Gerçekleri; Hayatı pahasına mal olan Her babayiğidin harcı değil
O Amaud De Brescia ki, kendisi Bir din adamı olmakla beraber 12inci yüzyılda ruhban sınıfının İktidarına ve saltanatına karşı Savaş açmış ve din adamlarının Yalanlarını ve halkı aldatmalarını Ortaya vurmuş ve Bu idealist davranışı yüzünden, Başta Papa olmak üzere Diğer din adamlarının Düşmanlığını kazanmış ve 1155 yılında ölüme mahkum Kılınmış, Cezanın infazı sırasında Kendisine, Eğer ölümden kurtulmak istiyor İsen fikrini değiştir, sözlerini geri Al denmiş olmasına rağmen Fikir ve düşünce haysiyetine Sahip bir insanın ! Ölümden kurtulmak için dahi Olsa Gerçekleri ortaya vurmaktan Kaçınmayacağını ve doğruluğuna İnandığı şeyler uğruna Hayatını fedaya hazır Bulunduğunu söylemiştir ....
Alıntı
Barrio, İspanyolca "mahalle" demek. Ancak Caracas'ta "barrio" denince aklınıza gelmesi gereken şehrin herhangi bir mahallesi değil. Barrio Caracas'ta şehirlerin etrafını saran yüksek tepelerde birikmiş, kiremit renkli, binlerce küçük kulübenin oluşturduğu dev gettolara, varoşlara deniyor. Yoğun olarak Katolik olan Caracas'a Papa'nın bir ziyareti sırasında şehrin belediye başkanı, barrioların daha şık görünmesi için evlerin hepsinin beyaza boyanmasını istiyor. Ama barriolar hep birlikte "kendileri gibi, yani kiremit rengi kalmak için" direniyorlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Hizmet ve iyilik denen şey komşuya hizmet ve iyilik değildir.Bir süvari,bir kundakçının yol kesmesine,tarlaları ve evleri talan etmesine yardımcı olduğunda,ona büyük bir hizmet sunmuş olur.Papa taraftarları,bizimkilerin hepsini boğmak,yakmak,öldürmek,hapishanelerde çürütmek yerine pek çoğunun yaşamasına izin vererek,onları kovarak ya da ellerinde ne varsa alarak,onlara büyük bir hizmet sunuyor.Şeytanın kendisi hizmetçilerine büyük,ölçülemeyecek hizmetler sunuyor. Kısacası dünya büyük,isabetli,günlük hizmetlerle ve iyiliklerle doludur.” Martin Luther
Sayfa 194·Kitabı okuyor
Alıntı
Ah ah
Yine, "Niçin serveti, zengin Crassus'un serve­tinden daha büyük olan Papa, biricik Aziz Petrus Bazilikası'nı kendi parasıyla değil de, inançlı fakirierin parasıyla inşa ediyor?"
Alıntı
Dürüstlükle en ufak alışverişi olan kişi, bugün bilmek zorundadır ki, bir tanrıbilimci, bir rahip, bir papa, söylediği her tümceyle, yalnızca yanılıyor değil, yalan söylüyordur.
Elizabeth Dönemi İngilteresine Dair
Elizabeth döneminde kralın laik yönetimin başı ve ülkenin mutlak hâkimi olduğu artık kesinlikle kabul edilmektedir. On altıncı yüzyıl insanı için kral siyasetin başıdır; çünkü kral Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisidir. Bu yüzyılın ikinci çeyreğinde VIII. Henry'nin başlattığı ve kral ile kilise arasında geçen egemenlik kavgası, yüzyılın ortasına gelindiğinde İngiliz kralının lehine sonuçlanmıştır. Papa'nın Hıristiyan dünyasının lideri olduğu görüşü Anglikan din adamları tarafından reddedilmektedir. Aynı inançtan olan tüm ulusların tek bir kişiye bağlanmalarının sakıncaları ortaya çıkmış, din birliği ülküsünün yerini dil birliği ve toprak bütünlüğü ülküsü almaya başlamıştır. Bu ülküye tek bir kişinin önderliğinde ulaşılacağının anlaşılması, soylulara bir daha toparlanamayacakları bir darbe indirmiş ve güçlerinin büyük bir bölümünü krala vermek zorunda kalmışlardır. Görüldüğü gibi, ulus devleti artık ortaya çıkmış, din ülke yönetiminde etkisini yitirmiştir; devlet dış baskılardan arınmış, bağımsız bir kurum olarak ortaya çıkmayı başarmıştır. Bu dönem düşünürlerine göre, Tanrı'nın gücünden üstün bir güç yoktur ve Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi kraldır. Kral dilediği gibi davranmakta özgürdür ve Tanrı'dan başka kimseye hesap vermekle yükümlü değildir. Bu nedenle, kral Tanrı yasalarını çiğneyerek suç işlemişse kulun yapabileceği pek bir şey yoktur.³ Benzer görüşü savunan Crowley'e göre, insanların birbirlerinden öç almaya kalkışması Tanrı'nın varlığını hiçe saymaktır; çünkü suçluyu cezalandırma yetkisi kralındır. Kral iyi ise masumları korumak için iyidir, kötü ise kötüleri cezalandırmak için kötüdür. Tanrı kötü kralı, kullarının eski günahlarını cezalandırmak amacıyla gönderir. Böyle bir görevi olduğundan, halkın yapabileceği tek şey kralın tüm baskılarına boyun