Kendimden Özür Dilerim
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:44
"Fazla iyi niyet, insanı kendinden vazgeçmeye sürükler mi?" Bu soru, kitabın kapağında bizi karşıladığı an aslında hikayenin neye evrileceğinin de bir sinyali oluyor. Miraç Çağrı Aktaş'ın Kendimden Özür Dilerim kitabı, kendi hayat koşturmamızda, başkalarını memnun etme çabamızın arasında aslında en çok kimi ihmal ettiğimizi yüzümüze vuran bir ayna niteliğinde. Hayat koşturmacası, çevremizdeki insanların beklentileri ve "fazla iyi niyet" dediğimiz o ince çizgi, çoğu zaman kendimizi arka plana itmemize neden olur. Miraç Çağrı Aktaş, bu kitabında tam da bu noktaya parmak basıyor; başkalarını memnun etmek için kendinden vazgeçen, kendi değerini başkalarının terazisinde tartmaya çalışan herkes için bir hatırlatma sunuyor. Neden Okumalısınız? Kitap, başkalarının beklentileri arasında kaybolduğumuz anlarda, kendi benliğimize geri dönmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Kitabın ismi bile başlı başına bir itiraf. Kaç kez "hayır" dememiz gereken yerde sustuk? Kaç kez hak etmediğimiz davranışlara sırf kırmamak adına müsaade ettik? Bu kitap, bu soruları sorarak okuru kendi iç dünyasına bir yolculuğa çıkarıyor. Kapaktaki yara bandı görselinin de simgelediği gibi, eser, ruhumuzda açtığımız o görünmez yaraları sarmak için naif bir başlangıç noktası sunuyor. Kitabın sayfalarında ilerlerken "Bunu sadece ben yaşamıyorum" dedirtecek pek çok cümleyle karşılaşacaksınız. Yazarın samimi ve doğrudan üslubu, okuru bir yazar-okur ilişkisinden ziyade, dertleşen iki dost moduna sokuyor. Yazarın doğrudan üslubu, okurken sanki bir dostunuzla dertleşiyormuşsunuz hissi yaratıyor ve "Bunu sadece ben yaşamıyorum" dedirtecek pek çok içsel noktaya temas ediyor. Eğer son zamanlarda kendinize haksızlık ettiğinizi düşünüyorsanız veya kendi sesinizi duymakta zorlanıyorsanız, bu kitap size ihtiyaç
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026172 okunma
7/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:41
Melisa Kesmez’in kalemini çok seviyorum Kısa hikayelerden oluşan bu kitabını da çok severek okudum. Kadın hallerini anlatıyor her hikayesinde; olmamışlıkları, karşılıksız aşkları, aldatılmayı, aldatmayı, kaçmayı, kovalamayı, ebeveyn çıkmazlarını… Mutlaka kendinizden bir parça bulacaksınızdır çünkü her hikaye her kadın çok sahici Favorilerimi yazıyorum hemen, okursanız karşılaştırırız Balık Kraker Arif Süslü Annem Halam Sarı Elmalar Kitabı hediye eden canım @pibalica’ya da sonsuz teşekkürler Kitap hediye edenlerimiz bol olsun #melisakesmez #atlarıbağlayıngeceyiburadageçireceğiz #öykü #turkedebiyatı #2026okuduklarimsedus
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.·
2026 10. kitabı
İki Şehrin Hikayesi kitabını okuyacaksanız sizi neler mi bekliyor? Gerilim, aşk, sadakat, biraz tarih -Fransa tarihinden ufak bir parça- Bütün bu konuları ve benim gözden kaçırdığım daha başka konuları oldukça sürükleyici ve insanı içine çeken bir anlatımla kaleme almış Charles Dickens. Bu kitabın İş Bankası Yayını'nda 494 sayfalık versiyonu da mevcut. En kısa zamanda dönüp bu versiyonu da okuyacağım.
