Derginin Eylül 2017 tarihli ilk sayısı. Tanıtım tadındaki giriş yazısıyla, edebiyat mizah dergisi olmasıyla, Rick and Morty ve Tupac Shakur posterleriyle ve temalarıyla dikkatimi çekmişti. Salt merakımdan almıştım ancak bugün, 5 yıl sonra okudum.
Benim için mizah edebiyatın güçlü bir fakültesidir. Bu fakültede filizlenen ve yeşeren her düşünce bir fikir, yer yer absürtlük taşır. Düşüncelerin sıralanarak kelimeler vasıtasıyla aktarılması, bireyin içsel ve toplumsal çatışması, uyuşmazlığın sunumu, yaşamda itici güç olma gibi konularda ortaklıkları var. Keza zaten mizahın sahip olduğu tüm niteliklere ister istemez edebiyat da sahiptir. Bu sebeplerden olsa gerek ‘Edebiyat Mizah Dergisi’ yazısını görünce beklentiye kapılmıştım ancak derginin içerisinde tek tük kırıntılar hariç hiç mizah yok desem abartmış olmam sanırım.
Mizah yok ama edebiyat var. Edebiyat var (çoğu deneme türünde) ama edebiyat kadar müzik de var. Tupac Shakur var. Tupac özellikle lise yıllarımda epey dinlediğim, beğendiğim, belki bir noktaya kadar örnek aldığım bir müzisyendi. Sonrasında ne beğendim ne de kendime örnek aldım. Yine de yaptığı işe saygı duyarım. Kendine kadar salt eğlence için yapılan bir müzik türünü politik bir araç haline getirmek saygı duyulası bir iş. Ayrıca şair tarafı da var denir, şiirler yazmıştır, ancak ne yalan söyleyeyim onu ilk dinlediğimden beri çeviri vasıtasıyla okuduğum şarkı sözlerinden ve şiirlerinden pek hazzetmedim. Yine de rap müzik, misyonu ve vizyonu olan rap müzik onunla başladı. Onun açtığı gedikten günümüze kadar epey ışık geçti geçmesine ama kötü örnekleriyle de çok karşılaştık. Yine de müziğini iyi icra eden rap sanatçısı da az değil.
Üstüngel Arı’nın ‘Ben Sana Meczubum Bilemezsin’ öyküsünü beğendim. Son zamanlarda okuduklarım arasında en beğendiğim öykü oldu.