2/10
·184 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:49
Koca sultan Abdülaziz HAN öyle bir pehlivandı ki ŞEHADETİNE tek adam çift adam diye gidemeyip altı pehlivan ile zar zor zapt edip dövüp her iki bileğini usturayla kesmişler(ama biz bunları okumuyoruz) bizki onların torunuyuz Amin Maalouf Abdülaziz’e intihar etti safsafatası atmadan önce sen bir yazarsın araştırmadan doğru bilgiye ulaşmadan on binlerceye bunları okutman ne kadar acı… Şayet maolufun müslüman ve Osmanlılar için kötü sözlerine denk gelmedim ama imaları gayette açıcı eğer bir kitapta karakter namaz kılan müslümanla secde ifadesi yapıyorsa Osmanlı’yada atıyorsa her kitabında ufak ufak niyeti belidir masumca bakamayacağım.. herkeste kitabı beğenmiş bilseydim geçmişte yaşananlara iftira atılmasını savunuyorsunuz ayakta alkışlardım!!! Kitapta sayfa sayısını indirmek için çoğu konuyu basitçe üsten anlatığı için hiçbir şekilde atmosferini Yaşayamadım motorla savaşın ortasında geçiyor ama sadece geçiyor detay yok sürekli kitapta atlamalar yaşanıyor” Tek geçirdiği duygu “insanın aşık olunca gökyüzüne bile farklı baktığı oluyor” kısmı Bakü nun zamanla kendini dürüstçe ifade ediyor olmasıdır paylaştığım alıntılar selametle
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Puan vermedi·380 syf.··
2026 9. kitabı
Kitapta üç arkadaşın (İflahsızın Yusuf, Köse Hasan, Pehlivan Ali) çalışmak için köylerini, ailelerini bırakıp Çukurova'ya gidişleri ve orada yaşadıkları olaylar anlatılıyor. Gittikleri yerlerde haksızlık,zulüm ve insan ahlakına yakışmayan durumlarla karşılaşıyorlar. Özellikle gücü elinde bulunduran ağalar ve ırgatbaşları acımasızlığın zirvesini yaşatıyorlar insanlara. Saf duygular ve büyük bir umutla yola çıkan üç arkadaştan yalnızca İflahsızın Yusuf köyüne iyi bir şekilde dönebiliyor. Köse Hasan ve Pehlivan Ali ise çok üzücü olaylar neticesinde can veriyorlar. Kitap, yazıldığı dönemin toplumsal sorunlarını yansıtmada son derece başarılı. Mekan tasvirleri, kavurucu sıcakta insan üstü bir performansla çalışan ırgatların ruhsal ve fiziksel durumlarını betimleyen İfadeler de oldukça gerçekçi. Diyalogların fazlaca olması kitabın okunmasını kolaylaştırıyor. Genel olarak beğendiğim bir roman oldu. Kitabı okurken tarihin bir döneminde bu acıları,zorlukları yaşayan insanların bulunmuş olmasını düşünmek beni duygusal anlamda çok etkiledi. Kitabı okumaya niyeti olanlara tavsiye ediyor, şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·597 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 15:46
Herkese selamlar Yine basladigim ama istediğim verimi alamadığım bir seri ile geldim Niye son zamanlarda icime sinen, iste budur diyebileceğim bir karanlık romantizm okuyamıyorum? * Zorunlu Yakınlık, * Takipçi Kahraman, * Zıt Kutupların Çekimi, * Yas farkı, * Huysuz ve Gun Işığı, * Koruyucu Anti-Kahraman, * Ahlaki Açıdan Gri Erkek karakter, * Bratva Pakhani * Karanlık romantizm #eyesonyou ya baslarken hem bu kliseler hem de #goodreads puanı yeterince yüksek olması beni seriye baslamaya iten en buyuk etkenler oldu Ama gelgelelim o kadar da aman aman bir kitap değildi. Bir kere yazar karakter oluşumu konusunda kararsiz kalmisti. Kitaba baslarken oldukca dikkat cekici