Saatleri Ayarlama Enstitüsü yalnızca bir kurum hicvi değildir; aynı zamanda “insan tipleri” üzerinden kurulan güçlü bir ahlak ve gerçeklik tartışmasıdır. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, sahte ile sahici, gösteriş ile içtenlik, modernleşme ile yozlaşma arasındaki gerilimi karakterler üzerinden kurmasıdır.
Hakiki Olan ile Yapay Olan Arasında: Tanpınar’ın “İyi İnsanları”
Ahmet Hamdi Tanpınar, bu romanında karakterlerini yalnızca birey olarak değil, bir zihniyetin taşıyıcısı olarak kurar. Bu yüzden “iyi” ve “kötü” ayrımı ahlaki olmaktan çok, sahicilik ile yapaylık arasındaki fark üzerinden şekillenir.
1. Emine: Hayatın İçinden Gelen Sahicilik
Hayri İrdal’ın ilk eşi Emine, romanın en doğal karakterlerinden biridir.
Ne olmak istediğini bilen değil, olduğu şeyi yaşayan bir insandır.
• Evini çekip çevirir
• Çocuklarıyla ilgilenir
• Hayatı olduğu gibi kabul eder
Buradaki önemli nokta şu: Emine’nin “iyi” oluşu, fedakârlığından çok rol yapmamasından gelir. O, modernleşme hevesine kapılmaz, kendini başkası gibi göstermeye çalışmaz.
Bu yönüyle Pakize’nin tam karşısında durur. Pakize’nin sorunu kötü biri olması değil; kendisi olamamasıdır. Sürekli taklit eden, yukarıya özenen, “görünmeye çalışan” bir karakterdir.
Pakize sadece “taklit eden” biri değil, aynı zamanda yeni toplumun üretmek istediği insan tipidir. Bu yüzden eleştiri bireysel değil, toplumsaldır.
2. Nuri Efendi: Zanaatın Ahlakı
Hayri İrdal’ın ustası Nuri Efendi, romanın belki de en güçlü “iyi karakteridir.”
Ama onu iyi yapan şey ahlaki öğütler değil, işine olan yaklaşımıdır.
• Saatleri bir eşya gibi değil, canlı gibi görür
• Para konusunda pazarlık yapmaz
• Bilgisini paylaşır
• Eskiyi onarır, korur
Nuri Efendi’nin temsil ettiği şey çok önemli: