özlemin yönü özleyenden özlenene doğru; bekleyişin yönü, beklenenden bekleyene doğru... Ama ikisi de aynı yerde; biribirine bitişik...
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı
99. Özlemdeki en büyük ayartı, yetinmeye sapmasındadır: o güzellik olmuştur ya-işte, onunla yetinilebilir: daha fazla uğraşmadan, didinmeden, yaralanmadan... Bu, bir kaçma ayartısıdır, temelde: hem de, yaşamdan kaçma özleyen, özleminin olduğu özlediğinin geçmişte olduğu gibi kalmasını istemekle, aslında, özleminin yaşamı içindeki anlamını bastırmaya yönelmiştir; çünkü, belki, özlemini hep yeniden gerektirecek durumların baskısından yılmış; özlenene ulaştıracak gerçeklerle başetmekten ürkmüş; hatta, belki, özlemin artık gereksiz kalacağı bir ilişki konumundan, korkmuştur - ya da, salt tembellikten, "Oblomov"luğa sapmış, yarım-yamalaklıkla da yetinmeyi kabullenmiş; özleminin yaşamında taşıdığı hep taşıması gereken anlamı gözardı etmiştir. Bu konuma gelmişse, özleyenin özlemi de, zaten, yitmiş demektir. Özlem, kendisiyle-içeriğiyle, nesnesiyle, anlamıyla, yetinemez - hep, kendisinin ötedeki -uzaktaki-içeriğine, nesnesine, anlamına -yani, özlenene- yönelmek zorundadır. Özlem kendinde-olduğu gibi-kalamaz- kendinle yetinemez. Özlem, öteyi ister, hep. Özlem, hep, ötededir - işte : uzak ta
Sayfa 116
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir Yazar Bir Kitap
Oruç Aruoba – Uzak Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak. Rilke, DIE INSEL ** Kara yakındı önce, hem çok yakındı, Elimi uzatsam tutardı ama Yalnızlıktır denizin tek yasası, Bütün ölüler unutulur, Yaşayanlar kalır tek başlarına. Melih Cevdet, TEKNENİN ÖLÜMÜ ** Tavşan besleyen, havuç da yetiştirmelidir. ** Tavşan besleyen, evinde attığı her adıma da dikkat etmelidir------ tavşan, kendisine havuç verenin ayaklarını tanır; zıplaya zıplaya, geliverir... ** Tavşan besleyen, evdeki bitkilerini de emniyete almalıdır — hatta, kağıtlarını ve kitaplarını ve espadrillerini ve halılarının püsküllerini ve yırtık blue-jean'lerinin açıkta kalmış ipliklerini bile------tavşan, kemirebileceği herşeyi kemirir. ** Tavşan besleyen,
Metis
yaşantıların üzerine üzerine geldiği, şimdide : özleyen özlenene yönelirken, şimdi yaşadığı her şeyi, onun için yapmaktadır - artık, yapabileceği her şeyin tek bir kişi için olabileceği - o kişi için olmayan hiç bir şeyin de, artık, olmayacağı...
Sayfa 72
Alıntı
Buhran yıllarının getirdiği sıkıntı
Ne var ki, ekonomik buhranın başlaması ve dernleşmesi ile birlikte bütçe bir makasın içinde kalır. Devlet gelirleri azalmaya başlar ve dış ticaretin daralması gümrük vergilerinin katkısını sınırlı tutar. Dünya buhranı mal fiyatlarını düşürür. Dış ticarette ve her alanda vergi hasılatı yetersiz kalır. 1931'de tablo pek iç açıcı değildir.
Yarım kalanlar napsın
Özlenene kavuşulduğunda özlem azalmıyor, daha da artıyordu.
Sayfa 315·Kitabı okudu