özge

Bazı hastalıklar nasıl insanların kafalarını altüst eder, geç­mişi unutturursa onlara, devletlerin yaşamında da öyle zor­lu dönemler olur ki, devrimler halkın üzerinde bazı bunalım­ların bireyler üzerinde yaptığını yapar: Geçmişe karşı duyu­lan nefret unutulur, iç savaşlarla yanıp yıkılan devlet, kendi külleri arasından yeniden doğar, ölümün pençesinden kurtu­lup yeniden taze güçlere kavuşur.
Sayfa 42
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Temel sözleşme, doğal eşitliği ortadan kaldırmak şöyle dursun, tam tersine doğanın insanlar arasına koyduğu maddesel eşitsizlik yerine manevi ve haklı bir eşitlik getirir. İnsanlar güç ve zeka bakımından olmasalar da sözleşme ve hak hukuk yoluyla eşit olurlar.
Sayfa 21
Özgür toplumlarda bireyler doğal ve daimi haklara sahipken, başkalarının haklarına saygı duyma taahhüdüne bağlı bir şekilde yaşarlar. Diğer zorunluluklar sözleşme zoruyla kabul ettiklerimizdir. Yaşam hakkı, özgürlük ve mülkiyet üzerine inşa edilmiş toplumların aynı zamanda toplumsal barış ve maddi refah yaratması tesadüfi değildir. John Locke, David Hume ve diğer klasik liberal filozofların açıkladığı gibi toplumsal işbirliğini sağlayacak bir haklar sistemine ihtiyaç duymaktayız. Bunun yokluğunda insanlar çok az şey başarabilmektedir. Hume Insan Doğası Üzerine Bir Inceleme'de insanın yüzleşmek zorunda olduğu koşulları (1) bencilliğimiz (2) başkalarına karşı kısıtlı cömertliğimiz ve (3) ihtiyaçlarımızı karşılayacak uygun kaynakların kıtlığı olarak sıralamıştır. Bu koşullar nedeniyle özellikle mülkiyet ve mübadeleye ilişkin-ne yapabileceğimizi belirlemek için başkalarıyla işbirliği yapmamız ve hukuk kurallarına sahip olmamız gerekmektedir.
Sayfa 52
İster sol görüşlü tarihsel materyalist ister sağ görüşlü iktisat olsun, günümüz dünyasını açıklamak için yalnızca ekonomik materyalizme dayanmak hatalıdır. Bunu gerçekleştiren insan itibari ve özgürlüğüne ilişkin fikirlerdir. iktisat tarihçisi Noel Mokyr'ın söylediği gibi, "Bütün önemli ekonomik değişimler çoğu iktisatçının inandigindan daha fazla insanların neye inandığına bağlıdır." Büyük madde değişimi neden değil sonuçtur bu zenginleşmeyi ve günümüz özgürlüklerini sağlayan fikirler ya da retoriktir.
Sayfa 47
fal ve sembollerle düşünme
Beynimizin bilinç­ dışı olarak işleme koyduğu bilgi sayısı saniyede on bir milyon iken bilinçli halimiz bunun yanında maksimum elli ile adeta bir kaplumbağa gibi kalıyor. İnsanoğlu aynı anda zihninde birbiriy­ le alakası olmayan yedi objeyi tutabilirken sembolik objeler işin içine girince daha kompleks durumlarla başa çıkabiliyor. İşte fa­lımızın yaptığı tam da bu; beyni bilinçli halden bilinçdışı hale geçirerek daha karmaşık şeyleri kavramasını sağlamak. Bir nevi zincirlerini kırmak yani.