Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·200 syf.··
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 01:49
Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi Reşat Nuri Güntekin okumayı çok severim. Ama yazarın bu kitabı diğer kitaplarına nazaran daha düşük tempoluydu, durağandı.
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
"Ne yapabilmemiz mukadderse onu yapıyor, iyi kötü bir iş meydana koyuyoruz. Nihayet, ihtiyarlık, yani ikinci çocukluk geliyor, vücut kuvvetten düşüyor; damarlar sertleşiyor, fikirler titriyor, bulanıyor. İşte o zaman gökyüzü bizi tekrar kendine çekmeye, kulağımıza gizli seslerini duyurmaya ve ezelî masalıyla, vehimleriyle, boş umitleriyle bizi büyük uykuya hazırlamaya başlıyor." #alinti "Asla yapmam," dediğiniz bir şeyin başrolü oldunuz mu hiç? 60'li yaşlarında olan kahramanımız oldu. Hem de hiç tahayyül etmeyeceği bir şekilde. Çoğu akranı gibi süt kardeşinin de emekli olmasıyla, kendini, hayatını, düşüncelerini sorgulayıp, emekli olduğuna kanaat getirmeye çalıştığı anda, aniden gelişen bir olayla hayatı yeniden şekilleniyor. Hurafeler içinde kalmamak adına, özgür ruhlu ve inanışlı bir fikir adamı olarak gerektiğinde sürgünleri göze alan kahramanımız , evlatlık edindiği kızı tıbbi olarak her şey yapılmasına tüm tedaviler denenmesine rağmen sağlığına kavusamayinca son çareyi Arap bacılarda, ayinlerde, tütsülerde arıyor. Ateist olduğunu kitabın başından beri söyleyen kahramanımız , yaptıkları ve düşünceleri bakımından kendisiyle çelisince anlatımı sayesinde ortaya trajikomik satırlar çıkıyor. Osmanlı'nın son yılları ile Cumhuriyet'in ilk yılları arasında insanların yaşadıkları "uyum sağlama, çelişme, arada kalma," psikolojisi güçlü meteforlarla çok ustalıkla yer buluyor satırlarda. Kahramanımızın bir adının olmayışı belki de bu yüzden. Bir kişinin değil o dönem yaşayan insanların ruh halini, ihtiyarlık dönemini yalnız geçiren insanların ruh haliyle birleştirip, gizem ve mizahla kurgulanmış. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yazılan kitap, eski Türkçe kelimeler barındırsa da, sayfalar biraz ilerledikten sonra, kelimeler tanıdık geliyor ve cümlenin anlamını beyin
Klasikler
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
9/10
·200 syf.··
2025 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 11:23
" Bütün hayatımda bir hür fikir havarisi olduğunu söylemekle övün; insanlığın ve memleketin bütün istikbalini masal ve hurafeye karşı kazanacağı istikbalden bekle, inananları zaafla itham et, göğe el açan bir çareleri ayıpla, kendini vehimden kurtulmuş insanın en mükemmel modeli olarak ileri sür, sonra günün birinde bir çocuğun anlaşılmak hastalığı karşısında ne yapacağını şaşır, Afrikalı bacılara tütsü yaktırmaya, putperest düğünü yaptırmaya kalk." Reşat Nuri Güntekin... Yazdığı her kitap ile gönlümde taht kurmuş bir yazar. Onun kalemini okumaktan öykü keyif alıyorum ki!!! Ortaokul yıllarımdan beri açık ara en sevdiğim yazarlardan . Bazı kitaplarını tekrar tekrar okusam da #gökyüzü nü ilk defa okudum Kitabı yeni okuduğuma üzülsem de #inkılapkitabevi nin bu özel baskısından okuduğum için de mutluyum. Osmanlı'nın son yıllarından Cumhuriyet'in ilk yıllarında uzanan bir roman . Altmış yaşında , emekli olan karakterimiz geçmişe dönerek bize gençliğinden bahsediyor. Zamanında siyaset ile uğraşan karakterimiz çekinmeden konuştuğu için başı belaya da giriyor. Hiç evlenmemiş ve çocuğu yoktur. İlerleyen yaşında akrabasının kızını yanına alarak evladı gibi yetiştirir. Bir gün sebebi bilinmeyen bir hastalığa yakalanınca bu çocuk hayata bakış açısı da değişir karakterinizin. Bilime inandığı ve doktorlardan yardım beklediği halde bilim derdine derman olamaz ve istemese de hurafelere başvurmak zorunda hisseder kendini... Dönem insanını ve psikolojisini ince ince dokuyan yazarımız o günlerden bugüne göz kırparak toplumun çok da değişmediğini söylüyor kulağımıza. İnandığı şeylere ters davranmak zorunda kalan bir insanın yaşadıklarını ve onun arada kalmışlığın yarattığı endişeyi okuyucuya başarı ile aktaran yazarımızı bir kere daha takdir ederek saygılarımı
