Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·240 syf.··
2017 104. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2017 18:16
Güzel ismiyle "Gökyüzü", Reşat Nuri Güntekin'in konu itibarıyle değil ama üslûp ve anlatım tarzı sebebiyle "Damga" ve "Miskinler Tekkesi" kitaplarını andırıyor: bu üç eserde de anlatıcı kitap boyunca birbiriyle bağlantılı ya da bağlantısız bir çok olayı sıralarken bir yandan da iç dünyasını ele veren nice gözlemle bize gerçek bir karakter sunmaya çalışır. Üç eserde de baş karakterimiz bir dertten muzdariptir: ya yoksulluk, ya bir sevgi ya da yaşlılık. "Gökyüzü"nde 60lı yaşlarını yaşayan karakterimiz geçmişi hatırlıyor, ardından ihtiyarlık günlerinde yaşadığı olayları anlatıyor. Esas meselemiz ise inançsızlık; çünkü bütün kitap boyunca anlatılan herşey aslında inanmak ya da inanmamak meselesi çevresinde dönüyor: ateist olan karakterimiz kendi inançsızlığını sorgulatacak bir dizi olay yaşıyor ve bu sebeple bilimin yetmediği noktada kendisini inanırken, inanmak zorunda kalırken buluyor. Ancak burada söz konusu olan İslami bir inanç da değil; ruhçuluk konusuyla başlayıp islâma geçiyor, ardından hurafelere dek uzanan bir dizi inançla temas ediyoruz. Kitabın sonundaki çözümleme ve karakterin kendi inanç buhranının sebeplerini çözüşüyle de herşey yerli yerine oturmuş oluyor: çocukken gökyüzü masallarıyla büyüyen insanlar hayat hayat olduktan sonra bu masallardan kopuyor ve hayatın akışına kapılıp gidiyorlar, ne zaman ki ikinci çocukluk denen ihtiyarlık başa geliyor, o zaman gökyüzünden yine masallar yağmaya başlıyor üzerimize, diyor yazar. Reşat Nuri Güntekin'in eserini inanca yönelme ya da inançsız yaşama konusunda ikna edici veya ilginç gelebilecek bir itiraz gibi okumaya kalkarsak hüsrandan başka bir sonuçla karşılaşamayız gibi geliyor bana; ancak Damga, Miskinler Tekkesi adlı eserlerinde olduğu gibi kendine, hayatına ve hayata bakarak konuşan, söyleyen bir karakteri
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 14:39
Reşat Nuri Güntekin’in Gökyüzü romanı, yazarın olgunluk döneminin en derin eserlerinden biridir. Yüzeyde sıradan bir çaresizlik ve inanç öyküsü gibi dururken, aslında Cumhuriyet dönemi Türk aydınının varoluşsal buhranını, modernleşme sancılarını ve insan ruhunun çelişkilerini zarif bir incelikle işler. Roman, üçüncü şahıs hâkim anlatıcıyla ilerler; okuyucuyu başkahramanın iç dünyasına sessizce çeker. Bu başkahraman, Cumhuriyet’in resmi ideolojisinin somutlaşmış hâli olan katı pozitivizmin ta kendisidir. Hayatını risk almadan, tutkularını gömerek, başarıyı, aşkı ve inancı hep uzakta tutarak geçirmiştir. Altmışına merdiven dayadığında elinde kalan, yalnızca “yaşanmamış bir hayat”ın hüzünlü bilançosudur.Güntekin’in dili sade olduğu kadar akıcıdır; kelimeler su gibi akar, ruhu okşar. Diyaloglar capcanlıdır, doğaldır; özellikle başkahramanın akrabalarıyla batıl inançlar üzerine giriştiği tartışmalar, dönemin toplumsal gerilimini ince bir mizahla yansıtır. Metaforlar az ama yerindedir: “Gökyüzü” imgesi, hem erişilemeyen ideallerin hem de metafiziğin son sığınağının simgesidir. Romanın sonunda başkahramanın gökyüzüne çevirdiği bakış, hem bir teslimiyet hem de derin bir hüzünle dolu sessiz bir kabulleniştir.
