Dansını seyrettim,kolları kanat gibi kıvrılıyordu,genç ,güçlü,bacakları kendi hareketlerine aşıktı.Ölümlüler şöhreti böyle ele geçiriyor,diye düşündüm. Çok çalışarak ve kendilerini adayarak,yeteneklerine bahçeye bakarmış gibi bakıp güneşin altında ışıldamasını sağlayarak.Ama tanrılar irinden ve nektardan,kusursuzlukları parmak uçlarından fışkırarak doğuyordu.Onlar da neleri mahvedebileceklerini ispatlayarak elde ediyordu şöhretlerini.
Bu kitabı son zamanlarda gezdiğim kitap sitelerinde gözüme çok çarpması sebebiyle merak ettim ve kütüphaneme ekledim.Yer yer sıkıldığım anlar oldu ama bu kitabın bir roman değil birinin neredeyse intihar mektubu olduğunu hatırladım. Yozo karakterini çok iyi anladığım anlar oldu ,küçüklüğümden beri benim de insanlarla konuşurken ne diyeceğimi bilemediğim herkesten kaçıp başka yönlere savrulmak istediğim anlar oldu eminim ki bir çok kişinin de olmuştur.İşte burada bir savruluşun,kaçışın ve isyanın hikayesini görüyoruz.
Kitapta Yozo karakterinden yazarın kendi hayatının benzerini görüyoruz. Bu yüzden mutlaka bence bu kitabı okumaya karar veren kişiler yazarın hayatına bir göz atmalı.
Bu hayatla biraz da olsa kavgası olan kişilerin kendinden bir şeyler bulacağına eminim.Şans verilmesi gereken bir kitap .