Puan vermedi·116 syf.··
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:00
PAKİZE Bitti 116 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Pakize, sevgi ve güven duygusundan uzak, yoksulluk içinde büyür. Çocukluğunu yaşayamaz; erken yaşta sorumluluk almak zorunda kalır. Ailesel eksiklikler ve çevresindeki insanların ilgisizliği, onun iç dünyasında derin yaralar açar. Hayatına giren kişiler çoğu zaman ona destek olmak yerine hayal kırıklığı yaşatır, bu da onun insanlara karşı mesafeli ve içine kapanık biri olmasına neden olur. Zamanla Pakize, yaşadığı acılarla birlikte olgunlaşır. İçindeki yalnızlık hissi büyürken, aynı zamanda hayata tutunma isteği de devam eder. Tüm zorluklara rağmen tamamen pes etmez; içinde küçük de olsa bir umut taşır. Bu umut, onun en zor anlarda bile ayakta kalmasını sağlar. Roman boyunca Pakize’nin yaşadıkları, sadece bireysel bir hikâye olarak değil, aynı zamanda toplumdaki yoksulluk, sahipsizlik ve duyarsızlık gibi sorunların bir yansıması olarak sunulur. Sonuç olarak Pakize, okuyucuya hem derin bir hüzün hem de direnme gücü aşılayan, insanın en zor koşullarda bile hayata tutunabileceğini anlatan etkileyici bir romandır.
PakizeGürkan Sinan · Doa Yayınları · 20252 okunma
Elif Şafak - Ustam ve Ben
Puan vermedi·480 syf.··
2026 13. kitabı
Masal tadında bir eserdi ve verdiği tarih bilgileri kontrol ettiğimde çoğunun gerçek bilgi veya gerçeğe dayandırılmış güzel bir kurgu olduğunu gördüm bu da benim tarihî kurgu okurken en sevdiğim özelliklerden biridir yalnız yarısından sonra kitaba hacim yapsın diye konudan bağımsız küçük anektotlar eklenmiş ve bence eserin ahengini bozmuştur. Yani naçizane kitap normalde yarı hacminde olsa tam ayar olurdu diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın mizaçları birbirinden farklı Nikola Davut , Dilsiz Yusuf ve Hintli filbaz Cihan isimli dört çırağı vardır. Bunlar birbirlerine haset etmesinler diye çalışmalarını birbirlerine göstermeleri ustaları tarafından yasaklanmıştır. İçlerinden Cihan bir gün dört erkek cesedi bulur. Çırak Cihan, sarayda gece duyduğu sesler üzerine girdiği bir odada öldürülmüş genç erkek cesetleri bulur ve bir duvar halısının arkasına saklanarak faillerden korunur ancak orada mahsur kalır. Bir gece bir ulak gelir ve koca Sinanı saraya çağırdıklarını söyler. Gittiği yerde aynı cesetlerle karşılaşan Sinan, içgüdüsel olarak kaldırdığı duvar halısının altında Cihan'ı bulur. Biraz sonra da Sultan Üçüncü Murat gelir. Babası Sarı Selim haremde ayağı kayarak ölmüştür. Bu cesetler de onun saltanatın bekâsı için öldürdüğü kardeşleridir. Sinan'dan daha önce babası için bir türbe yaptırmasını istemiştir ve şimdi de tüm bu cesetlerin de aynı yere gömüleceği bir türbe emri verir. Kaderin cilvesidir ki kendinin 19 oğlu da yine saltanat bekası uğruna yay kirişiyle boğdurulup aynı türbeye defnedileceklerdir. Cihanın amcası üvey babasıdır. Annesini hamileyken dövüp hastalanıp ölmesine neden olur. Sıra Cihan'dadır ve 12 yaşındaki Cihan canını kurtarıp Çota isimli beyaz bir fille gemiyle İstanbul'a gelir. Aslında filin bakıcısı başka biridir ancak onu İstanbul'a getiren kaptan
