PulseoftheBook

Puan vermedi·128 syf.··
2025 74. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 18:45
Savaş ~ Louis Ferdinand Céline Céline'den Okura: Bu, hakiki savaşın ta kendisi! İçimizdeki savaşın dekonstrüksiyonu Böyle insanlar var dünyada, ne acayip, sırtlarında bohçaları çıkıp geliyorlar bir yerden, pazarda tezgah açar gibi getirip duygularını seriyorlar insanın önüne (Duygularla oynamayın vesselam) Merhaba sevgili kitapseverler, yazarın ölümünden yıllar sonra el yazmalarından gün yüzüne çıkan üçlemenin ikinci kitabı Savaş nihayet Türkçede. Ancak uyarmalıyım : eğer cephedeki çarpışmaları anlatan bir kitap bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü Savaş, muharebeleri değil, savaşın insanın bedeninde ve ruhunda bıraktığı deliliği, kirlenmeyi, çürüme halini anlatıyor. Céline'in romanlarında alıştığımız o öfke, tiksinti ve sefalet, burada doruğa çıkıyor. Bedenin ve ruhun kendi içindeki savaşının romanı. Céline'in alter egosu Ferdinand, savaşta ağır yaralanmış, bir hastanede bilincini kaybetmiş halde uyanır. Vücudu paramparça, zihninde uğultular, etrafında çürüyen bir dünya var. Ama Céline bunu bir kahramanlık hikayesi olarak değil, pislik, kan, ter, cinsellik ve aşağılanma üzerinden anlatır. Neden mi? Çünkü onun edebiyatı hep, "insanın en çirkin haline bakmaktan korkmamak" üzerine kurulu. Amacı güzellik yaratmak değil, gerçeğin en çıplak halini, adeta bir cerrah soğukluğuyla teşhir etmek. Sayfalardaki o rahatsız edici dil, savaşın insan bedeni ve zihninde yarattığı tahribatın bir yansıması, geleneksel edebiyata atılmış bir meydan okuma Kimler Bu Savaşa Hazır? *Edebiyatın sınırlarını zorlayan, avangart ve isyankar seslerin peşinden gidenler. *Céline'in o kendine has, küfürbaz ve sarsıcı üslubunun arkasındaki edebi mirası merak edenler. Ayrıca bu kitapta çok fazla cinsel içerikte olduğunu bir kez daha söylemek isterim. *Tarihin anlatılmayan, karanlık ve insani
SavaşLouis Ferdinand Celine · Can Yayınları · 202569 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·315 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 13:27
·
2025 75. kitabı
William Faulkner
8.4/10 · 300 okunma

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
31 saatte okudu
·
2025 74. kitabı
Louis Ferdinand Celine
7.4/10 · 69 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 54. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 16:55
Yolpalas Cinayeti ~ Halide Edib Adıvar Adaleti, ihsanla -yani anlayışla- tadil etmek her adalet teşekkülünün şiarıdır(ayırıcı özellik) Bu kısacık roman bir konakta işlenen cinayetten çok, bir çağın vicdanında yankılanan bir sarsıntı. Halide Edib, Yolpalas Cinayeti’nde kalemini bir mahkeme kürsüsüne dönüştürmüş. Sorguya aldığı şey insan değil, bir toplum. Köyden İstanbul’a uzanan bir hayat: Kaz Akkız. Bir sabah, çalıştığı apartmanda bir erkeği öldürür. Cinayet açıktır, fail bellidir. Ancak yazarın ilgilendiği soru “kim yaptı” değil, insanı suça yönlendiren toplumsal düzendir. Kaz Akkız, köyden kente uzanan binlerce hayatın sesi. Yoksulluğun ve sessizliğin sınırlarını aşan bir insanın hikâyesi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında modernleşen İstanbul’un parıltılı apartmanları, yoksulluğun, sömürünün ve kadın sessizliğinin izlerini taşır. Yolpalas, iki dünya arasındaki derin farkı yansıtır:üst kattaki gösterişli dairelerle yaşayanlar ve bodrum katlardaki hayatlar arasında kurulmuş bir köprü. Bir apartmandan çok, zamanın içinde yankılanan bir vicdan mekânı. Yazar, bir toplumun çözümlemesini yaparken adaletin, sınıf farkının ve erkek egemenliğinin sınırlarını ustalıkla gösterir. Belki de Yolpalas Cinayeti'nin en dehşetengiz yanı, bugün hâlâ aynı soruları sordurması: · Toplum olarak kimleri görmezden geliyoruz? · Hangi sessiz çığlıkları duymazdan geliyoruz? · Modern apartmanlarımızın duvarlarında hangi yaralar saklı? Yazarın, insanın iç sesine en derinden dokunan metinlerinden bir tanesiydi yine. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Yolpalas CinayetiHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20173,059 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 23:33
Seiobo Orada, Aşağıdaydı ~ Laszlo Krasznahorkai Çünkü bir diyar var, orası ölüm diyarı, müthiş ağırlığıyla her şeyin üstesindeki toprak, onları içine alan toprak, bizi de yutacak, içine kapatmak için,gömmek için, anımızı bile yok etmek için, ebedi olan her şeyin ötesindeki toprak. Merhaba sevgili kitapseverler, bir Buda heykelinin restorasyonunun, bir Noh oyuncusunun provasının ve bir balıkçıl kuşunun sessiz bekleyişinin peşinden; bitmeyen cümlelerin labirentinde dolaşan bir roman okudum. Kitap,insanın güzellik karşısındaki huşusunu, sanatın bir ibadet biçimine dönüşmesini ve zamanın içinde eriyen ustalığı anlatıyor. 17 bölümden oluşan kitap birbirinden ayrı mekânlar ve zamanlarda; Japonya’dan İtalya’ya, Budapeşte’den Kyoto’ya uzanan bir coğrafyada; ustalar, sanatçılar, turistler ve inananlar arasında kurulan görünmez bir bağ kuruyor. 14. yüzyıl Japonya’sında bir Buda heykeli sökülür, temizlenir, yeniden yapılanır. Floransa’daki bir ressam “en kırmızı”yı bulmaya çalışır; rengin peşinde bir ömür tüketir. Bir Noh mask ustası, sabahın sessizliğinde oyduğu yüzde, tanrısal bir sükûnet arar. Bu sahneler birbirinden kopuk görünsede her biri aynı sorunun farklı yansımalarıdır: Güzellik nedir ve insan onu görmeye dayanabilir mi? Okuması epey bir zor, tanrısal bir içgüdüye, zamanın kendini unutturan bir akışa dönüştüğü nadir metinlerdi diyebilirim. Bir heykelin altına saklanan ışığı, bir maskenin kalıcı bakışını aramak gibi. Belki de güzellik, insanın taşıyamadığı en büyük ağırlıktır. Ve Krasznahorkai, bu ağırlığa bakmamız, onunla aynı odada nefes almamız için bize meydan okumuş. Okuması çok gerekli bir kitap değil ama katmanlık açısından insanın kendine, dünyaya ve güzelliğe karşı çaresizliğini anlatan güçlü bir edebi metin. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Seiobo Orada, AşağıdaydıLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 201976 okunma