“Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık, sevilmeyi beklerken beklemeyi sevmişiz.”
1000Kitap
Benim burada ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak bir çok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığımız için kendinize kızgınsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
Sayfa 59
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
üniversitede not için arkadaşların uyguladığı taktik :D
Adamı överken öyle bir bayram havasına girdin ki, Az sonra akraban olduğunu bile söyleyebilirsin.
Sayfa 49 - İş Bankası Yayınları
Edebiyat
" Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte Gece bitti sanarak, kuşlar cıvıldaşırdı "
Alıntı
Çocuğu olmayanlar için, büyücü kadın doğurgan bir ineğin boynuzunu eline alarak Güneş Tanrısı'na dönüp, "Tanrım, nasıl bu inek doğurgansa bu kişi de öyle bereketli olsun. Evi kızlar, oğlanlar, torunlar ve torunların torunlarıyla dolsun!" diyor.
1000Kitap