7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Teoride ve Pratikte Politika August Bebel August Bebel, Alman Sosyal Demokrasinin kurucularından birisidir. Marx ve Engles doktorinini parti toplantılarında Alman Sosyal Demokrasi'nin resmi anlayışına yerleşmesi ve politik uygulamaya dönüşmesinde büyük katkıları olmuştur. Bebel, Teori ve Pratikte Politika adlı kitabında; işçilerin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, Efrurt Parti Kongresinde yaptığı konuşma, Alman Sosyal Demokrasinin hedefleri, Kooperatifler, Din ve Hristiyanlık, Devlet, Geleceğin toplumu üzerine teorik ve pratik görüşlerini sosyalist bir bakış açısıyla ele almaktadır.. 'Sosyal Demokrasi' üzerine önemli düşünce ve fikirlerin ele alındığı kitap; okuması akıcı ve insan usunu geliştirici bir niteliktedir...
Araştırma-İnceleme-Siyaset-Politika
Teoride ve Pratikte PolitikaAugust Bebel · Anadolu Yayınları · 19692 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 71. kitabı
Bir insan ömrü boyunca kaç kez yeniden başlamayı göze alabilir? Vartan İhmalyan’ın hayatını okurken aklıma en çok bu soru geldi. Konya’da başlayan bir çocukluk, İstanbul yılları, Fransa, İngiltere, Macaristan, Çin ve Sovyetler Birliği derken sürekli değişen şehirler var. Ama kitap yalnızca bir yolculuk anlatmıyor. Gidilen yerlerden çok, o yolların üzerinde karşılaşılan insanları anlatıyor. En sevdiğim bölümler çocukluk anıları oldu. Kardeşi için sakladığı çikolatalar, okul günleri, öğretmenleri, ilk kez denizi görüşü, mahalledeki insanlar… Sonra yıllar geçiyor; Nazım Hikmet çıkıyor karşımıza, parti çalışmaları başlıyor, gözaltılar, sorgular ve sürgün yılları geliyor. Buna rağmen anlatının içinde hep aynı insan kalıyor. Çocukken etrafını merakla izleyen o çocuk, büyüdüğünde de karşısındaki insanları dikkatle dinlemeye devam ediyor. Kitapta siyasi olaylar elbette önemli bir yer tutuyor. Fakat ben okurken en çok dostlukların, sohbetlerin ve karşılaşmaların üzerinde durdum. Bir tren yolculuğunda tanışılan biri, yıllar sonra yeniden karşılaşılan bir dost, başka bir ülkede kapısını açan bir akraba… Bazen birkaç sayfalık bir anı, uzun siyasi tartışmalardan daha fazla yer kapladı zihnimde. Jak İhmalyan da kitap boyunca sık sık karşıma çıkan isimlerden biri oldu. Resimleriyle, dostlarının anlattıklarıyla ve ağabeyinin ondan söz ettiği bölümlerle onu biraz daha yakından tanıdım. Kitap bittiğinde Vartan İhmalyan kadar kardeşini de tanıyormuşum gibi geldi.
Bir Yaşam ÖyküsüVartan İhmalyan · Cem Yayınevi · 201211 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KEMALİZMİN ÇAĞDAŞLAŞMA VE DEMOKRASİ ANLAYIŞI
Puan vermedi·184 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:00
Kitap, Kemalizmi akıl, bilim, laiklik, halkçılık ve sürekli yenilenme ilkeleri üzerine kurulu bir çağdaşlaşma ideolojisi olarak ele almaktadır. Metinde, Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki toplumsal, ekonomik ve kültürel geri kalmışlık ortamı vurgulanmakta; Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği reformların Türkiye'nin modernleşmesinde oynadığı belirleyici rol açıklanmaktadır. Ayırca Kemalizm, seçkinci bir anlayışa karşı halkı merkeze alan bir ideolojidir. Dil devrimi, Latin alfabesinin kabulü ve eğitim alanındaki düzenlemeler, halk ile aydınlar arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Böylece kültür ve bilgi, yalnızca belirli bir zümrenin tekelinden çıkarılarak toplumun geneline yayılmaya çalışılmıştır. Yine kitap'ta laiklik, Kemalist düşüncenin temel unsuru olarak sunulmaktadır. Yazara göre laiklik, demokrasi, milliyetçilik, halkçılık ve devrimciliğin ön koşuludur. Dinin