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 18. kitabı
Güneş olmak için gökyüzünde olmak vardır. Gökyüzünde olmak yeryüzünü görmek demektir. Yeryüzü hikâyelerine kulak vermek için de Reşat olmak gerek. Ne de güzel gerek Reşat Nuri Güntekin olmak. Şu zamanda teknesine binmişim ya deryasının kokusu bir başka güzeldir. Hayatın gizlilikleri gizemin sırlarında saklı bir ülke gibidir. Belirli konular, özellikle de inanç meseleleri üzerinde fikir alış verişi yapılmasına özen gösterilerek doğru ile yanlışın ağırlığını tartmasını aşikar bir şekilde beyanını sunmaktadır zengin bir sofrada. Ateist olan aydın kahraman ihtiyarlık yaşında olmasına rağmen halen bekârdır. Öksüz olan Sevim, akrabası tarafından barındırılmazken o, yanına alarak bağrına basıp baba kız olarak yaşamaktalar... Günün birinde ispirtizme inan arkadaşı Mukerrem ile akrabası olan Turgut ziyaretlerine gelirler. Ancak Sevim ikisinden de hazmetmez. Turgut aşk kapısını çalarken Sevim tarafından basit görülür. Mukerrem'den ise hep korkar oldu.. Neden mi? (#gökyüzü 'ne bakınız.) Sevim'in ansızın hasta olması kahramanımızı derinden üzer. Hangi doktora ev sahipliği yapsa da Sevim'in hastalığına derman bulunulmaz. Ne de olsa hastalığı tahlil yoluyla teşhisi konulacak bir hastalık değildi. Ama hastalık konusunda fikirlerde bulunmaları eski ile yeniyi ustaca karşılaştırarak tıp ilmiyle yol alıyorlar. Batıl inanca inancı olmayan aydın kahraman, akrabaları vesilesiyse tütsülerin kapıları çalması da ap ayrı bir fikir üretiminde, bilgi alış verişinde bulunarak mutabakat sağlaması Sevim'e sıhhat kapısı açılırken geleceğe ışık olmaktadır... Hayatın basit olmadığı ne âlâ bir şekilde Sevim'in hasta olmasından sonra kavramaktadır aydın kahraman. Hayatın çetin yüzü görünürde iken fikir sahiplilerin yaptığı hataları hoş karşılayabilir miyiz, sorusunun cevabını usta yazar 
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
“Gökyüzü” bireyin değişen dünya karşısında yaşadığı bocalamayı ve içsel çatışmalarını merkeze alan bir hesaplaşma romanıdır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde, bir aydının geçmişiyle yüzleşmesini anlatan eser düşünsel sorgulamalarla örülü bir yolculuk sunar. Sevim’in evlat edinilmesiyle başlayan huzurlu yaşam, Turgut’tan gelen evlilik teklifiyle hareketlenir. Ancak genç kızın bu teklifi reddetmesi, bireysel özgürlük ile toplumsal beklentiler arasındaki çatışmayı açığa vurur. Mükerrem’in gelişiyle roman hareketlenir. İspritizma aracılığıyla bilinmeyene duyulan merak onları Bursa’ya uzanan gizemli bir yolculuğa çıkarır; fakat Sevim’in burada aniden hastalanması, hikâyeye dramatik bir yön katar. Romanda bir başka klasik eser kahramanları olan Paul ve Virginie’ye yapılan gönderme romantik hayaller ile hayatın kaçınılmaz gerçekleri arasındaki farkı vurgular. İspiritizma ve metafizik sorgulamalar, dönemin değişen düşünce yapısını yansıtır. Büyük usta, bireyin geçmiş ve gelecek, akıl ve inanç, özgürlük ve toplumsal baskılar arasında verdiği mücadeleyi ustalıkla işleyerek Gökyüzü”nü derinlikli bir eser hâline getirir. Eser ayrıca ilk bölümüyle o dönemde dahi muhalif seslerin