Edebiyat
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2018 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2018 00:51
Reşat Nuri Güntekin..... Beni kitaplarla tanıştıran, kitapları sevdiren adam...Yazarlar arasında Reşat Nuri Güntekin'nin yeri o yüzden çok ayrıdır.."Ilk göz ağrım" desem yeri.Uzun zamandır kitaplarını okumadığım için ,bu kitabını okuduğumda eski dostla karşılaşmış kadar mutlu oldum.  Eserine gelicek olursam;Siz hiç benimsediginiz "hayat felsefem bu"dediginiz dusuncelerinizden ,davranislarinizdan taviz verdinizmi? -asla.  Demeyin. Çünkü, insan aciz bir varlıktır.caresizligin neler yaptırabilecegini hicbirimiz bilemeyiz."Gökyüzü" de bu konu üzerine harmanlanmış çok guzel kurgulanmış bir roman.        Kahramanımız inançsız biri olmasına rağmen yeri geldiğinde hor gördüğü inanmadığı kuvvetlerden medet ummasını konu alıyor.Romanın en sevdiğim özelliği kahramanların birbirleri arasında ki diyalogları ve olaylar aralarında ki geçiş tam bir ustalık.Tek kelimeyle Reşat Nuri Güntekin farkı....onun kitaplarındaki lezzeti diğer hicbir kitapta bulamıyorum.Ornek alınacak usta bir yazar....       
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2019 2. kitabı
Reşat Nuri bu romanında yine batıl inançlara inanmayan bir cumhuriyet timsali karakterinin ,yobazlıkla verdiği savaşı anlatmış.Kitapta yakın tarihimize dair çok fazla bilgi var.Kitabın esas karakteri yalnızdır.Yanına yetim akrabası olan Sevim’i almıştır onu da kendi gibi çağdaş yetiştirmiştir.Kız ince bir hastalığa tutulmuş ve bu hastalığın tedavisini akrabaları batıl yollarla çözmeye çalışmış,kitabın esas karakteri ise bu yobazlarla savaşmıştır. Kitapta çok fazla didaktik unsurlar var...
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
8/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2017 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2017 23:54
Gökyüzü kitabı, sadece Raşit çocuğun, küçük beyin, Mükerrem'in, Turgut'un, hastabakıcı Habibe Resul'un, Doktor Hasanın, Gülşen Kalfanın , Asude Bacı'nın, Pervin'in, Bedia Yengenin, Sevim'in hikayesi değil bir ayağı toprağa bir ayağı gökyüzüne bakan hepimizin hikayesi. Kitapta küçük bey lakaplı bir amcanın uzak akrabası Sevim'i öz kızı gibi sahiplenişi, uzak akrabası tahsil görmüş Turgut ile aralarını yapmaya çalışması, sonra Sevim'in sinir hastalığı, etrafındaki yaşlı tüm insanların seferber oluşu sonunda tıp dışında yöntemlerle Sevim'in tedavi edilişi anlatılmış. Biraz korku unsurları içeren bir kitap :) Her şeyin çaresi var ama ölümün yok demişler bir şeyin çaresi daha yok: " İhtiyarlamak " Bize verilen ömrü yaşarken hepimiz yaşlanacağız. Ama ondan önemlisi bu hayatı elimizden geldiği kadar güzel yaşamalıyız ki ölürken pişman olmayalım. İhtiyarlamak gibi zor olan şey yalnız başına ihtiyarlamak diye düşünüyorum. Su verecek bir kimsenin bile olmaması çok zor bir durumdur. Hep yalnızlığın iyi bir şey gibi söylendiği anlarda ilerisini düşünüp güzel bir şey olmadığını anlamamız gerekir. Yalnız olmayın ve kitabı okumanızı tavsiye ederim :))
Siyaset
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
Gökyüzü inceleme
Puan vermedi·240 syf.··
2022 47. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2022 09:04
Gökyüzü kitabı, sadece Raşit çocuğun, küçük beyin, Mükerrem'in, Turgut'un, hastabakıcı Habibe Resul'un, Doktor Hasanın, Gülşen Kalfanın , Asude Bacı'nın, Pervin'in, Bedia Yengenin, Sevim'in hikayesi değil bir ayağı toprağa bir ayağı gökyüzüne bakan hepimizin hikayesi. Kitapta küçük bey lakaplı bir amcanın uzak akrabası Sevim'i öz kızı gibi sahiplenişi, uzak akrabası tahsil görmüş Turgut ile aralarını yapmaya çalışması, sonra Sevim'in sinir hastalığı, etrafındaki yaşlı tüm insanların seferber oluşu sonunda tıp dışında yöntemlerle Sevim'in tedavi edilişi anlatılmış. Biraz korku unsurları içeren bir kitap :) Her şeyin çaresi var ama ölümün yok demişler bir şeyin çaresi daha yok: " İhtiyarlamak " Bize verilen ömrü yaşarken hepimiz yaşlanacağız. Ama ondan önemlisi bu hayatı elimizden geldiği kadar güzel yaşamalıyız ki ölürken pişman olmayalım. İhtiyarlamak gibi zor olan şey yalnız başına ihtiyarlamak diye düşünüyorum. Su verecek bir kimsenin bile olmaması çok zor bir durumdur. Hep yalnızlığın iyi bir şey gibi söylendiği anlarda ilerisini düşünüp güzel bir şey olmadığını anlamamız gerekir. Yalnız olmayın ve kitabı okumanızı tavsiye ederim :
1K
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
6/10
·240 syf.··
2022 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 16:30
Reşat Nuri’nin bu zamana kadar okuduğum tüm romanlarını ve hikâyelerini beğenmiştim. Bu roman hariç. Yani kitabın tam olarak içine giremedim ve kitaptaki hiçbir kahramanla da bağ kuramadım. Verilen mesajı da tam anlayamadım. Anadolu Notları hariç sevmeyeceğim bir kitabına rastlayacağımı sanmıyordum ama yanılmışım.
