“-Jülide, biliyor musun, tam düşerken karşıma sen çıktın .
-düşerken mi?
-evet.
- karşına çıkınca ne oldu peki?
-bir sürü şey oldu işte. benim için büyük şans.
Gözlerinin içi gülmeye başlamıştı ve bu çok nadir gördüğüm bir şeydi. neşesini bozmak istemedim.buna rağmen içimden geçen neyse söylemek zorunda hissettim kendimi.bir başkasının dünyasında olmadık hayallere, temelsiz beklentilere sebebiyet vermek istemem.
-belki de sana öyle öyle geliyor İshak. Belki de benimle karşılaşman bir şans değil, tam tersine düşüşünü hızlandıracak bir şeydir.acı bir tesadüf belki.
Yüzüme bakışından söylediklerimi pek ciddiye almadığını anladım.ne kadar ciddi olduğumu er ya da geç öğrenecekti.zarar görmemesi için her şeyi yapmaya hazırdım.bu kez başarabilmeyi umuyordum.”