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Orhan Ferit Pamuk, aldığı bir çok edebiyat ödülünün yanında 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen ve ödülü aldığı yıla göre (54 yaş), bu ödülü kazanan en genç edebiyatçılardan biri olan Türk roman yazarıdır. Aynı yıl Times dergisi tarafından Dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen yazar, Nobel ödülüne layık görülen ilk Türk'tür. Kitapları pek çok dile çevrilip yüksek baskı sayılarına ulaşsa da yazarın tartışmaya açık tarihi ve siyasi olaylar hakkında fikirlerini beyan etmesi ve yazması kendi ülkesi de dahil olmak üzere kınama cezaları ve davalara sebep olmuştur. Roman 1900'lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğuna bağlı Minger adı verilen yazarın tüm ayrıntıları ile resmettiği hayali bir adada baş gösteren Veba salgınında yaşananları anlatan tarihi bir kurgu. Sultan Abdülhamit ve Osmanlı'nın son dönemlerinde gerçekleşen önemli olayları bu kurgunun içine dahil eden yazar, kullandığı fazla karakterlerin her biri için kendi ana hikayelerini ekleyerek sayfa sayısını artırsa da (537 sayfa) hikayeler bir araya gelerek ana kurgunun ilerlemesine katkı sağlamıştır. Roman Mina Mingerli adlı hayali anlatıcı ile gerçeğe yakın bir kurgu anlayışı oluşturup ana karakter gibi görünse de bana göre asıl karakter Sultan Abdülhamit 'tir. Onun yönetimi, korkuları, endişeleri, tahta geçisi ve yerini korumak için aldığı önlemler hatta polisiye kitap tutkusuna kadar olan ayrıntılar kurguya ince ince işlenmiş. Diğer hikayesi anlatılan karakterler ise adaya salgını incelemek için gönderilen Sağlık Müfettişi kimyager Bonkowski Paşa, Abdülhamit'in hapis hayatı yaşattığı kardeşi V.Murat'ın kızı Pakize Sultan ile evlendirilen genç ve başarılı Doktor Nuri, aşkları ve Minger sevdaları ile adanın tarihine geçen genç ve başarılı milliyetçi Osmanlı subayı Kolağası Kamil ve aşkı adalı
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Romanın Gerçekçi ve Dürüst Karakterleri
Puan vermedi
Saatleri Ayarlama Enstitüsü yalnızca bir kurum hicvi değildir; aynı zamanda “insan tipleri” üzerinden kurulan güçlü bir ahlak ve gerçeklik tartışmasıdır. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, sahte ile sahici, gösteriş ile içtenlik, modernleşme ile yozlaşma arasındaki gerilimi karakterler üzerinden kurmasıdır. Hakiki Olan ile Yapay Olan Arasında: Tanpınar’ın “İyi İnsanları” Ahmet Hamdi Tanpınar, bu romanında karakterlerini yalnızca birey olarak değil, bir zihniyetin taşıyıcısı olarak kurar. Bu yüzden “iyi” ve “kötü” ayrımı ahlaki olmaktan çok, sahicilik ile yapaylık arasındaki fark üzerinden şekillenir. 1. Emine: Hayatın İçinden Gelen Sahicilik Hayri İrdal’ın ilk eşi Emine, romanın en doğal karakterlerinden biridir. Ne olmak istediğini bilen değil, olduğu şeyi yaşayan bir insandır. • Evini çekip çevirir • Çocuklarıyla ilgilenir • Hayatı olduğu gibi kabul eder Buradaki önemli nokta şu: Emine’nin “iyi” oluşu, fedakârlığından çok rol yapmamasından gelir. O, modernleşme hevesine kapılmaz, kendini başkası gibi göstermeye çalışmaz. Bu yönüyle Pakize’nin tam karşısında durur. Pakize’nin sorunu kötü biri olması değil; kendisi olamamasıdır. Sürekli taklit eden, yukarıya özenen, “görünmeye çalışan” bir karakterdir. Pakize sadece “taklit eden” biri değil, aynı zamanda yeni toplumun üretmek istediği insan tipidir. Bu yüzden eleştiri bireysel değil, toplumsaldır. 2. Nuri Efendi: Zanaatın Ahlakı Hayri İrdal’ın ustası Nuri Efendi, romanın belki de en güçlü “iyi karakteridir.” Ama onu iyi yapan şey ahlaki öğütler değil, işine olan yaklaşımıdır. • Saatleri bir eşya gibi değil, canlı gibi görür • Para konusunda pazarlık yapmaz • Bilgisini paylaşır • Eskiyi onarır, korur Nuri Efendi’nin temsil ettiği şey çok önemli:
1000Kitap
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
10/10
·504 syf.··
2026 10. kitabı