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 9. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 15:53
Gökyüzü, Reşat Nuri Güntekin’in okuduğum diğer romanlarından farklı bir içerik ve üslupla yazılmış. Akşam Güneşi, Dudaktan Kalbe ve diğer çoğu eserde ana tema aşk iken bu kitap biraz daha siyasi ve -emin olmamakla birlikte- gizemli kaçıyor. Üslup açısından da diğer çoğu eserinden ayrılır bir yanı var Gökyüzü’nün. Diğer eserlerderinde kitabın başında tanıdığımız, ana kahraman sandığımız karakter aslında romanın asıl içeriğinde belki yeri dahi olmayan bir yan karakter oluyor. İlk başta tanıdığımız karakter başka biriyle rastlaşıyor ve romanımız bu ikinci kişinin ağzından anlatılan hikaye oluyor. Fakat Gökyüzü’nde durum böyle değil. Romanımızın ana kahramanı, kitabın ilk başında tanıdığımız kişi. Kitap, klasik Reşat Nuri Güntekin içeriği ve üslubundan her ne kadar farklı olsa da bu benim için olumsuz bir durum yaratmadı. Gayet akıcı ve sürükleyiciydi. Normalde siyasi içerikli kitapları okurken sıkılsam da bu kitap bu konudaki algılarımı kısmen yıktı diyebiliriz. Özellikle kitabın birinci kısımı oldukça siyasi olsa da beni sıkmadı, ikinci ve üçüncü kısımda ise siyasi ögelere çok yer verilmemişti. Kitapla ilgili tek bir olumsuz düşüncem var. Kahramanımızın anılarına yer verirken konu bazen uzatılmış, bu da asıl olay örgüsünü zaman zaman baskılamış. Kitabın heyecanlı bir kısmında okuma keyfiniz birden kahramanımızın anıları tarafından maskeleniyor. Toparlamak gerekirse kitap her zamanki Reşat Nuri kitaplarından biraz daha farklı, buna rağmen akıcılık ve sürükleyicilik adına bir kaybı yok. Bahsettiğim olumsuz yan da kitabı elimden bırakmama sebep olmadı. Akış içinde göz ardı edilebileceğini düşünüyorum. Okuyacaklara iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
7/10
·240 syf.··
2025 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 20:05
Reşat Nuri Güntekin , Türk edebiyatının en güçlü gözlemcilerinden biridir. Onun eserlerinde insanın iç dünyasına ve toplumun karmaşık dokusuna dair ince ayrıntılar bulmak mümkündür. Gökyüzü ise bu özelliğin yoğun şekilde hissedildiği romanlarından biridir. Ancak yazarın önceki eserlerine göre farklı bir okuma deneyimi sunar. Bir ömrün upuzun dramını anlatıyor, okuyucusuna önemli hayat dersleri çıkarmasını istiyor. Birçok şeyi yaşayamadan, birçok düşü gerçekleştiremeden yaşlanan insanların hüzünlü dünyasını anlatıyor. Eserdeki karakterler, toplumun farklı kesimlerinden alınmış portrelerdir. Hepsinin ortak noktası, yaşadıkları hayata tam anlamıyla tutunamamak, kendi benlikleriyle çatışmak ve bu çatışmadan çıkış yolu aramaktır. Reşat Nuri’nin ince psikolojik tahlilleri, karakterlerin ruh hallerini yalnızca bir bireyin değil, bir dönemin de aynası haline getirir. Dil ve üslup bakımından, yazar her zamanki gibi sade, akıcı ve içtendir. Betimlemeler abartısızdır; fakat duygusal yoğunluğu yüksek bir derinlik taşır. Bu sayede roman, hem kolay okunur hem de düşündürücü bir etki bırakır.
1000Kitap
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2024 14:10
60yqşında bir adamın ihtiyarlık günlerinden bahsediyor. yaşamını sorguluyor. Adamın başından siyasi olaylar geçmiş. Sürgünden sonra sevimi evlatlık alıyor. Onun hastalığının kendinde yaptığı tesir ve değişiklikleri anlatıyor. Mayangalardan kısa kısa söz ediyor.
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997791 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."