nasıl güçlü ve cesur olduklarının altını çiziyor. Klasiklerimiz bambaşka #alıntılarım “Nihayet, ihtiyarlık, yani ikinci çocukluk geliyor, vücut kuvvetten düşüyor; damarlar sertleşiyor, fikirleir titriyor, bulanıyor. İşte o zaman gökyüzü bizi tekrar kendine doğru çekmeye, kulağımıza gizli seslerini duyurmaya ve ezeli masalıyla, vehimleriyle, bu mülkleriyle bizi büyük uykuya hazırlamaya başlıyor.” “Kemend-i cangüdazı ejderi kahrolsa celladın… Top olsa atılsa bağrıma arz… “ Namık Kemal kitapfisiltisi sevtap @inkilapkitabevi #reşatnurigüntekin #gökyüzü #türklasikleri #tavsiyekitap
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
#alıntı “Nihayet, ihtiyarlık, yani ikinci çocukluk geliyor, vücut kuvvetten düşüyor; damarlar sertleşiyor, fikirler titriyor, bulanıyor. İşte o zaman gökyüzü bizi tekrar kendine doğru çekmeye, kulağımıza gizli seslerini duyurmaya ve ezelî masalıyla, vehimleriyle, boş ümitleriyle bizi büyük uykuya hazırlamaya başlıyor.” Reşat Nuri Güntekin, Gökyüzü’nde bir devrin muhasebesini yapıyor. Geçmişiyle hesaplaşmaya giren bir aydının “titreyen fikirlerini” masaya yatırıyor. Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet’ in ilk yıllarına uzanan romanda eski ile yeni arasindaki çatışma ustalıkla çiziliyor. Gökyüzü’nde, okura su sorular yöneltiliyor: Fikir insanlarının yaptığı hataları hoş karışlayabilir miyiz? Onları hürmete layık emekliler olarak görebilir miyiz? Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın unutulmaz kalemlerinden Reşat Nuri Güntekin bu sorulara yanıt vermekle kalmıyor, 1930’ların Türkiye’sinden bugüne bir selam gönderiyor… Mustafa Kenal’in cephedeyken bile yanından eksik etmediği #çalıkuşu nun kıymetli yazarı #reşatnurigünteki ni bu eseriyle yâd etmiş olalım. Kitapla kalın Her Ay Okuyanlar Kulübü Gökyüzü
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
10/10
·200 syf.··
2025 39. kitabı
Gökyüzü Reşat Nuri Güntekin Merhaba arkadaşlar Reşat Nuri Güntekin’in #yaşlılığı ve #hastalığı anlatan #roman larından biri olan #gokyuzu nde,1930lu yıllarda yaşayan altmışlı yaşlarda ki bir adamın,yaşamamış olduklarını karekterimizin ağzından okuyoruz. Toplam üç bölümden oluşan eserin ilk bölümünde kahramanımızın gençlik yıllarını okurken ikinci bölümünde ise bekar olan kahramanımızın uzaktan akrabası olan Sevim e evlat gözüyle sahip çıkıyor.Birlikte yaşamaya başlıyorlar.Sevim birgun aniden hastalanancı kahramanımız onu iyileştirmek için çabalıyor ama Sevim bir türlü iyileşemiyor.Akrabalar da Sevim'in ruhsal hastalığı olduğunu ve batıl yollarla iyileştirilmesini söylüyor kahramanımıza. Ateis olan kahramanımız o saatten sonra Sevim iyileşsin diye kim ne söylerse onu yapıyor. Üçüncü bölümde de Ateist olan karakterimiz kendi inançsızlığını sorgulatacak bir cok olaya bulaşıyor. Eseri okurken sonuna kadar savunduğu düşüncelerinden çaresiz kaldığı icin vazgeçen bir adamı okurken bolca hayat dersleri çıkarabiliyoruz arkadaşlar. Hala #reşatnurigüntekin in kalemiyle tanışmayan kitap kurtları varsa ısrarla #gökyüzü nü #okuyun der susarım. @inkilapkitabevi kitapfisiltisi sevtap #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi kitapfisiltisi sevtap
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024793 okunma
7/10
·240 syf.··
2017 104. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2017 18:16
