Açıkçası bu kitabı okumaya başladığımda “Genç Werther in Acıları” nı okurken aldığım hazzı alırım sanmıştım. Acıdan yoğurulmuş cümlelerin nehrinde yüzerim sanmıştım. Büyük yanılgımın gerekçesi ise bu kitap yeraltı edebiyatı imiş. Ben kaldıramadım. İsme aldanmamak lazımmış.
Gürültü, patırtı istemiyorum, karanlık olsun istiyorum, bir yerlere gizleneyim diyorum, bunu istiyorum işte, bunu arıyorum, bunun ardından gideceğim, elimde değil.
Kalktım; gene eğri büğrü sokaklardan Unkapanı Köprüsü’ne doğru inmeye başladım. Evlerden birinden gelen bir ninni sesi beni birdenbire başka düşüncelere saptırdı; Büyük emeller benim bir aileme kurmama da mani olmuştu. Herkes gibi ben de çoluğa çocuğa karışmış olsaydım belki avunur gider, bu saatte kendimi bu kadar boş ve yalnız bulamazdım.