Ah Osman ah.. Bir şeyi yapmak istemekle, yapmak arasında ne kadar çok iş, uğraş, çaba, zahmet var. Sen bunların hiç biri ile uğraşmamışsın Osman. Her şey olmak isterken, her şeyin en iyisine sahip olmak isterken hayatını mahvetmişsin. Şunu söylemeliyim ki üçlemenin en iyi kitabıydı. Ve ben bu hikayede en çok Osman’a üzüldüm. Daha kitabın ilk sayfalarında Osman’ın şebnemin video skandalından sonra uzun süre Bodrum, Marmaris gibi tatil beldelerinde ölüm korkusuyla saklandığını, sonra tak edip İstanbula geri döndüğünü ölümden beter bir halde yaşattığını, ucuz barlarda kalitesiz bir kitleye müzik yaparak yaşadığını okudum. Yeşil Peri Gecesin’de eve davet ettiği ve Şebnem’i karısının yanında taciz ettiğini hiç farketmediği Argun beyin caz kulübünde piyano çalıyordu en son. Bir gece kulüpten çıkınca bir hafriyat kamyonu çarpıyor ve korkunç bir şekilde ölüyor. Osman’ın sonu böyle olmamalıydı. Kitap aslında bundan sonra başlıyor. Romancı bir karakter var kitapta. Osman’ın hayatını yazacak. Bir şekilde Osman’ın günlüklerine ulaşmış. İşte kitap bir Osman’ın günlüklerinden bölümler, bir Romancının yaptığı röportajlar şeklinde ilerliyor. Bir zamanlar aklına esince yurt dışına giden, marka ve lüks takıntısı olan, bir eli yağda bir eli balda olan Osman’ın kendini nasıl tükettiğini görüyoruz. Kimseye hayır diyemiyor çok iyi niyetli. Ama mücadelesi yok. Hiç bir şey becerememiş. Ama kendine aşık. Kültürlü, mühendislik fakültesini bitirmiş ama işini hiç yapmamış. Müzikte birikimi var ama fark yaratacak kadar dikkat çekememiş. Hep hayal kurmuş ama gerçekleştirmek için hiç çabalamamış. Ömründe sadece Şebnem’e aşık olmuş onuda koruyamamış. Ölümünden hemen önce birlikte yaşadığı Pakize adlı kadın bile o zor şartlarında Osman’ı sırtında taşımış. Osman pek çok şeyi öğrense de hayatta kalmayı
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
3/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Romana Hesenê Metê a bi navê Labîrenta Cinan cara yekem di sala 1994 de çapbuye û 150 rupelî pêk tê. Roman bi çîroka evîna Mamoste Kevanot û Nêrgisa Koçerê destpêdike. Dema berhem diherike xwîner dibîne ku vê çîrokê tu tişt romanê/ çîroka bingehîn zêde nekiriye, hema heye. Mamoste Kevanot bajariye keçika Koçer re dizewice û tê gundekî dibe mamoste. Lê di romanê de em cudahiya van kesan qet nabînin. Heta dema çîroka bingehîn a cinan destpêdike Nêrgisa Koçer hole radibe, tune dibe. Di çapa Peywendê ( 2019) li ser pişta bergê nivisên hin navdaran hene ku qala romanê dikin. Navdara Tirk Pakîze Barişta dibêje " Realizm û surrealizma di Labîrenta Cinan de ji wan nimûneyên heyî yên ku em pê dizanin gelekî cudatir e. Û xwe dispêre cihên welê ku ji wan çavkaniyên welatên rojava jī dûrtir e, ev surrealizmeke xas e û ya nivîskar bi xwe ye." Lê ev çîrok hemî jî di nava civata Kurdan de hene. Tu şik û guman tuneye haya hemî xwênerên Kurd van gotegotan heye ango ev qinyet di civaka Kurdan de ji xwe heye. Niviskarî ev gotegot berhevkiriye û raxistiye ber xwêneran. Wekî tê zanîn li Kurdistanê wek berê gundên wisa kevneşopî zêde nemane( bo Bakûr dibejim) Ji ber wê zêdetir xwînerên îroyîn nebune şahidê van buyeran lê çawa ku min li jor jî got haya wan ji wan gotegotan heye. Mamoste Kevanot tê gund,gund hemî dînî û cînîne, di serî de agahiyê wî ên sosretbûna gund hene dîsa jî, mamoste qet jê halî nabe şêniyên gund ne asayîne. Tu bê Mamosteyî hemî agahî ji bîr kir û hemî gundiyan vê rewşa xwe veşart, ji ber wê mamoste jê halî nabe. Da ku Gabranê Baço jê re ta bi derzî dike. Ev yek atmosferekî ava nake û xwêner maliq dimine. Bûyerên gotegotên civatê li romanê hatine û têde jî rûniştîne lê hin buyer maliq mane ne li gor hêmana çîrokêne . Ger mêrikî 52 salî keçikeke
Edebîyata Kurdî
Labirenta CinanHesenê Metê · Peywend Yayınları · 201995 okunma