siyasetten ayrılması sayesinde düşünce özgürlüğünün gelişeceği, ulus bilincinin güçleneceği ve çağın gereklerine uygun reformların gerçekleştirilebileceği savunulmaktadır. Ayrıca Mustafa Kemal'in dine değil, dini siyasal çıkarları için kullanan kesimlere karşı mücadele ettiği ileri sürülmektedir. Kitap'ta, Atatürk, tarihin en kapsamlı kültür devrimlerinden birinin mimarı olarak değerlendirilmekte; hukuk, eğitim, dil, tarih ve kıyafet alanlarında yapılan reformların çağdaş bir ulus yaratma sürecinin parçaları olduğu ifade edilmektedir. Halkevleri ve Köy Enstitüleri gibi kurumlar ise demokratik ve katılımcı yapılarıyla Kemalist anlayışın uygulamadaki örnekleri olarak gösterilmektedir. Kitap'ta ayrıca, tek parti döneminin demokrasiye geçiş için bir hazırlık süreci olduğu savunulmaktadır. Maurice Duverger'in görüşlerine dayanılarak Kemalist yönetimin amacının baskıcı bir düzen kurmak
Atatürkçülüğün Kemalizme İhanetiBora Demirci · Siyah Beyaz Yayınları · 20173 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,752 okunma
Emek, adalet ve insan onurunun kavgası(Mükemmel bir eser)
10/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:00
Bitmeyen Kavga, 1930'ların Büyük Buhran döneminde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletindeki bir meyve vadisinde geçer. Temel olarak, kapitalist toprak sahiplerinin acımasız sömürüsüne karşı örgütlenen ve greve giden mevsimlik meyve işçilerinin mücadelesini konu alır... Hikaye, hayatında bir amaç arayan ve sisteme karşı öfkeli olan Jim Nolan adındaki genç bir adamın "Parti"ye katılmasıyla başlar. Jim, deneyimli bir örgütçü olan Mac McLeod ile tanışır ve onun yanında adeta bir çırak gibi yetişmeye başlar... Vadideki büyük toprak sahipleri elma toplayan mevsimlik işçilerin zaten düşük olan yevmiyelerini daha da düşürme kararı alır. Açlık sınırındaki işçilerin bu çaresizliğini gören Mac ve Jim, işçileri bir araya getirerek büyük bir grev dalgası başlatır... Grev başladığında işler iki taraf için de oldukça kanlı ve acımasız bir hal alır. Toprak sahipleri polisi, yerel çeteleri, basını ve ellerindeki tüm finansal gücü kullanarak işçileri ezmeye çalışır. İşçiler ise açlıkla, barınma sorunlarıyla ve kendi içlerindeki güvensizliklerle boğuşur... Kısacası; Bitmeyen Kavga, emeğin, sömürünün, sınıf çatışmasının ve ne pahasına olursa olsun pes etmeyen insanların evrensel hikayesini dile getirmiştir...
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
Marksist Klasikleri Okuma Klavuzu / Komünist Parti Manifestosu
Puan vermedi·
Kılavuzun bu bölümü bana şunu gösterdi: Komünist Manifesto sadece barikatlarda haykırılan öfkeli bir miting konuşması ya da geçmişin tozlu sayfalarında kalmış bir bildiri değilmiş. Her cümlesinin ardında, insanlığın makûs talihini değiştirme arzusuyla ilmek ilmek işlenmiş devasa bir felsefi emek ve adanmışlık yatıyor. Kitabı düz bir metin gibi okuyup geçmek yerine bu kılavuzun rehberliğinde satır aralarına sızmak; Marx'ın o genç, hırslı ve dünyayı sarsan zihninin ritmini yakalamamı, neyi neden yazdığını daha derinden hissetmemi sağladı. Kılavuz sayesinde sayfaları karıştırırken, metnin o en sarsıcı gerçeğiyle yüzleştim: "Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve insanlar nihayet yaşamın gerçek koşullarıyla ve kendi türdeşleriyle olan ilişkileriyle soğukkanlılıkla yüzleşmek zorunda kalıyorlar." Bugünden geriye bakınca, o eski sayfaların sönmeyen bir ateş gibi hâlâ nasıl sıcak kalabildiğini ve bu sözlerin bugünün dünyasını bile nasıl gölge gibi takip ettiğini şimdi çok daha iyi anlıyorum.
İnceleme
Marksist Klasikleri Okuma KılavuzuKolektif · Yordam Kitap · 201519 okunma