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Halk Kitabevi · 202176,5bin okunma
14 Yaşındaki Akıl Hastası Edgelordun Maceraları -SPOILER-
6/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:58
" Dikenlikler Prensi " roman formunda tükettiğim ilk grimdark eser oldu ancak türü çekici kılan ahlaki gri alanları,karakter dilemmallarını, yozlaşmış dünyanın ikilemleri gibi hikayeye derinlik katan konuları bu eserde bulamadım. Yazar grimdark anlatımını okuyucuyu şoke etmek için salt vahşeti kullanarak vermeye çalışmış ancak derinliksiz olduğu için çiğ durmuş. İnsanı arada bırakan saf bir kötü veya saf iyi olmayan kompleks ve katmanlı karakterler yerine (Örneğin Guts ve Griffith); ana karakterimiz domestos mikrobu gibi "Ben kötüyüm! Bakın çocuk halimle masum köylüyü r*pe edip, yağmalayıp, evlerini yakarak öldürdüm hehehehe" diyerek dolaşan, saf kötü, dandik bir edgelord. Ancak en azından yazar bu kötülüğü fena olmayan bir temele oturmuş. 9 yaşındaki Jorg, seyehat ederken pusuya uğruyor. Prensimiz bulunmasın diye yakın bir çalılığın içine atıldıktan sonra annesinin r*pe edilip kardeşiyle birlikte katledilişini saklandığı ve saplandığı zehirli dikenlerin arasından izlemek zorunda kalıyor. Günlerce dikenlerin yoğun zehrine maruz kalıp bir de yanlış tedavi sonucu 9 hafta boyunca ateşli krizlere girip aklını yitirmesi yetmezmiş gibi; sonrasında da bir büyücünün zihin manipülasyonuna uğraması ve en son finale yakın öldürdüğü nekromanser cadının kalbini yemesi... Tamam "Karakter kötü ama sebepleri var." diyorsun da eh. İyileştikten(!) sonra babasının kan parasını alıp intikamdan vazgeçmesini öğrenmesiyle daha da bilenen Jorg, zindandaki haydutları salarak onlarla birlikte hisardan kaçıyor ve hisarda yaşayan tecrübesiz burjuva prensimiz, lanetlenip aklını yitirdi diye anında insan müsveddesi dolu haydut grubuna ve raconlarına uyum sağlıyor. Yıllar sonra haydutların başına geçip geri döndüğünde babası krallığın birinci veliahtını, ilk oğlunu ortadan kaldırmak için
İnceleme
Dikenlikler PrensiMark Lawrence · Pegasus Yayınları · 2015276 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:37
Aslında bu incelemeye nasıl başlayacağımı pek bilmiyorum çünkü Şükrü Erbaş,uzun zamandır severek okuduğum ve kendime en yakın hissettiğim yazarlardan biri.Şiirlerinde,altını çizdiğim cümlelerinde çoğu zaman kendimden bir parça buluyorum. Otların Uğultusu Altında da benim için tam olarak böyle bir kitaptı.Kitabı okurken birçok şiirde durup tekrar başa döndüm,bazı dizeleri birkaç kez okudum. Şiirlerin içindeki yalnızlık duygusu beni en çok etkileyen şeylerden biriydi.Bu nedenle bazı mısralar okunduktan sonra bile etkisini kaybetmiyor. Şiiri zaten çok seven biri olarak,Otların Uğultusu Altında benim için özel bir okuma deneyimi oldu. Yalnızlığın ve özlemin ince ayrıntılarını şiirde görmek isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim..
Şiir
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma
3/10
·280 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Selamlar! Haftanın son gününde cumaya hiç yakışmayacak bir seri kitap devamı ile geldim! Kusursuzca Kusurlu serisi 4 Ve en baştan anlaşalım serinin ilk 3 kitabını okuyanlar için yüksek hayal kırıklığı taşıyor kendisi! Şimdi efenim; hayatı boyunca büyük bir mafya imparatorluğu olan La Cosa Nostra'nın içinde büyüyen Isabella, kendisini çocukken kurtaran Luca’ya takıntılı derece aşıktır. Burada parantez açalım Isabella olayı yaşadığında 6 yaşlarındadır! Neyse; Ailenin dedesi ölmeden önce, ailenin ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla Isabella ile Luca'nın evlenmesini vasiyet eder. Ve tabi Isabella bunu büyük bir memnuniyetle kabul eder. Ama Isabella 19 yaşında; Luca ise kendisini aldatan karısından henüz boşanmakta olup bir de kız çocuğuna sahiptir! Olaylar, olaylar! Luca mecburen Isabella ile evlenir ama ona asla dokunmaz, dokunamaz! Bizim genç kızımız ise karanlık tutkularını ona sergilemekten ve sürekli etkilemeye çalışmaktan dahası sınırları zorlamaktan geri durmaz… Kitap devam ederken Luca’nın geçirdiği kaza ve yaşadığı hafıza kaybı ile ortalık bir anda karışır! Güç savaşlarının dengeleri bozacağı korkusu içinde Isabella tüm kurnazlığı ve zekası ile sahnededir! Gelelim hayal kırıklığı yaşatan kısma: Dark romance seviyorsanız sizi doyurur bir kurgu fakat konu mafya mevzuları olunca biz kitapta biraz heyecan ararız ki bir yerden sonra özellikle her sayfada başka bir yatak sahnesi ile baş başa kalıyoruz.. Dolayısı ile yaş farkı, zoraki evlilik, yalanlar ve sırlarla çevrili romanı çok da bir neticeye bağlamadan bitirdik. Tavsiye eder miyim? Okumasanız da olur.. Ama benim gibi seride eksik parça kalmasın derseniz mecburen okursunuz!
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,513 okunma
Reklam
Reklam