10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016480 okunma
Devlet /İnceleme/
Puan vermedi·372 syf.·
2026 53. kitabı
Platon, iki bin küsur yıl öncesinden bugüne uzanan o felsefi parmağını tam da insani zaaflarımızın, adalet arayışımızın ve güç arzumuzun kalbine bastırarak, aslında hepimizin içindeki o "bizi kim, nasıl yönetmeli ve ben kimim?" sorusunun felsefi temelini atıyor. Kitap, sokaklarda ezberleri bozmak için insanlarla tartışan Sokrates’in o meşhur diyaloglarıyla ilerlerken, sadece kağıt üstünde bir rejim tasarımı yapmıyor; insan ruhunun o karmaşık dehlizlerini toplumsal bir haritaya dönüştürüyor. Fikirlerin o sarsıcı ritmini ve meşhur metaforların alt metinlerini açık ederek metnin o sindire sindire keşfedilmesi gereken felsefi hazzını zedelemek istemem; ancak şunu söylemeliyim ki, Platon’un gücü ve iktidarı sadece bilgeliğe, yani felsefeye emanet etme arzusu, bugün bile dünyayı yönetenlerin hırslarını gördükçe içimizi sızlatan zamansız bir meydan okumadır. Kitap boyunca doğrunun ve adaletin peşinden koşarken, aslında dışarıda hayalini kurduğumuz o kusursuz düzenin, önce kendi iç dünyamızdaki o vahşi arzuları, aklı ve cesareti terbiye etmekten geçtiğini anlıyoruz. Platon o kadar insan psikolojisinin dip sularında gezinerek yazmış ki, anlatımdaki o kışkırtıcı soru-cevap ritmi sizi de o antik Atina sokaklarındaki tartışmanın bir parçası haline getiriyor, kendi doğrunuzu yeniden inşa etmeye zorluyor. Son sayfayı devirip kapağı kapattığınızda, sadece tozlu bir felsefe tarihini rafa kaldırmış olmuyorsunuz; modern dünyanın, demokrasinin çıkmazlarının, kitleleri parmağında oynatan liderlerin ve en önemlisi kendi zihninizin içindeki o gölgelerle dolu yanılsamaların çıplak gerçekliğiyle baş başa kalıyorsunuz.
1000Kitap
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dostoyevski Politikasının Sorunları
Puan vermedi
Dostoyevski Politikasının Sorunları isimli yapıtı kaleme alan Funda Çoban, disiplinlerarası bir kesişme noktasında okuru buluşturuyor. Yazarın "gizemli bir tutkuyla bağlı olduğunu" ifade ettiği büyük romancının bahçesinde gezinmemiş okur yok gibidir. İçinde edebiyat sosyolojisi, siyaset bilimi, felsefe, edebiyat eleştirisi yer alan kısaca oldukça derin ve nitelikli, bir o kadar anlamlı bir deneyim yaşatıyor okura incelemesiyle Funda Çoban... Yazarın anlatımı ile "Platon'un sempozyumundan Aristotelesçi politika ve Bahtinyen karnavaleske; kapitalizm, modernite, ilerleme sarmalından isyan ve ütopyaya; cinsellik söyleminden keşişler, soytarılar ve budalalara Dostoyevskiyan bir yolculuğa davet. Raskolnikov, Nastasya Filippovna, Ivan Karamazov, Yeraltı Adamı, Gruşenka, Prens Mişkin, Stavrogin ve daha nice karakterin oluşturduğu dünyalar içinden modern sorunları okumaya bir çağrı..." Çoban yapıtta, başlangıçta Dostoyevski'nin kaotik kozmosuyla okuru tanıştırıyor. Zamanı ve mekânı yaşıyorsunuz... siyaset felsefesi ve sosyoloji birlikteliğiyle modernite, kapitalizm, bürokrasi, devlet, yabancılaşma gibi olgular açısından bir başka bölümde yazara eğiliyor. Son kısımda etik-politik düzlemde bir inceleme yapıyor... Şöyle bir değerlendirmede bulunmak yersiz olmayacaktır. Funda Çoban bu incelemede aslında kendi macerası ya da bireysel biyografisinden hareketle ilk tanıştığı andan itibaren bitiremediği ve bitiremeyeceği bir Dostoyevski portresi çiziyor. Böyle bir öznelliğin kendisi de farkında, öte yandan incelemesinde nesnellikten de ödün vermiyor... Çoban'ın kitabının, "tarihin hiç bir döneminde birilerinin ya da bir coğrafyanın yazarı" (s. 362) olmayan bir Dostoyevski üzerine yazılmış en olanaklı ve saygın bir inceleme olduğunu belirtmek isterim...
