Puan vermedi·264 syf.··
2026 10. kitabı
Emine Şenlikoğlu "nu Şule Yüksel Şenler akabinde okumak istedim Roman tam anlamıyla klasik bir hidayet öyküsü ve filmine kıyasla çok daha iyi Ancak yazarın bazı görüşlerini çok kısıtlayıcı bulduğumu da belirtmem gerekiyor Örneğin kadınların çalışmalarının hoş görülmemesi ve öykü içinde hep kınanır bir tarzda verilmesi... Veya Rabia 'nın işe gidip gelirken otobüse binmesinin de hoş görülmemesi ve sanki hafif bir davranışmış gibi gösterilmesi gibi... İslam'da çalışan kadın örneği olarak belkide en mühim ve çarpıcı örnek Hz Hatice değil mi oysa ki ? Peygamber Efendimiz Onun ticaret yapmasına karışmış ya da itiraz etmiş midir ? Aksine birlikte çalışmamışlar mıdır? Bir kadının arabası yoksa günümüzde otobüse binmekten başka yolu var mıdır? Evden mi çıkmamalıdır yoksa her yere yaya mı gitmelidir ki bu günümüz koşullarında mümkün değil Hayat özellikle günümüz dünyasının şartlarında hiç kolay değil Kadın için de erkek için de... Çalışmak artık gereklilik Haa İslamî kurallara özen gösterilmeli elbette o ayrı... Bir de romanda Rabia karakterinin annesi ölüyor babası hapse giriyor Kız tek başına kalıyor daha 17 yaşında Böyle bir kızın çalışmaktan başka nasıl bir yolu olabilir ki... Romanda bu anlayışı doğrusu anlamakta anlamlandırmakta zorlandım Rabianın çalıştığı için günaha girdiğini otobüse bindiği için günaha girdiğini düşünemedim Düşünemem de... Çevrem bile bazı konularda bazen katı bulabiliyorlarken , ben bu mevzuuda bu noktadayım Üzgünüm...
Bize Nasıl KıydınızEmine Şenlikoğlu · Mektup Yayınları · 20124,517 okunma
Kendi Enkazını Seyreden Bir Ruhun Anatomisi
Puan vermedi·276 syf.··
2026 109. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:56
​Bazı kitapları okumazsınız; onlar sizi en zayıf anınızda yakalar, karşınıza geçer ve içinizde bir yerlerde birikmiş olan o gizli mutsuzluğu yüzünüze vurur. Giovanni Papini’nin otobiyografik şaheseri Bitik Adam, benim için tam olarak böyle bir deneyimdi. Kitap bittiğinde odadaki sessizliğin büyüdüğünü, içimdeki o eski, yorgun sesin uyandığını hissettim. Bu bir başarı hikayesi değil; aksine, devasa ideallerin, dünyayı değiştirme arzusunun ve en nihayetinde kaçınılmaz bir kabullenişin, yani bitmişliğin hüzünlü bir ilanı. ​Papini, kitabın henüz başlarında bizi o amansız dürüstlüğüyle baş başa bırakıyor: ​Hiçbir zaman çocuk olmadım ben. Çocukluktan anım yok. ​Bu cümle satır arasından çıkıp göğsüme oturdu. Daha yolun en başında, herkesin neşeyle koşturduğu o masumiyet çağını ıskalamış bir ruhun hüznü gizli burada. Dünyayı erkenden anlamaya çalışmanın, erkenden büyümenin o ağır faturası... Papini, gençliğinde dünyayı yerinden oynatmak isteyen, her şeyi bilen ve her şeyi eleştiren o mağrur dâhi adayından, kendi sınırlarına çarparak un ufak olan bir adama dönüşümünü anlatıyor. ​Kitap boyunca yazarın her şeye baskın gelen o korkunç yalnızlığını izliyoruz. O, kalabalıkların içinde bir yabancı, kendi zihninin hücre hapsinde bir mahkûm. Şu sözleri okurken, modern insanın o bin kişilik yalnızlığını düşündüm: ​Beni anlamıyorlardı. Bu, benim için bir gurur vesilesiydi; ama şimdi anlıyorum ki bu yalnızca bir yalnızlıkmış. ​Gençken bizi başkalarından ayıran o anlaşılmazlık hissini bir asalet, bir zırh gibi giyiniriz üstümüze. Oysa yaşlandıkça ve kabuklarımız soyuldukça anlarız ki, o zırh aslında bizi sıcak tutacak her şeyden mahrum bırakan bir hapishanedir. Papini’nin bu geç kalmış farkındalığı, içimde tarifi zor bir keder bıraktı. Çünkü bilirim ki, yalnızlık bir seçim
