"Her çatışma zorunluluk gereği nevrotik değildir;bir ölçüde çatışma normal ve sağlıklıdır. Benzer bir şekilde acı çekmek her zaman için patolojik bir olgu değildir. acı nevrotik bir semptom olmaktan çok , özellikle varoluşsal engellenmeden kaynaklanıyorsa, insanca bir başarı da olabilir. İnsanın kendi varoluşun anlam bulma arayışının ,hatta buna yönelik kuşkusunun, her durumda bir hastalıktan kaynaklandığını ya da böyle bir hastalığa yol açtığını kesinlikle reddediyorum."
Bir insanla karşılaşmak,bir gizem tarafından ayık tutulmak demektir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Konargöçer topluluklarda ölüm oranı çok fazladır. Ölen öncelikle erkek oluyor tabii. Kavgada, kazalarda, v.s. Kadın ölümleri genellikle doğumda ortaya çıkıyor. Ama bunu çok mübâlağa etmemek lâzım. Tanrı veya tabiat hangisini tercih ederseniz edin öyle bir tedbir almış ki doğum gâyet sağlam bir biçimde gerçekleşmektedir. Yâni çocuk ve kadının ölüm ihtimâli o kadar yüksek değildi fakat zamanla yükselmiştir. Özellikle insanlar veya topluluklar arasında kavganın oranının artmasına rağmen yine kadınların öldürülmesi daha azdır. Çünkü bütün kadim edepler kadının korunması üzerinedir. Kadına tecâvüz, ırza geçme falan daha sonraki dönemlerde, medeniyetlerin teşekkülünden sonra karşılaştığımız bir olaydır. Jean Jacgues Rousseau'nun çok hakkı vardır. Medeniyet insanların fıtratını altüst etmiştir. Bunu çok eski çağların edep kurallarında da görüyoruz. Meselâ Homeros'un destanları “Odeseos” ve “İlas”ta bir savaşcının tavrının ne olması gerektiği çok sıkı kurallara bağlanmıştır. Çok sonra olmakla birlikte benzeri bir olay Peygamberin savaşlarında karşımıza çıkıyor. “Kimler öldürülür, kimler öldürülmez; kimlere dokunulur, kimlere dokunulmaz. Bir çatışma, vuruşma nasıl cereyân etmelidir?” gibi. Bunun dışına çıkamazsınız. Yâni günümüzdeki savaş rezâleti yok o zamanlar. Merhamet olayı vahdet—vahiy dininin ortaya çıkışıyla zuhur etmiştir. Bunu Yunanlardan, Romalılardan, Çinlilerden de biliyoruz. Merhamet diye bir şey yoktu. Bu çok yeni bir durumdur. Dediğim gibi tektanrılı dinlerin getirdiği bir tavır, bir duyarlılıktır merhamet.
1000Kitap
Bir gün anLar mı insan¿
Mutluluk satın alınamadığı gibi peşinden gidilerek ulaşıla­cak bir şey de değildir; çatışma olmadığında mutluluk ger­çekleşir.
Duygu ve Düşünce
İster bir öğretmen, ister bir sosyal hizmetli, bir polis memuru ya da bir ebeveyn olun, bu fikirlerle ilgili anlayışınızı travma geçirmiş çocuklarla olan etkileşimlerinizde kullanabilirsiniz. Bu çocuklar yetişkinlerle sık sık çatışma yaşandığına şahit olduklarında veya bunları bizzat kendileri yaşadıklarında, bu sürekliliklerde hızla ilerleyebilirler. Tepelerine dikilmek, sesini yükseltmek ve onları kötü sonuçlarla tehdit etmek taciz yaşadıkları zamanlardan onlara tanıdık gelen şeyler olabilir ve bu şablonla karşılaştıklarında hızla hayatta kalma moduna geçebilirler. Yere çömelip onların boyuna inmek, kararlı ama yumuşak bir tavırla konuşmak ve çocuklara güvenli bir yerde olduklarını anlatmak çocukların öğrenemeyecek kadar fazla uyarılmasını veya disosiyatif olmasını engelleyebilir. Zamanla daha yoğun deneyimlerle uğraşmak için kendilerini daha iyi hissederler.
Psikoloji
Çünkü kendi yaralarımıza odaklanmak tepkiselliğimizi azaltır, aynı çatışma döngüleri içine girmemizi engeller.
Sayfa 215·Kitabı okuyor
Alıntı