Ne yaparsam yapayım, bu iğrenç düşünce hep burada yanımdan uzaklaşmayan, kurşundan bir hayalet gibi yapayalnız ve kıskanç; benim gibi sefil bir insanın bütün hayallerini , mutluluklarını altüst ediyor , gözlerimi kaçırmak veya başımı çevirmek istediğimde , buz gibi elleriyle beni sarsıyor.
Saklanmış zavallıcık, insanların kendisini unutmalarını bekleyerek, kulaklarını kapatarak ve soluk almaya bile cesaret edemeden , günün ortasındaki bir gece kuşu gibi temmuz güneşinin altında keyfi kaçmış halde , giyotininin altına büzülmüş.