1000Kitap
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,401 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
Şermin Yaşar
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Şermin yaşar okumak uzun süredir görmediğiniz birini ihtimali dahi yokken sarılmak gibi sıcacık bir his…bütün hikayeler ben gibi ailen gibi bir his. Soylemek istediğimiz ve bilmesinler dediğimiz ne çok şey var oysa …
Duygu ve Düşünce
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Puan vermedi·65 syf.··
2026 21. kitabı
“Tanıdığım biri leylak çalısıdır.” Bir kitaptan bu kadar etkilenilir mi? Etkileniliyormuş. Çocuklar için felsefe denince çoğu kişinin aklına zor sorular, karmaşık düşünceler geliyor. Oysa Matthew Lipman, Tavşan Can’ın dünyasında bize bambaşka bir kapı açıyor. Soruların peşinden gitmenin, düşüncelerle kavga etmek yerine onlarla dost olmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. Bu incecik kitap, sayfa sayısından çok daha büyük bir yere sahip. Çünkü yalnızca çocuklara değil, büyürken bazı sorularını bir kenara bırakmış yetişkinlere de sesleniyor. Tavşan Can’ın içsel yolculuğunu okurken bir noktada kendinizi de düşünürken buluyorsunuz. Bazen bir çocuk kitabı, kalın kalın kişisel gelişim kitaplarının anlatamadığını birkaç cümleyle anlatabiliyor. Ben Tavşan Can’dan çok şey öğrendim. Belki siz de bir yerlerde kendi leylak çalınızı bulursunuz... Matthew Lipman- Tavşan Can Düşünceleriyle Barışıyor @hemdem.okur
Çocuklar İçin Felsefe: Tavşan Can Düşünceleri ile BarışıyorMatthew Lipman · Epsilon Yayınevi · 202410 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 20. kitabı
Sarah Jio’nun Yaşanmamış Hayatlar kitabı bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hayatımızda gerçekleşmeyen olaylara, kaçırdığımız fırsatlara ya da yarım kalan hikâyelere çoğu zaman hep aynı yerden bakıyoruz: “Keşke olsaydı.” Üstelik bu ihtimalleri düşünürken genellikle sadece güzel taraflarını görüyoruz. Bu kitap ise bana şu soruyu sordurdu: Ya olsaydı ve düşündüğüm kadar güzel olmasaydı? Ya gerçekleşmesini istediğim şey beni daha büyük bir hayal kırıklığına sürükleseydi? Ya üzüldüğüm o ihtimal aslında yaşansaydı daha çok üzülmeme sebep olsaydı? Kitap boyunca fark ettiğim şey, yaşanmamış hayatları gözümüzde kusursuzlaştırdığımızdı. Oysa her seçimin, her yolun ve her ihtimalin kendine ait zorlukları var. Belki de bugün üzülerek düşündüğümüz bazı şeylerin gerçekleşmemesi bizim için daha hayırlıydı. Bence kitabın en güçlü yanı da buydu. Okurken sadece karakterin hayatını değil, kendi hayatımdaki “keşke”leri de sorguladım. Sonunda ise şu düşünce kaldı aklımda: Hayat, olmayacak olana üzülmek için çok kısa. Çünkü hiçbir zaman yaşamadığımız bir ihtimalin bize mutluluk mu yoksa daha büyük bir üzüntü mü getireceğini bilemeyiz. Duygusal, akıcı ve düşündürücü bir kitaptı. Özellikle geçmiş seçimlerini sık sık sorgulayan ve “Acaba öyle yapsaydım ne olurdu?” diye düşünen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Yaşanmamış HayatlarSarah Jio · Epsilon Yayınevi · 2025887 okunma