isledigi kisiler bir sure sonra o etkileyiciliklerini yitirdi. Kadin karakteri tam sevdigimi hissederken alik ama kendini zeki sandigi kisimlar yüzünden goz devirir oldum. Ustelik ikili arasındaki etkilesim ve duygular bana geçmedi. Kitabin temposu ve ilişki gelişimi bana biraz hizli geldi, bu da karakterlerle tam olarak bağ kurmamı zorlaştırdı. Genel konsepti ve bazı karanlık ve romantik sahneleri beğendim, ancak başroller arasında biraz daha etkilesim olmasını isterdim. Yine de potansiyeli yuksek bir yazardı ve cevirisi bence cok iyiydi. Ikili bakis acisi ile yazilmisti. Ve ayrica seri 6 kitaptan olusacakmis. Yani meali Yenilen pehlivan gurese doymazmis hesabi bir ara ikinci kitabi da okuyacagim Hem ilkinin günahı olmaz derler Nikolai mafya yaşam tarzıni istemiyordur ama babası öldürülunce başından beri hiç istemediği Rus Bratva'sının başına geçer. Ustelik Nikolai cok iyi bir bilgisayar korsanidir ve diger mafya orgutleri hakkinda gizlice bilgi topluyordur. Etrafındaki tehlikelerin farkında olmayan masum bir garson gözüne çarptığında, ilgisini çeker ve onun hakkında her şeyi öğrenmek ister. Lyla yarı
Eyes on YouEvie James · Three Sided Publishing, Inc. · 20256 okunma
Yalıncak
Puan vermedi·256 syf.··
2026 20. kitabı
Türkiye siyaseti ile alakalı kitap okuduğumda en azından kadrajın bir on yıl öncesini göstermesini arzularım. Çünkü ister istemez insan-olmaklığımla alakalı olarak yazılanlara yüzde yüz olarak objektif bakmam mümkün olmuyor, bu gerekli süre geçmezse. En azından biraz zaman aşımı olduğunda kalp ritminden bağımsız olarak düşünebiliyorum neler olduğunu. Lakin bu kitapta istemsiz bir şekilde bu prensibi çiğnemiş oldum. Kitap Süleyman Soylu üzerine yoğunlaşmış ve onun etrafındaki olaylar silsilesini aktarıyor. Kitabın muhtevasındaki bu olaylar 2023 yılına kadar devam ediyor. Burada tek tek nelerden bahsettiği üzerine bir şeyler yazmayacağım; ama bazı genellemeleri maddeler halinde sıralayabilirim sanırım. Bazı yerlerde kesinlikle kitabın muradının da dışına çıkacağım. - Türkiye siyasetine dair okuduğum bu tarz kitapların hemen hemen hepsinde aynı noktaya varıyorum. Devlet organizsayonu bir güç ve para devşirme alanı oluşturmaktadır. Herkes daha fazla parsa toplama çabasındadır, alabildiğine hukuksuz yöntemleri de kullanarak. Kitabın yazarlarından bağımsız olarak ben hedefi bir kişiye ya da partiye değil; yozlaşmış bütün bir sisteme doğrultuyorum. - Siyasi yakınlık insanların aradığı, peşinde olduğu bir şeydir. Falanca biriyle fotoğraf çektirmek; benim için oldukça önemsiz gibi duran bir iş iken kişiler buradan sosyal hayatlarında ticari, hiyerarşik statüler kazanıyorlarmış. Hatta bu siyasi yakınlıklar ya da sadece fotoğraflardaki yakınlıklar bile diyebiliriz; insanlarda bir güç zehirlenmesine yol açıyor ve her şeyi yapabiliriz algısını oluşturuyor. Şimdilerde telefon rehberimde bir abi var; sürekli eski siyasilerle fotoğrafını paylaşıyor. Bakalım sonu ne olacak... -Bu kitabın yazarları sürekli çeşitli yapılardaki "klik"lerden bahsediyorlar; hatta youtube ya da
SSBarış Terkoğlu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023590 okunma
9/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 08:31
İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali köylerinden çıkarak Çukurova'da çalışmaya giden saf ve temiz üç köydeştir. Birbirlerine yarenlik edeceklerine dair söz de verirler. Trenden inip Adana'ya geldiklerinde çırçır fabrikasının yolunu tutarlar, fabrika önündeki amelelerle beraber işe alınmak için beklerlerken Yusuf, fabrika sahibinin otomobili önüne kendini atarak meramlarını fabrika sahibine anlatır ve üçlü, bu fabrikada çalışmaya başlar. Köse Hasan'ın hastalıkla boğuşup işe gidemediği zamanlarda ırgatbaşının haftalıklarını kesmesinden ötürü fabrika sahibinin odacı-sekreterine şikayette bulunan ikili, sekreterle ırgatbaşı düzenbazlıklarıyla kovulurlar. Köse Hasanla yollarını ayırıp inşaata çalışmaya giden iki köylüden Pehlivan Ali kireç söndürme ocağında çalışırken İflahsızın Yusuf, Kılıç Usta'nın yanında duvar ustalığını öğrenmeye başlamıştır. Sayfalar arasında ilerledikçe Pehlivan Ali beraber çalıştığı Ömer Zorlu'nun Fatmasıyla kaçıp bir çiftlikte çapa işinde çalışırken Irgatbaşı'nın Fatma'ya göz koymasıyla Pehlivan Ali patoz makinesinde vazifelendirilir. Kitabın sonlarına doğru İflahsızın Yusuf'un hikayesiyle devam ederiz okumaya. Romanda dönemin gerçeklikleri çok başarılı bir anlatımla, yerel ağız çok iyi kullanılarak ustaca yazılmış. Dönemdeki kara düzeni görüyoruz ve işçilerin her türlü sömürülmesini; ırgatbaşı, katip bazen taşeronun, adı ne olursa olsun mutlaka bir sömürü düzeninde baş gedikli olanları Orhan Kemal'in akıcı anlatımından okuyoruz. Karakterlerin cahilliği, saflığı çokluk güldürse de kitabın sonuna doğru içimizi burkan gelişmeleri ipucu vermemek adına yazmadım. Romanın sinemaya aktarılması kitabın başarısının sonucu olsa gerek ancak kitaptansa sinema filmi daha çok biliniyor ülkemizde. Suat Derviş'in Fosforlu Cevriyesi'nden sonra yüksek
Edebiyat
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
Kara Ahmet Destanı – Gücün değil, insanlığın hikâyesi
7/10
·403 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:11
Kara Ahmet Destanı’nı bitirdim… ve kitap boyunca sadece bir pehlivanın değil, bir dönemin ruhunu okuyor gibi hissettim. Bu hikâyede güç var, mücadele var ama en çok da insanın kendiyle savaşı var. Çünkü bazen en zor yenilgi, rakibe değil hayata karşı veriliyor. Kitap boyunca dikkatimi çeken şey, eski zamanların o sert ama onurlu havası oldu. İnsanlar yoksul, hayat ağır ama yine de bir duruş var. Şimdiki zamandan farklı bir gurur hissediliyor. Kara Ahmet karakteri sadece fiziksel gücüyle anlatılmıyor. Tam tersine, onun içindeki kırılganlık ve yalnızlık daha çok etkiliyor insanı. Çünkü güçlü görünen insanların da taşıdığı görünmeyen yükler oluyor. En çok şu duygu kaldı içimde: İnsan bazen ne kadar yükselirse yükselsin, kaderinin ağırlığından tamamen kaçamıyor. Kitabın dili yer yer destansı ama altında ciddi bir hüzün var. O yüzden okurken sadece heyecan değil, derin bir yorgunluk da hissediliyor. Bittiğinde aklımda şu kaldı: Gerçek güç, sadece kazanmakta değil; insan kalabilmekte saklı. Kara Ahmet Destanı benim için sadece bir pehlivan hikâyesi değil; emeğin, gururun ve insanın içindeki sessiz mücadelenin anlatımı oldu.
Alıntı
Kara Ahmet DestanıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2011778 okunma