Güzel ismiyle "Gökyüzü", Reşat Nuri Güntekin'in konu itibarıyle değil ama üslûp ve anlatım tarzı sebebiyle "Damga" ve "Miskinler Tekkesi" kitaplarını andırıyor: bu üç eserde de anlatıcı kitap boyunca birbiriyle bağlantılı ya da bağlantısız bir çok olayı sıralarken bir yandan da iç dünyasını ele veren nice gözlemle bize gerçek bir karakter sunmaya çalışır. Üç eserde de baş karakterimiz bir dertten muzdariptir: ya yoksulluk, ya bir sevgi ya da yaşlılık. "Gökyüzü"nde 60lı yaşlarını yaşayan karakterimiz geçmişi hatırlıyor, ardından ihtiyarlık günlerinde yaşadığı olayları anlatıyor. Esas meselemiz ise inançsızlık; çünkü bütün kitap boyunca anlatılan herşey aslında inanmak ya da inanmamak meselesi çevresinde dönüyor: ateist olan karakterimiz kendi inançsızlığını sorgulatacak bir dizi olay yaşıyor ve bu sebeple bilimin yetmediği noktada kendisini inanırken, inanmak zorunda kalırken buluyor. Ancak burada söz konusu olan İslami bir inanç da değil; ruhçuluk konusuyla başlayıp islâma geçiyor, ardından hurafelere dek uzanan bir dizi inançla temas ediyoruz. Kitabın sonundaki çözümleme ve karakterin kendi inanç buhranının sebeplerini çözüşüyle de herşey yerli yerine oturmuş oluyor: çocukken gökyüzü masallarıyla büyüyen insanlar hayat hayat olduktan sonra bu masallardan kopuyor ve hayatın akışına kapılıp gidiyorlar, ne zaman ki ikinci çocukluk denen ihtiyarlık başa geliyor, o zaman gökyüzünden yine masallar yağmaya başlıyor üzerimize, diyor yazar. Reşat Nuri Güntekin'in eserini inanca yönelme ya da inançsız yaşama konusunda ikna edici veya ilginç gelebilecek bir itiraz gibi okumaya kalkarsak hüsrandan başka bir sonuçla karşılaşamayız gibi geliyor bana; ancak Damga, Miskinler Tekkesi adlı eserlerinde olduğu gibi kendine, hayatına ve hayata bakarak konuşan, söyleyen bir karakteri
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 1997793 okunma
8/10
·240 syf.·
2022 6. kitabı
Merhaba :) Reşat Nuri'nin Gökyüzü adlı kitabında kendini tamamen modern olarak yetiştirmiş, tamamen ilim yolunda ilerlemiş baş kahramanımızın hayat tarafından düşüncelerinin feci bir şekilde sarsılması anlatılıyor. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde kahramanımızın gençlik yılları anlatılıyor. Gençlik yıllarında siyaset ile uğraştığı için bu bölüm biraz zor ilerliyor ama devamı böyle değil. İkinci bölüm ise bekar olan kahramanımızın uzaktan bir akrabası olan Sevim'le karşılaşması ve onu sahiplenmesi, birlikte baba kız gibi yaşamaları ile başlıyor. Bir gün Sevim'in aniden hastalanmasıyla kahramanımız için ıstırap dolu günler başlıyor... Doktorlara göre bir hastalığı bulunmayan Sevim maalesef iyileştirilemiyor; çünkü bir şeyi yok. Akrabalarına göre ise Sevim'i batıl yollarla iyileştirmek gerekiyor zira onlara göre Sevim'in hastalığı ruhsal. İşte bu noktada kahramanımız 60 yıldır sıkı sıkı bağlı kaldığı düşüncelerine devam mı edecek, yoksa düşüncelerine arkasını dönüp Sevim'in iyileşmesi için batıl yollara mı başvuracak? Üçüncü bölümde de bu çelişkiler üzerinde durularak konu güzel bir şekilde sonuçlanıyor. Daha önce Reşat Nuri Güntekin okumamakla birlikte bu kitabı oldukça beğendim.Tavsiye ederim.
1000k
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılap ve Aka Kitabevleri · 1982793 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2023 259. kitabı
Romanda 60 yaşında bir adamın mazisinin olmadığını anlaması ve sonuna kadar savunduğu düşüncelerinden çaresiz kaldığı bir anda vazgeçmesi anlatılıyor. GÖKYÜZÜ'nü okurken, bir ömrün upuzun dramını ürpererek izleyecek ve okuduklarınızdan önemli hayat dersleri çıkaracaksınız. Birçok şeyi yaşamadan, birçok düşü gerçekleştirmeden yaşlanan insanların, o hüzünlü dünyasında dolaşıp sarsılacaksınız. Yoğun bir sevgi serüveninin dile getirildiği bu kitabı unutamayacaksınız….
GökyüzüReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 1958793 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."