"Kişinin aklı bol olursa, zamandaki kıtlıktan ona bir ziyan olmaz. Kıtlığa rağmen, o aklının bolluğu sayesinde hoş yaşayabilir." Bugün birçok insanın aslında pratik düşünmediği, plan program yapamadığı ve aslında çok da ihtiyacı olmayacak şeylere kendini meşgul ederek zamanı yitirdiği doğru değil mi?
Sayfa 14·Kitabı okudu
ERMENİLER DEĞİL, TÜRKLER SOYKIRIMA UĞRADI
Ünlü tarihçi Prof. Mc Charty'nin dediği gibi. "herhangi bir savaşta sadece tek tarafın ölülerini sayarsanız, bu bir soykırım gibi görünecektir. Meselâ Amerikan iç savaşında sadece kuzeyin verdiği kayıpları incelerseniz, güneyi, sadece güneydekilerin başına gelenlere bakarsanız da kuzeyi soykırım yapmakla suçlayabilirsiniz." Doğru. Fakat birkaç namuslu bilim ve devlet adamı hariç Ermeni meselesiyle ilgili kitap yayınlayan Avrupalılar da, Amerikalılar da Türkler'in kayıplarından bahsetmemişlerdir. Türkiye 1. Dünya Savaşı'nda yüz binlerce evlâdını cephelerde kaybetmiştir. 2 milyondan fazla Türk de hastalık, yoksulluk, ve Ermeni ve Rum çetelerinin saldırıları sebebiyle ölmüştür. Türk-Ermeni münasebetleri konusunda dünya çapında bir uzman olan Prof. McCarthy. 1. Dünya Savaşı yıllarında öldürülen müslümanların, öldürülen Ermenilerden fazla olduğu kanaatındadır. Ermeni felâketinin 1. Dünya Savaşı ve milli mücadeleden sonra ortaya çıktığına dikkati çeken McCarthy, "İstatistikler, çoğunluğu Türk olan 2,5 milyon müslümanın öldüğünü ifade ediyor" demektedir. Sadece Doğuanadolu'da öldürülen Türk sayısı 1 milyondur! Osmanlı Hükümeti'nin Amerika, İngiltere, Fransa ve İtalya temsilciliklerine verdiği 12 Şubat 1919 tarihli notada, "Çar ordularınım Şark vilayetlerini işgal ettikten sonra Ermeni çetelerinin 1 milyonu aşkın müslümanı öldürdükleri" belirtilmekte, ayrıca "1 milyon insanın da tehcirden önce öldürüldüğü" ifade edilmektedir. 1920'de Doğuanadolu'nun 6 vilayetinde inceleme yapan 69 Amerikalı uzmanın tespitleri de Osmanlı notasında zikredilen rakamları teyit etmektedir. Bu 69 uzmanın bulgularına dayanarak Amerikan Kongresi'ne bir rapor sunan bâzı üyeler, 1912-1922 yılları arasındaki 10 yıl içinde "Ermeni vatanı olduğu ileri sürülen 6 Doğuanadolu vilayetinde 1 milyon müslümanın
Sayfa 256 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
EŞKİYA VAN'A HÜKÜMDAR OLUNCA
Çanakkale Savaşları'nın en yoğun olduğu günlerde güneyde İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yapan Ermeniler, doğu cephesinde de gönüllü olarak Rusların emri altına girdiler. Rusya'nın Van Konsolosu Temren'in, Rus Sefiri'ne yolladığı rapordan anlıyoruz ki, Rusların Van'ı işgal plânı 1908'de başlamıştı. Temren, yeraltı su tesisatında yakalanan 12 Ermeni komitacı arasında Rus tebalıların da bulunduklarını bildiriyor ve ne yapması gerektiğini soruyordu. O'na ne cevap verildi bilmiyoruz. Fakat bir süre sonra nerede ipten kazıktan kurtulmuş öğretmen, papaz, milletvekili, müfettiş türünden câni ruhlu Ermeni maceraperesti varsa, Rusların yönetip yönlendirdiği dünya âlemce bilinen Taşnak Komitası'nın Van Şubesi'ne doluştu! Elebaşıları iki kişiydi: İşhan ve Aram. Her iki sergerde de Kafkas Erinenisıydi. Bunlardan Aram Manukyan, bir Kafkas kasabası olan Şusta'da doğmuş, ilk ve orta tahsilini yaptığı Ermeni okulundan eşkıya olarak mezun olup, dağlara çıkmıştı. Batum'da Alev Basyan tarafından şehit edilen Van Valisi Ali Rıza Paşa'nın katli olayına azmettirici olarak karıştığı için yakalanıp, idama mahkûm edilmiş, tam asılacağı sırada Meşrutiyet imdadına yetişmişti. Alla paçayı kurtarmış bir müddet yine öğretmenlik yapmış, fakat sonra gene dağa çıkmıştı. İşhan adındaki öteki sergerde Rusya'da işlediği suçlardan dolayı idama mahkum olmuş, o da Türkiye'ye kaçarak canını kurtarmıştı. Meşrutiyet'ten sonra Van'ın kaderi bu iki serseri ile bu serserilerden pek de farkları olmayan bizim iki Van Mebusu'nun eline geçti: Lüzumsuz isimlerinden sıkça bahsettiğimiz. Vremyan ve Papazyan! Van İsyanı'nı Ruslar adına örgütleyen bu adamlar, Akdamar Adası'ndaki Ruhban Okulu'nu kapattılar, okula sarf edilmek için gönderilen paraya elkoydular. Örgüt militanlarını Ermeni köylerine öğretmen ve papaz tayin
Sayfa 207 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Elinizde tuttuğunuz kitap, oturduğunuz koltuk, kullandığınız bilgisayar ve içinde bulunduğunuz bina bir zamanlar mevcut değildi. Bunlar yokken, birisi, bir insan bunların önce hayalini kurdu. Daha sonra o veya başkaları plan, program yaptılar ve sonuçta artık bu kitap, o koltuk, o bilgisayar ve o bina var oldu. Sadece hayalden müteşekkil, soyut fikirleri gerçek nesnelere dönüştürebilen tek varlık olan insan, bu süper gücüyle inşa ettiği bir medeniyetin içinde yaşıyor.
Sayfa 92·Kitabı okudu
insanın temkinli ve dikkatli davranması boş ve önemsiz bir şey: Siz istediğiniz kadar plan program yapın, dü­şünün taşının ve önlemler alın, olayları tayin eden her zaman kaderdir.
Alıntı
Plan Ve Program
İnsan endişe etmezse küçük hesaplara kapılmaz. Birçok işi bir anda yapmaya çalışmazsa, her an ne yapacağını unutmaz.Bütün kötülükler dalgınlıktan çıkıyor. İnsan nerede olduğunu, ne yapmakta olduğunu her an bilmeli
Sayfa 400·Kitabı okudu