16.06.26
Ben o iğneden yine de vazgeçmedim, paslı da olsa benimdir, dedim. Bir gün yokluğu geçirdim iğnemden, yokluğu işledim. Bir gün kavgayı, bir gün yalnızlığı, bir gün sevdayı, sonra ayrılığı, sonra hasreti işledim. İğnemin metal deliğinden acıyı geçirdim, kederi geçirdim. Katran karası ipleri tuttum ucundan, dudaklarımın arasında ıslattım, gözümü kısıp kör bir delikten uzattım ipi, işinin ehli terziler gibi besmeleler çekip iki ucunu eşitledim. Ama sonunu düğümlemedim. Her nefes alışımda bir iğne battı kumaşın üzerine, her nefes verişimde bir iğne çıktı üzerinden. Acımı ince bir işçilikle, tek tek, nakış nakış, sabırla işledim. Kanayan güller mi bitmedi üzerinde, kurumuş çiçekler mi, solmuş menekşeler, dağılmış laleler, perişan bahçeler mi, hiç bilemedim. Gün gelip bitecek. İpek de olsa, çuval da olsa her kumaş bitiyor sonunda bir gün. Batacak tek bir noktası kalmayana kadar işledim yokluğunu. O gün geldiğinde, iğnemi sıkıca tutup var gücümle çektim. İpin düğümsüz ucu kayıp gitti kumaşın üzerinde. Bütün bu nakışlar, bütün bu işler, bütün bu tuttuklarım söküldü bir anda. Geriye delik deşik bir ipek kumaş kaldı elemimden. Adına yürek dediler, nasıl böyle param parça olduğunu bilmediler Sökülme bir kez başlayınca ardını alamıyorsun, her gün bir yerin açılıyor. Önce gözlerin, sonra ellerin, sonra aklın, sonra için açılıyor. Görmediklerini görmeye, hissetmediklerini hissetmeye başlıyorsun. Sonunda o mertebeye eriştim. Her sabah, bıkmadan usanmadan her sabah penceremden girmeye çalışan güneşin ucundan tuttum nihayet bir sabah. Sensizliğin örekesinden geçirdim, bütün ışığını ellerimle eğirdim. Kırmızıdan sarıya geçen sırma bir ip gibi doladım ışıklarını çile çile. Her gün bir yumak güneş attım evin bir köşesine. Beni terk ettiğin gün, gelip yığıldığım yatağın etrafını küçük güneş
Sayfa 107·Kitabı okudu
Son
Bugünler, Param parça ufuklara doğru taştı ...
Sayfa 269·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dışarıdan bakıldığında Adelaide kusursuz bir bütünlük içindeydi -uzuvları yerli yerindeydi, hiçbir eksiği yoktu- ama içten içe, ruhen dağılmış hâldeydi. Param parça olmuştu ve parçalarını tekrar bir araya getirebileceğini hiç sanmıyordu.
Sayfa 12 - Kairos·Kitabı okuyor
Alıntı
kendi yüzeysel düşüncelerim param parça oluyor ve elimde kalıyor… hepsi bu kadar mı diye soruyorum kendime. bir tedirginlik kaplıyor içimi, kalbime kapkara bir zehir gibi giriyor. ben... …gelecek yıl bu okulda olacak mıyım? tanımlayamadığım o karanlık zehir tüm içimi kaplıyor.
ayanokoji kiyotaka·Kitabı okudu
Yokluğunda [Şiiri]
Bir yelkenli canlandı gözlerimde Azgın denizlerin hırçın dalgalarında Fayda etmedi çabası, mecalsiz çırpınışların Sürükledi bir meçhule amansız kürek çekmeler Ne rüzgar anlatabilir fırtınayı Nede yelkenli sürüklenişini Ne ben anlatabilirim içimdeki sensizliği Nede sen anlayabilirsin anlatamadıklarımı Eskiden gurbetler vardı Hasretler, özlemler, sevdalar çekilirdi Her gidişin ayrılışın ardından Kan ağlardı yürekler, param parça olurdu Her hasret çekilişinde Her güneşin doğuşunda yeşeren umutlar Kahreder gün batımı yanlızlığa batarken Sabahı olmayan gecelerin karanlığında Sensizliği sarardı kollarım kucağımda Uzun sürmez gafletten uyanışım Karşımda duruyor gerçekler. en acımasız haliyle Hayeller hayel ama Gerçekler silinmiyor hayatımdan Ne sen dönebildin gittiğin yerlerden Ne ben kabullenebildim gidişini Ben mi gurbetteyim, gurbet mi içimde Atamadım içimden kahrolası gurbeti Hasretin, ateş oldu, acı oldu, özlemin yaktı içerimi…
Sayfa 47 - Yokluğunda [Şiir]·Kitabı okudu
"Ne çok diri ölün var senin. Param parça yaşamın bastırınca bakışına ne çok akan kanın var senin. Ne çok yiten anın var senin. Delik deşik yaşamın ulaşınca durağına ne çok biten ânin var senin." Ne çok hälin var senin.