Çoğu insan açısından, bu konunun çevresindeki akıl karışıklığı ve belirsizlik psikopat sözcüğüyle başlar. Sözcük anlamı, "akıl hastalığı"dır (psyche "akıl" ve pathos "hastalık" demektir) ve bazı sözlüklerde hâlâ sözcüğün bu anlamı verilmektedir. Medyada bu terimin "deli" ya da "çılgın" sözcüklerinin eşdeğeri olarak kullanılması, akıl karışıklığını daha da artırmaktadır: "Polis bir 'psikopat'ın sokaklarda dolaştığını bildiriyor" ya da "Kadını öldüren adam bir 'psikopat' olmalı" gibi..
Sayfa 45 - Serbest Kitaplar·Kitabı okuyor
Psikoloji
Tüm duygular "yıkılmaya, yok olmaya, solmaya, durmaya mahkûmdur."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yapay değil. Duygular yapay olamaz. Eğer onları hissediyorsan, gerçektirler.
Heteroseksüelliğin doğallaştırılamamış olması heteroseksüelliğin kendisi açısından bir pathos kaynağı teşkil ediyor olmakla birlikte -ki heteroseksüellik teorisyenleri buna genellikle onun 'kurucu huzursuzluğu' olarak değinirler-, toplumsal cinsiyet normları açısından (özgünlük ve gerçek olma iddialarının belli türde bir doğallaşmış toplumsal cinsiyet taklidinin sonucu olduğu gösterildiği ölçüde) yıkıcı ve çoğaltıcı bir parodi vesilesine de dönüşebilir.
Sayfa 29
ikna sürecinde konuşmacı kendisini inanılır ve güvenilir
ikna sürecinde konuşmacı kendisini inanılır ve güvenilir kılmak üzere kendisine bir karakter (ethos) atfetmeli, dinleyicinin duygularına (pathos) seslenmeli ve mantıklı bir tartışma (logos) yürütmelidir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Düşünce
Bu kitabın(Anti-Oedipus)yazılış tekniğine gelirsek, iki ki­şi yazmak özel bir sorun çıkarmadı, ama giderek daha fazla farkına vardığımız belli bir işlev gördü. Psikiyatri, hatta psika­naliz kitaplarında oldukça çarpıcı bir şey var, hasta olduğu varsayılan kişinin söyledikleriyle tedavi edenin hasta hakkında söyledikleri arasında bu kitapları kateden bir ikilik var. "Vaka" ile vakanın yorumu ya da analizi arasında. Pathos'a karşı lo­gos: hastanın bir şeyler söylediği, tedavi edenin de bunların semptom ya da anlam düzeyinde ne demek olduğunu söyledi­ği varsayılıyor. Bu, hastanın söylediklerinin ezilip geçilmesine, ikiyüzlü biçimde elenmesine yol açıyor. Biz, asla delice bir kitap yazdığımızı iddia etmedik, ama konuşanın tam olarak kim olduğunun, tedavi eden mi, tedavi edilen mi, şimdiki, geçmiş ya da gelecek bir hasta mı olduğu­ nun artık bilinmediği, bilinmesinin artık mümkün olmadığı bir kitap yazmak istedik.
Sayfa 341