Puan vermedi·352 syf.··
2026 34. kitabı
Hakikatin bir önemi yoktur; parti neyi doğru kabul ederse, gerçek o olur. Teknolojinin insanları manipüle etmek ve bastırmak için nasıl bir silaha dönüşebileceğini gösterir. Eğitimi basitleştirerek insanların düşünme yetisini bile ellerinden almasını konu alır. Bu kitap sayesinde günümüz totaliter rejimlerinin amaç ve hedeflerini daha iyi anlayacaksınız.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Dostluğun ve paylaşmanın değerini hatırlatan bir eser...
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:29
Sardalye Sokağı, Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki Monterey kasabasının Sardalye Sokağı adlı bölgesinde yaşayan sıradan insanların hikâyesini anlatır. Romanın merkezinde, iyi kalpli fakat biraz dağınık ve işsiz güçsüz bir grup insan ile onların dostu olan biyolog Doc bulunur. Mack ve arkadaşları, Doc'un kendileri için yaptığı iyiliklere karşılık ona teşekkür etmek isterler. Bu amaçla Doc için bir kutlama düzenlemeye karar verirler. Ancak iyi niyetle yaptıkları ilk parti büyük bir karmaşaya dönüşür ve Doc'un laboratuvarı zarar görür. Bunun üzerine hatalarını telafi etmek isteyen grup, daha iyi bir kutlama hazırlamak için yeniden çalışır. Roman boyunca John Steinbeck, yoksul ama birbirine bağlı insanların dostluğunu, dayanışmasını ve hayatın küçük mutluluklarını anlatır. Büyük olaylardan çok karakterlerin günlük yaşamları, umutları ve ilişkileri ön plandadır. sıradan insanların sıcak ve samimi dünyasını mizahi bir dille anlatır. Olay örgüsü sade olsa da karakterlerin içtenliği ve insan ilişkilerinin gerçekçiliği eseri etkileyici kılar...
Alıntı
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,156 okunma
Reklam
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Teoride ve Pratikte Politika August Bebel August Bebel, Alman Sosyal Demokrasinin kurucularından birisidir. Marx ve Engles doktorinini parti toplantılarında Alman Sosyal Demokrasi'nin resmi anlayışına yerleşmesi ve politik uygulamaya dönüşmesinde büyük katkıları olmuştur. Bebel, Teori ve Pratikte Politika adlı kitabında; işçilerin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, Efrurt Parti Kongresinde yaptığı konuşma, Alman Sosyal Demokrasinin hedefleri, Kooperatifler, Din ve Hristiyanlık, Devlet, Geleceğin toplumu üzerine teorik ve pratik görüşlerini sosyalist bir bakış açısıyla ele almaktadır.. 'Sosyal Demokrasi' üzerine önemli düşünce ve fikirlerin ele alındığı kitap; okuması akıcı ve insan usunu geliştirici bir niteliktedir...
Araştırma-İnceleme-Siyaset-Politika
Teoride ve Pratikte PolitikaAugust Bebel · Anadolu Yayınları · 19692 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 71. kitabı
Bir insan ömrü boyunca kaç kez yeniden başlamayı göze alabilir? Vartan İhmalyan’ın hayatını okurken aklıma en çok bu soru geldi. Konya’da başlayan bir çocukluk, İstanbul yılları, Fransa, İngiltere, Macaristan, Çin ve Sovyetler Birliği derken sürekli değişen şehirler var. Ama kitap yalnızca bir yolculuk anlatmıyor. Gidilen yerlerden çok, o yolların üzerinde karşılaşılan insanları anlatıyor. En sevdiğim bölümler çocukluk anıları oldu. Kardeşi için sakladığı çikolatalar, okul günleri, öğretmenleri, ilk kez denizi görüşü, mahalledeki insanlar… Sonra yıllar geçiyor; Nazım Hikmet çıkıyor karşımıza, parti çalışmaları başlıyor, gözaltılar, sorgular ve sürgün yılları geliyor. Buna rağmen anlatının içinde hep aynı insan kalıyor. Çocukken etrafını merakla izleyen o çocuk, büyüdüğünde de karşısındaki insanları dikkatle dinlemeye devam ediyor. Kitapta siyasi olaylar elbette önemli bir yer tutuyor. Fakat ben okurken en çok dostlukların, sohbetlerin ve karşılaşmaların üzerinde durdum. Bir tren yolculuğunda tanışılan biri, yıllar sonra yeniden karşılaşılan bir dost, başka bir ülkede kapısını açan bir akraba… Bazen birkaç sayfalık bir anı, uzun siyasi tartışmalardan daha fazla yer kapladı zihnimde. Jak İhmalyan da kitap boyunca sık sık karşıma çıkan isimlerden biri oldu. Resimleriyle, dostlarının anlattıklarıyla ve ağabeyinin ondan söz ettiği bölümlerle onu biraz daha yakından tanıdım. Kitap bittiğinde Vartan İhmalyan kadar kardeşini de tanıyormuşum gibi geldi.
Bir Yaşam ÖyküsüVartan İhmalyan · Cem Yayınevi · 201211 okunma
KEMALİZMİN ÇAĞDAŞLAŞMA VE DEMOKRASİ ANLAYIŞI
Puan vermedi·184 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:00
Kitap, Kemalizmi akıl, bilim, laiklik, halkçılık ve sürekli yenilenme ilkeleri üzerine kurulu bir çağdaşlaşma ideolojisi olarak ele almaktadır. Metinde, Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki toplumsal, ekonomik ve kültürel geri kalmışlık ortamı vurgulanmakta; Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği reformların Türkiye'nin modernleşmesinde oynadığı belirleyici rol açıklanmaktadır. Ayırca Kemalizm, seçkinci bir anlayışa karşı halkı merkeze alan bir ideolojidir. Dil devrimi, Latin alfabesinin kabulü ve eğitim alanındaki düzenlemeler, halk ile aydınlar arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Böylece kültür ve bilgi, yalnızca belirli bir zümrenin tekelinden çıkarılarak toplumun geneline yayılmaya çalışılmıştır. Yine kitap'ta laiklik, Kemalist düşüncenin temel unsuru olarak sunulmaktadır. Yazara göre laiklik, demokrasi, milliyetçilik, halkçılık ve devrimciliğin ön koşuludur. Dinin siyasetten ayrılması sayesinde düşünce özgürlüğünün gelişeceği, ulus bilincinin güçleneceği ve çağın gereklerine uygun reformların gerçekleştirilebileceği savunulmaktadır. Ayrıca Mustafa Kemal'in dine değil, dini siyasal çıkarları için kullanan kesimlere karşı mücadele ettiği ileri sürülmektedir. Kitap'ta, Atatürk, tarihin en kapsamlı kültür devrimlerinden birinin mimarı olarak değerlendirilmekte; hukuk, eğitim, dil, tarih ve kıyafet alanlarında yapılan reformların çağdaş bir ulus yaratma sürecinin parçaları olduğu ifade edilmektedir. Halkevleri ve Köy Enstitüleri gibi kurumlar ise demokratik ve katılımcı yapılarıyla Kemalist anlayışın uygulamadaki örnekleri olarak gösterilmektedir. Kitap'ta ayrıca, tek parti döneminin demokrasiye geçiş için bir hazırlık süreci olduğu savunulmaktadır. Maurice Duverger'in görüşlerine dayanılarak Kemalist yönetimin amacının baskıcı bir düzen kurmak
Atatürkçülüğün Kemalizme İhanetiBora Demirci · Siyah Beyaz Yayınları · 20173 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,755 okunma
Reklam
Reklam