Dostoyevski Politikasının SorunlarıFunda Çoban · Nika Yayınevi · 20213 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 16. kitabı
Bundan uzun yıllar önce, tam olarak 2406 yıl önce yazılmış bir kitap düşünün. Kitap o kadar ince bir titizlikle yazılmış ki bunca asırdır insanlar birçok dalda kitabı temel noktada referans alıyor. Felsefe, siyaset, bilim, edebiyat gibi birçok önemli konuyu içinde barındırıyor. Platon düşüncelerini hocası Sokrates ağzından bize sunuyor. Kitap on bölüm halinde ve her bölüm diğer bölümleri felsefik olarak daha da derinleştirip pekiştiriyor. Kitabın güzel yanlarına değinilebilecek çok fazla yer var fakat genel olarak incelemelere bakınca okuyucuların zaten bunlara fazlasıyla değindiğini fark ettim, aynı şeylere tekrar tekrar değinmek kimseye bir katkı sunmaz ve bence anlamsız da olur. Bu yüzden de kendimce kitapta eleştirdiğim bazı noktalara değineceğim. Platon'a göre acıyı dile getiren yazarlar, şairler insanlara kötü etkiler bırakıyor ve kötü davranışlarının bunda etkisi olur. Bu yüzden bu konuda edebiyata bir kısıtlama getirilmesini söyler. Şöyle ki, edebiyat gibi geniş bir alana sansür getirildiğinde edebiyatın nasıl gelişmesini bekleyebilirsiniz? Şu ana kadar yazılmış en iyi yazılar, şiirler acıyla harmanlananlar değil midir? Siyasi olarak da bu şekildedir, acıyı ortadan kaldırırsak o zaman yazılan sahte ama gerçek sanılan tarihleri de ortadan kaldırmış oluruz. Çocukları elden geldiği kadar koruyarak savaşa götürmenin yollarını aramak doğrudur, değil mi? (say.173) Daha çocukken onlara kanatlar vermeli ki, gereğinde uçup kaçabilsinler.(say.174) Efendiler, savaş meydanında büyüyen bir çocuğun içinde iyiliğin, güzelliğin olmasını nasıl bekleyebilirsiniz? Aksine çocuk içinde nefret, kin gütmez mi? Böylece insanlar hiç tanımadığı kişileri düşman olarak görür. Bu basit gözükse de oldukça tehlikeli bir düşünce. "Yunanlılarla yabancılar dövüşürse, buna savaş diyeceğiz;
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 03:42
Eserin Konusu : Hikâyede bir grup denizci okyanusta yolculuk yaparken Bensalem adlı gizemli bir adaya ulaşır. Bu ada çok gelişmiş ve düzenli bir toplumdur. Adanın en önemli kurumu Salomon’un Evi adlı bilim merkezidir. Bu kurumda bilim insanları: Doğayı araştırır,yeni keşifler yapar, insan hayatını iyileştirecek bilgiler üretir Eser aslında bilimin rehberliğinde kurulmuş ideal bir toplum modelini anlatır. Dünyanın uçsuz bucaksız denizlerinde, kaybolmuş ada Bensalem'in keşfedilmesiyle başlayan olayların anlatıldığı Yeni Atlantis'in ilk sayfaları, bir yıl Peru'da konakladıktan sonra Çin ve Japonya'ya doğru yola çıkan Avrupalı denizcilerin açık denizlerde doğaya karşı verdikleri mücadeleye ayrılmıştır. Büyük felaketlerin ardından bir ütopyayı hayata geçiren insanların arasında yaşamaya başlarlar. Yeni Atlantis, Bacon'ın toplumların bilimle gelişeceğine olan inancının aynasıdır. Eski ütopyaların içeriğindeki sosyal yasama, dinsel reformlar