten daha fazlasına ihtiyacımız olan şey nedir? Sarsıcı boyutta eşitsizlikle kuşatılmış bir dünyada, yoksul insanların en açık şekilde nakit ve dolayısıyla temel ihtiyaçları elde etme araçları neden yoksun olduğunu görmek kolaydır. Ancak tüm insanların ihtiyaç duyduğu ve aradığı o tarifsiz ve paha biçilmez şeyleri de hatırlamalıyız; bağlantı, dostluk, anlam, amaç, memnuniyet, güvenlik, özsaygı. Bunlar, son derece rekabetçi toplumumuzun yapay olarak kıt hale getirdiği, oysa aslında kıt olmak zorunda olmayan şeylerdir.
Sayfa 44 - Okuyanus Yayınevi, çev. Gökçe Metin·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
"Zamanımızın oldukça önemli bölümünü çalışarak, çalışarak tükettiğimiz gücü geri toplayarak veya iş bulmak, işe hazırlanmak ve tutunmak adına gerekli olan binlerce mecburi görevle meşgul olarak harcadığımızı göz önünde bulundurunca, vaktimizin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu söylemek giderek zorlaşıyor."
Sayfa 139·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
8/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2019 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2019 00:14
Bu kitabı beklediğimden fazla sevdim. 1941 de yayınlanmış hem filmi hem de dizisi olan bir kitabın Türkçemize daha geçen yıl çevrilmiş olması ne kadar yazık. Bu konuda Alakarga yayınlarını çok takdir ediyor ve destekliyorum; az bilinen, dilimize daha önce çevrilmemiş değerli eserleri bizlerle buluşturduğu için. Çevirilerini de beğeniyorum. Mildred Pierce bana göre yazarın Postacı Kapıyı İki Kere Çalar kitabından daha iyiydi. Kitapta, 30’lar Amerikasında toplumsal yaşamı ve dönemin zorluklarını da konu alan, yeni boşanmış bir annenin zorlu ekonomi hikayesi ve kızıyla olan sağlıksız ilişkisini detaylı bir dille anlatıyor James M. Cain. Spoiler! Gün geçtikçe dev dokunaçlı bir canavara dönüşen Veda’dan da, Mildred’in hastalık halini alan affediciliğinden de nefret ettim. Gördüğü kötü muameleye rağmen kızına olan bağlılığı resmen çileden çıkardı. Öte yandan hayata karşı feminist duruşu, azmi ve eşitlikçi tavrı hoşuma gitti. Kitabın son sayfasında okurun Mildred’a sinirini yatıştırmak ister gibi şöyle bir cümle var “Bir suçu varsa o da kızını çok sevmekti.” Kendime not: Filmi ve mini dizisi de izlenmeli.
Mildred PierceJames M. Cain · Alakarga Sanat Yayınları · 201837 okunma