Çay’da toplanılmıştı. Fevzi Çakmak saldırı planını açıklamıştır. İsmet Paşa saldırıya karşıdır. Yakup Şevki Paşa, milletin varını yoğunu zar gibi atmasının tarihçe cinayet sayılacağını söyler. Mustafa Kemal:
-Milletin varı yoğu bundan mı ibarettir Paşam?
-Evet!
-O halde kesin sonucu bununla almak zorundayız.
Kolordu Komutanı Kemalettin Sami Paşa bizim geri teşkilatının düşmanı yirmi kilometreden fazla kovalayamayacağını söyler.
Mustafa Kemal:
-Bizim geri teşkilatımız düşmanı yirmi kilometreden fazla kovalayamaz mı?
-Hayır, Paşam!
-Demek düşmanı yirmi kilometre içinde yok etmek zorundayız.
İkinci Ordu Komutanı Nureddin Paşa ise henüz cepheye yeni geldiğinden bir fikri olmadığı cevabını verir.
Bu arada, belki ikisi arasındaki bir tertip eseri olarak, Fevzi Paşa:
-Mademki ordunun bana güveni yok, ben çekiliyorum, diye istifasını verir. Mustafa Kemal de Genelkurmay Başkanı çekildiğine göre kendisinin de komutanlık görevinde kalamayacağını bildirir. Telaşa düşen İsmet Paşa:
-Efendim, bize fikrimizi sordunuz, söyledik. Yoksa hepimiz emrinizdeyiz, ne yolda isterseniz öyle hareket ederiz, der.
Saldırıya karar verilmişti.
O gün toplanan milletvekillerinin içinde Türkçe bilmeyenler bile vardı. Gelecek için seçim kanunu tartışılırken, "milletvekillerinin Türkçe bilme mecburiyeti” hükmüne Arap mebuslar itiraz etmiş, Ahmet Vefik Paşa da "Aklınız varsa dört yıla kadar öğrenirsiniz" demişti.
Sayfa 16 - 1876-1908 Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası
Reis Ahmet Vefik Paşa valiliklerinden edindiği hoyrat bir üslupla meclisi yönetiyordu. "Söyledik ya, bu böyle olacak" gibi cevaplarla söz kesiyordu, hatta bir Rum milletvekilini "Otur yerine eşek herif" diye haşladı
Sayfa 15 - 1876-1908 Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası
Mazhar Osman Atatürk'le görüşmektedir. Bir ara Atatürk sorar:
- Osman Bey, bu delilik nasıl bir şey?
- Gazi Paşam az da olsa herkeste bir parça vardır, deyince Atatürk:
- Ne demek istiyorsun, bende de mi var?
Hoşsohbet ve sözünü esirgemeyen biri olan Mazhar Osman:
- Ohooo . . . Sizde herkesten bin beteri var. İçeride ve dışarıda dört iklim yedi cihana kaf a tutmak akıllı adamın yapacağı iş mi?
Atatürk dakikalarca güler ...
Kazım Karabekir odaya üstünün karşısına çıkan bir subay tavrıyla girdi. Mustafa Kemal'i hazır ol vaziyeti alarak resmi şekilde selamladı. Sonra size mahiyetimizdeki subay ve erlerin saygılarını iletmeye geldim dedi. Geçmişte olduğu gibi şimdi de saygıdeğer komutanımızsınız. Size makam arabanızı ve Süvari muhafız kıtınızı getirdim. Hepimiz emrindeyiz paşam.