Bunlarla birlikte, sanatçıların bir kısmının da rüyalarla sıkı bir bağı vardı. Edgar Allan Poe en güzel öykülerini rüyalarından ilham alarak yazmış, Paul McCartney
'Yesterday' parçasını çalmadan evvel rüyasında dinlemiş, Marquez romanlarının bir bölümünü rüyalarında kurgulamış, Tarkovsky rüyalarından film yapmıştı.
Türkçe öğretmenin için, "Kültürlü biriydi ama okumak onu değiştirmemişti,'' diyorsun. Okumak da yetmiyor bazen, değil mi?
Hayat bilgisi işte bu, turşu nasıl kurulur değil. Hayat dediğimiz şey gündelik işleyişin dışında merhamet, şefkat, vicdan, insanlık, onur, ahlak, ayakta durmak, başını eğmemek gibi değerlerden oluşuyor. Ama ne yazık ki günün değerleri bunlar değil artık. Merhamet hırslarımızla elde etmek istediklerimize ket vuran bir zayıflık olarak görülüyor. Yerine göre ruhsal pansuman da olabiliyor , Filistinli çocuklara SMS'yle beş lira göndererek kendimizi iyi hissettiğimiz, change.org veya benzeri oluşumlara imza atarak tatmin yaşadığımız bir şey. Vicdan, Edgar Allan Poe'nun "Gammaz Yürek" öyküsündeki gibi, yüreğin susturulması gereken gevezeliği haline geldi. Paranın karşısında onur gereksiz bir ayak bağı, atılması gereken bir safra. Yaşım ilerledikçe bu değerleri hayattan değil, edebiyattan öğrendiğimi fark ettim. Dünya kötü bir yer çünkü, insan denen varlığın özü kötülük, toplumsallığın yarattığı değerler , toplumsallık mecburiyeti bu kötülüğü frenliyor. İyi insan olmak hem zordur, hem de belirsiz bir ödülü vardır; öbür dünyaya inanıyorsan eline cennet vaadinden başka bir şey geçmez. Ama kötülük kolaydır, hemen sonuç verir, ödülünü dünyada kazandırır. Merhametten maraz doğduğu doğrudur ama insanın sınavı da marazdır, maraza rağmen merhametli olabiliyorsan insansın. Onun için edebiyata, sanata, bize insan olduğumuzu hatırlatacak şeylere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Her ne kadar vicdansız Türkçeci edebiyattan bunları öğrenmemiş olsa da, insana bu değerleri hissettirecek olan yine edebiyat. Verecek olan demiyorum, edebiyata ilişkin bu tür didaktik vurgulardan hiç hazzetmem. İnsani olanı hissettirecek olan edebiyattır. Hissederiz, sonrası bize