İnsanların yönetim, sömürü ve düzeninden bıkan hayvanlar, bulundukları çiftliğin yönetimini bir başkaldırı ile ele geçirirler. Çiftliğin en akıllı hayvanları olan domuzlar, liderliği üstlenirler. Amaçları tüm hayvanların eşit olduğu fikri ve insanın acımasız düzenine boyun eğmemektir. İnsan olmadan daha iyi yaşam sürdürülebileceğini savunan hayvanların zamanla insanlardan farkı kalmayıp daha acımasız bir düzen oluşturdukları konu edinilir.
Kitapta bariz biçimde komünizme,hatta direkt olarak Stalin'e bir yergi mevcut. Bunun yanında siyasi bir kitap olmakla birlikte çok güzel mesaj veriyor. Kitap 152 sayfa,az ama öz bir kitap kısaca. Okunmaya değer başarılı bir eser kesinlikle.
Basit bir eser olmadığını belirtmek istiyorum. Sorgulamaktan aciz biçimde, "O ne derse haklıdır" mantığı ile hareket edilerek 2-3 yeme aldanan hayvanlar gerçek hayatta bizlerdik. Herkes aklına takılan soru işaretleri üzerinde durmayarak uçuruma doğru ilerledi. Kitabı okurken kurgu yabancı gelmeyecek, yaşananın kağıda dökülmüş halı olduğunu göreceksiniz.
Kitap,isminin hakkını vererek iki şehir arasında olan olayları ve birtakım insanların özel hayatlarını konu alıyor. 18 yıllık mahkûmiyetinin ardından kızı Lucie'ye kavuşan Doktor Manette, kızı ve dostları ile yaşam sürerken o anlarda patlayan Fransız İhtilâli ve zorlu mücadelerini anlatıyor. Okumaya değer demek şöyle dursun, kesin okumanız gereken bir kitap.
Bu sefer bu kadar yüzeysel bir inceleme yapmayacağım. Kitaba değinmek istiyorum. Açlıktan ve sefaletten bıkan ve kin dolan halk; asilzadeler,masum insanlar, kadınlar, çocuklar farketmeksizin herkesi giyotinle idama mahkum eder. İşte olayların bu şekilde işlediği zamanda,Doktor Manette ve kızının mücadelesi konu alınıyor.
Ne yazık ki sonunu öğrenme sebebiyle yarım bıraktım. Fakat güzel bir kitap,bunu söyleyecek kadar okumuştum. Sonunun da hoş bittiğini eklersek okuduğunuza pişman olmazsınız diye tahmin ediyorum.