ve bilginin dağılımına kendi ütopyasında bilimin iktidarını katmıştır. Bacon, ideal devletin doğayı insanoğlunun yararına nasıl kullanabileceğini somut olarak göstermeye çalışmıştır. Eserin Teması ve Amacı: ___________________________ “Yeni Atlantis”, Bacon’ın bilimsel yönteme olan inancını edebi bir çerçeveye yerleştirir. Ana temalar: - Bilginin gücü - Bilimsel araştırmanın toplumsal faydası - Ahlak ile bilimin birleşmesi - İdeal toplum düzeni Bacon, bilimin yalnızca bireysel merak için değil, insanlığın refahı için kullanılması gerektiğini savunur. Edebi ve Felsefi İnceleme : _____________________________ -Francis Bacon’a göre bilginin amacı sadece teorik düşünce değildir. Bu düşünce modern bilimin temel ilkelerinden biridir. Yeni Atlantis bir ütopya eseridir. Ütopya: İdeal ve kusursuz bir toplumun anlatıldığı eser türüdür. Bu
Ütopya Edebiyatı
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Alfa Yayıncılık · 20183,396 okunma
Hayatın Aynasında Sanat( Poetika)
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 01:12
Poetika Üzerine Öncelikle bu eseri daha önce okumamış olduğum için hayıflandığımı söylemeliyim. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, her satırıyla okuru aydınlatan son derece etkileyici bir yapıt. Şimdiye kadar okuduğum pek çok eserin, burada anlatılanlar ışığında daha anlamlı hâle geldiğini fark ettim. Hatta yalnızca edebî eserleri değil, yaşadığımız hayatı bile daha iyi kavramamı sağladığını söylersem abartmış olmam. Aristoteles’in Poetika’da söylediği gibi sanat aslında bir taklittir. Hayatın kendisi de kimi zaman bir drama, kimi zaman bir komedi, bazen bir tragedya, bazen de bir destan gibi yaşanmaz mı? Bu açıdan sanat, hayatın bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu noktada Aristoteles, hocası Platon’dan ayrılır. Platon, şiiri ve ozanı küçümser; onları ideal devlet anlayışından uzak tutar. Ona göre zaten ideaların bir kopyası olan dünyanın sanat yoluyla yeniden taklit edilmesi anlamlı değildir. Aristoteles ise farklı düşünür. Ona göre sanat yine bir taklittir; fakat bu taklit, insan eylemlerinin, olayların ve yaşamın taklididir. İnsanlar bu yolla haz duyar ve aynı zamanda ruhsal bir arınma yaşar. Aristoteles bu eserinde sanatın taklit yoluyla nasıl daha güçlü ve etkileyici hâle getirilebileceğini gösterir. Destan, tragedya, komedi ve şiir gibi türlerin nasıl kurulması gerektiğini anlatırken bunu katı kurallar şeklinde değil, insan deneyimini anlamaya yardımcı olacak bir bakış açısıyla sunar. Bu nedenle eser yalnızca okuduğumuz metinleri değil, hayatın kendisini de daha anlamlı kılan bir rehber niteliği taşır. Nitekim Umberto Eco’nun Gülün Adı romanında okunması yasaklanan kitabın Poetika olması da dikkat çekicidir. Bu eserin neden bu kadar etkili ve aydınlatıcı olduğunu kitabı okuduğumda çok daha iyi anladım. Kitabın çevirmeni Samih Rifat da önsözünde eserin
İnceleme
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma